Medya

UGM Kurumsal İletişim Direktörümüz Sayın Sami Altınkaya'nın "Durmak Yok Yola Devam. Ama Nasıl? " Başlıklı Yazısı, 30.03.2020 Tarihinde Dünya Gazetesi'nde Yayınlandı.

Tarih : 30-03-2020

Durmak Yok Yola Devam. Ama Nasıl?

Korkunç bir film izliyoruz. Senaryosunu kimin yazdığı belli olmayan bir film. Bugüne kadar izlediğiniz bütün korku ve gerilim filmlerini unutturacak türden. Üstelik gerçek hayattan esinlenerek yazılmamış. Şu anda canlı canlı içinde oyuncuyuz. Hayatın tam da kendisi yaşadıklarımız. Başrol oyuncuları bile tehlike altında. Akıl alır gibi değil.
Koronavirüs tüm dünyayı esir aldı. Dünyanın yaşadığı bu biyolojik savaşın galipleri; temiz, bağışıklık sistemi güçlü, akıllı ve zeki, bilime inanan ve ona uygun yaşayan, güçlü, dengeli beslenen, uyarılara harfiyen dikkat eden, arasına mesafe koymayı başaran insanlar. Bu grup içinden de hastalananlar olabilir ama tedaviye daha kolay yanıt verirler. Ya da hastalığı atlatmaları uzun sürmez.
Öyle görünüyor ki korona herkese bir kere uğrayacak. Ama bu durumun kaybedenleri; cahiller olacak. Bana bir şey olmaz deyip uyarılara aldırış etmeyenler, maalesef diğer insanlara da bu virüsü hızla bulaştırıyor.
Atatürk boşuna söylememiş “Emperyalizmi yendik, ekonomik savaşı da kazanacağız. Ama asıl savaş cehaletle yapılacak olan” diye. Başımıza ne geldiyse cehaletten gelmedi mi?
Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (SAV) “İlim Çin’de de olsa gidip alınız” demiş. Ama biz göz göre göre virüse davetiye çıkarıyoruz.
Cehalet virüsüne karşı temizlik şart
Bu savaşı bilimin kazanacağı kesindir. Ama çok sayıda insan cehaletin yüzünden hayatını kaybedecek. Temizliğin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Ama biz bunu da hep beden temizliği olarak algıladık. Temiz olmak sadece vücut temizliği değildir. Temiz bir ruha sahip olmak, temiz düşünmek, temiz konuşmak ve bakmak, temiz beslenmek de önemlidir. Bu savaş ancak temizlikle kazanılabilir.
Korona gibi virüsler kadar tehlikeli olan cehalet virüsüne karşı da temizlik bizi korur.
Temiz bir dünya temiz insanlardan oluşur. O zaman ekonomik gelişme insanları mutlu eder. Para o zaman amaç olmaktan çıkar ve mutluluğun araçlarından sadece biri olur.

Dünya’da hayat sürecek. Ama bilimle dost olanlar yoluna devam edebilecek.

Girişimcilik hayat kurtarır

Girişimcilik uzun, zorlu ve sabır isteyen bir yoldur. Karşınıza bin türlü engel çıkar. Sen ne bilirsin, eski köye yeni adet getirme, bu iş başarılı olmaz, benim de bir sürü güzel fikrim var ama yapacak adam yok gibi sayısız karşı fikir size saldırır.
Bugünün dünyasında ekmek aslanın ağzında ya da midesinde değil. Sorunun ve problemin olduğu yerdedir. Dijitalleşen dünya da teknoloji üreten ve kullananlar, sorunları çözenler kazanıyor. İnsan hayatını kolaylaştıranlar başarılı
oluyor. Düne kadar atık ve çöp dünyanın bir numaralı sorunuyken, bugün korona virüsü insanlığın en büyük sorunu oldu. Bunun gibi virüslere karşı insan bağışıklık sistemini güçlü kılacak ilaçları bulanlar, başarılı ve zengin olacak.
Girişimciler sadece yazılım yapıp sistem kuranlar değil, insan sağlığı için ilaç ve tedavi yöntemleri bulanlardan da oluşur. Kimsenin düşünmediğini düşünüp bunu hızla hayata geçirenlerdir girişimciler.
Yapılmayanı yapan, üretilmeyeni üretenlerdir. 12 yıl önce tanıdığım ve Türkiye’ye girişimciliği ve teknolojiyi anlatan bankacılık sektörünün duayen ismi Turgut Boz ve KOBİ’lere ve genç nesle girişimciliği öğreten Mehmet Sanlı sayesinde bu kavramla tanıştım. Şehir şehir dolaşıp inovasyonu ve girişimciliği Anadolu sanayicisine anlatan bu ekip, Türkiye’nin girişimcilik yapı taşlarını döşedi. KOBİ bankacığına adını yazdıran Turgut Boz kriz zamanlarında üretenlerin yanında olup onlara yol gösteren isim oldu. Kobileri yeni pazarlarla tanıştıran Boz, aynı zamanda Anadolu sanayicisinin teknolojiyi kullanarak nasıl ihracaat yapılacağını da üreticilere anlattı.Şimdi ekibin danışılan adamı Mehmet Sanlı önemli bir kitaba imza attı. “Girişimcilik Hayattır” kitabında girişimci doğulur mu, olunur mu gibi pek çok soruya yanıt bulabilirsiniz. Tecrübeler toprak olmamalı derken, Mehmet Sanlı’nın bu eseri aynı zamanda ekonomideki daralmaya karşı çıkış yolunu arayanlara da önemli ipuçları içeriyor. Tasarımın ve girişimcilik ekosisteminin gelişmesi için yapılması gerekenleri, tecrübeyle ispatlanmış fikirler eşliğinde okuyabilirsiniz.

YYS Belgesi olan firmalar kazanacak


Krizler çözümleri de beraberinde getirir. 11 Eylül’de ABD’de yaşanan terör olayları sonrasında, malların daha güvenle piyasalarda dolaşabilmesi için önce Amerika Birleşik Devletleri’nde, sonra da Avrupa’da “Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası (YYS)” uygulaması getirildi. Yine bir kriz ortamındayız. Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen korona virüs her sektöre darbe vurduğu gibi dış ticareti de olumsuz etkiledi. Bu durumda yetkilendirilmiş yükümlü gümrük yükümlülüklerini yerine getiren, kayıt sistemi düzenli ve izlenebilir olan, mali yeterlilik, emniyet ve güvenlik standartlarına sahip bulunan, kendi oto kontrolünü yapabilen güvenilir firmalara bu belge veriliyor. YYS belgesine sahip olan firmalar da gümrük işlemlerinde kolaylık ve imtiyazlara sahip oluyor. Uluslararası bir statü belgesi olan YYS sahibi firmaların bir araya gelerek kurduğu YYS derneği yöneticileri, dış ticaretin kolaylaşması için önerilerini Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na giderek önerilerde bulundu.


Gümrük müşavirleri de destek bekliyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ekonomik pakette lojistik sektörünün önemli bir paçası olan gümrük müşavirlik hizmeti veren şirketler de destek bekliyor. Liman işletmecilerinden acentelere, depoculardan taşımacılara kadar destek verilirken, sektörde önemli istihdam yaratan gümrük müşavirleri de haklı olarak aynı destekten faydalanmak istiyor. Müşavirlik hizmeti veren şirketler zor duruma girerse, dış ticaret de bundan olumsuz etkilenecek.