Medya

UGM Kurumsal Iletişim Direktörümüz Sami ALTINKAYA'nın "Türkiye, limanlarından daha fazla gelir elde edebilir" Başlıklı Yazısı, 27.01.2020 Tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayınlandı.

Tarih : 27-01-2020

Türkiye, limanlarından daha fazla gelir elde edebilir

Ticaret savaşları uluslararası ticareti kızıştırıyor. Kaliteli ve katma değeri yüksek ürün ve hizmet satmak tek başına yeterli olmuyor. Bunu dünya pazarlarına hızlı, güvenli ve daha düşük maliyetle ulaştırmanız gerekiyor. Lojistik maliyetlerini düşüren, limanlarından daha hızlı ticaret yapan, dış ticaretinde evrak kirliğine son veren ve gümrüklerini daha verimli kullanan ülkeler dış ticarette büyüyor.
Düşük kârlarla ayakta kalmaya çalışan şirketlerin çıkış yolu; giderlerini iyi yönetme-sinden geçiyor. Kilogram fiyatı yüksek üretim yapmanın yanında, şirketler tasarruf tedbirleri alıyor. Geliri artırırken, giderleri azaltmak da şirket gelirlerini artırmak gibi düşünülebilir.


Türkiye’nin 2020 ihracat hedefi 190 milyar dolar. Bu noktada limanların daha verimli işletilmesiyle gelirlerimiz artırılabilir. 2018 yılında, Türk limanlarındaki elleçleme yani gümrük gözetimi al-tındaki eşyaların yüklenmesi, indirme ve bindirilmesi işlemlerinin tonajlarına baktığımızda, toplamda 460 milyon tona ulaştığımızı görüyoruz. Bunun 110 milyon tonu ihracat, 218 milyon tonu da ithalat işlemleri sırasında gerçekleşiyor. Türkiye’nin kendi limanları arasında yaptığı iç ticaret-teki taşıma kapasitesi ise 60 milyon ton.


Asıl dikkatinizi çekmek istediğim konu geriye kalan 71 milyon tonluk transit ticaretteki yapılan işlemler. Bu toplam elleçleme tonajlarının sadece yüzde 16’sıdır. Türkiye bu oranı artırabilir. Çünkü dış ticaretimiz içinde ihracatımızın yüzde 62.4’ü ve ithalatımızın da yüzde 60’ı deniz yoluyla yapılmaktadır.


Lojistik alt yapımızın iyi planlanması, demiryolu bağlantı hatlarının limanlara entegrasyonunun hızlandırılması, ordino gibi yasaklanmış olmasına rağmen istenmeye devam eden gereksiz evrakların sonlandırılması dış ticaretteki hızımızı artıracaktır.
Dünyada liman şehirlerinde TIR’ların limanlara giriş ve çıkışları şehir trafiğinden bağımsızdır. Şehirler limanların çevresinde büyür. Biz de ise li-mana ulaşım şehir trafiğiyle birlikte yapıldığından, büyük bir trafik sorunu yaşanıyor. Demiryolu bağlantı hatlarıyla, limanların geri sahasında oluşturulacak Dryportlar ve ayrı ulaşım akslarıyla bu sorun da aşılabilir.


Hollanda’nın Rotterdam şehri limanı işte böyle bir liman şehridir. Hollanda dış ticaretinin sadece transit ticaretten sağladığı döviz girişi 160 milyar doları buluyor. Eminim ki Türkiye’nin limanları da doğru işletilirse ihracat hedefimize ulaşmak zor olmayacaktır. Kurulacak lojistik merkezleri bütün bunlar için yapılacak en büyük adımdır.


Çinli’ler Kuşak Yol Projesi kapsamındaki limanları satın alıyor


Çin hükümeti, Batı ile arasındaki mesafeyi kısaltmak adına “Kuşak Yol Projesi”ni hayata geçiriyor. 12 günde Çin’den yüklenen bir konteyner artık Avrupa’ya ulaşabilecek. Türkiye’nin de içinde bulunduğu proje kapsamında Çin Devleti
Yunanistan’ın Pire Limanı’nı ve İsrail’in Hayfa Limanı’nı satın aldı. Çinli’ler Türkiye’nin üçüncü büyük limanı Kumport Limanı’nı da satın aldı. Demiryolu ve denizyolu bağlantı noktalarıyla gerçekleşecek bu yol projesi ile “Uzakdoğu” artık uzak olmaktan çıkacak. Fiyat rekabeti ile dünya pazarlarında güçlenen Çin ekonomisi navlun giderlerini de düşürüp bu rekabette daha da güçlü olmayı hedefliyor. Mersin Serbest Bölge kurucu ve işletici firma MESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı, Türkiye’nin bu projeye hızla dahil olması gerektiğini söylüyor. Çin’den Türkiye’ye gelen tren yolu ray sistemi ile Türkiye’den Avrupa’ya gidecek olan ray genişliğinin aynı olmadığına dikkat çeken Ali Avcı, bunun bekleme sürelerini artıracağını vurguluyor. Ali Avcı, “Çin’den trenle gelen yüklerin, Kars’ta kurulacak bir aktarma merkezi yatırımı ile bizim trenlere yüklenmesi, bekleme süresini kısaltacak. Konteynerler Çin treninden bizimkine aktarılacak. Oradan İzmit körfezine gelen yükler, gemilerle Tekirdağ’daki limana gelip oradan da Edirne’ye ve Avrupa’ya yine trenle gönderilecek” diyor. Halen Ali Avcı’nın da sahibi olduğu Ceyport Limanı’nın da olduğu Tekirdağ’daki liman ile Edirne arasında demiryolu bağlantı sistemi bulunuyor. Türkiye’nin kuşak yol projesinden en büyük faydayı, Avrupa’ya giden konteynerlerin Çin’e geri dönüşlerinde Türk ürünleriyle doldurulabileceğine dikkat çeken Ali Avcı, Doğu’ya yapılacak ihracatın da böylece artacağını söylüyor. Türkiye’nin transit ticareti artırırsa revize edilen 226 milyar dolarlık ihracat hedefinin daha önce yakalanabileceğini belirten Ali Avcı, Rusya’dan Afrika’ya deniz ticaret yolları üzerinde olan Türkiye’nin aktarma merkezi olup, limanlarından transit ticaret yoluyla daha büyük gelir elde edilebileceğini de sözlerine ekledi.