Medya

UGM Kurumsal İletişim Direktörümüz Sami ALTINKAYA'nın "Birileri Bizi Dinliyor" Başlıklı Yazısı, 10.02.2020 Tarihinde Dünya Gazetesi'nde Yayınlandı.

Tarih : 11-02-2020

Birileri Bizi Dinliyor

Türkiye’de ihracat işlemleri pahalı

İhracatımızı yerinde incelemek için limanlara gittiğimizde gördüğüm manzara beni hayrete düşürdü. Türkiye ne yazık ki tahmil ve tahliye ücreti, dökümantasyon ücreti, geçici kabul ücreti, yük bildirim ücreti, adına ordino dedikleri ve hala anlamadığım yük teslimat formu ve güvenlik ücreti gibi adlar altında yapılan “bukalemun ödemeler” ilave ve gereksiz maliyetler yüzünden ihracatını daha pahalı yapan bir ülke oldu. Türkiye’de toplam 20 limanda 2018 yılı itibariyle 7 milyon 132 bin 805 adet konteynerin elleçlendiği yani yer değiştirdiği dikkate alınırsa, her bir konteyner için 200 dolar olarak düşünülse dahi, 1,5 milyar dolara ulaşan bir maliyet ortaya çıkıyor. Bu hesapla 2018 yılında 2.5 milyon adet konteynerin, ihracat işlemlerinde elleçlendiği hesaplanırsa, 500 milyon dolar ile 1.2 milyar doların ihracatçı için ek maliyet oluştuğu söylenebilir. Bu sarmaldan devletin bu konuda çözüm üreten bir yaklaşım geliştirmesiyle kurtulunabilir. Yapmadığınız giderlerin, devletin gelir hanesine yazılacağı unutulmamalıdır. Giderlerinizi doğru yönetirseniz, maliyetlerinizi de düşürürsünüz.

Geleceği yakalayamazsanız, gelecekte var olamazsınız!

İnovatif yenilikçi fikirlerle, düşünülmeyeni düşünmek ve bunu hayata geçirmek önem kazandı. Dijital dönemin yeni stratejilerini yazan şirketler rakiplerine karşı öne geçiyor. Toplumsal, idari ve kültürel düzeyde mevcut olan bir sorunu aşmak ya da var olan bir engeli ortadan kaldırmak için yeni iş yapış yöntemleri ve teknolojiler geliştirmek, inovasyonun da iş hayatındaki yansımalarıdır.
Ünsped Gümrük Müşavirliği İnovasyon ve İş Geliştirme Direktörü Akın Akön ile konuşuyoruz. Daha az kaynakla, çok daha fazla işi, çok daha kaliteli yapabilmek önemli. Her sektörü etkileyecek dijital dönüşümün gümrük işlerine yansıması nasıl olacak? Akön “1990’ların ortalarından beri gündeme gelen bir terim var. Yıkıcı inovasyon. Yerine geldiği teknolojiyi, iş yapış şeklini ortadan kaldıran, onu tamamen yok eden, o kapsamda iş dünyasında var olan oyuncuları, kişileri değiştiren bir teknolojik inovasyondur” diyor.

Akın Akön, “eskiden daktilo üreten firmalar vardı. Bilgisayarlar ilk piyasaya çıktığı zaman bunlar daktiloların ve daktilografların yerini aldılar. Kültürel anlamda kendini adapte edemeyen iş dünyasındaki firmalar yok oldu ve var olan meslekler de kayboldu” diye ekliyor.
Peki gümrük müşavirliğinde durum ne olacak diye sorduğumuzda ise Akön “2000 yılında ilk gümrük beyannamesi Atatürk Havalimanı’nda bilgisayar ortamında tescil edildiği zaman bu işlemin yıkıcı olacağı söylendi. Hatta gümrük müşavirliğinin ortadan kalkacağı iddia edildi. Ama geçen sene tescil edilen beyanname sayısı 6.5-7 milyon adet oldu. O tarihe baktığınızda ise beyanname sayısı onda biri düzeyindeydi. Daktilograflar için yıkıcı olan bu teknoloji, bizim için itici bir kuvvete dönüştü” diyor.
Nesnelerin interneti, yapay zeka ve makinaların öğrenmesi ve kendi aralarında insan olmaksızın iletişime geçmesi, block zincir teknolojisinin müşavirlik sektörüne etkisinin negatif olmayacağını söyleyen Akın Akön bir örnekle konuyu açılıyor; “Gümrük müşavirlik hizmeti veren bir arkadaşımız, bir firma için günlük olarak iki yüz tane tarife istatistik pozisyonu vermekle yükümlü. Bu onun fiziksel limiti. Ama teknolojileri kullanarak fiziki kapasitesini iki ya da üç katına çıkarma şansına sahibiz. Çünkü bu teknolojiler var olan gümrük tekniğini geliştirmeye iyileştirmeye ve kalitesini artırmaya yönelik teknolojilerdir. Burada dikkat etmemiz gereken konu, gümrük tekniği eşyanın fiziken bir noktadan diğer bir noktaya hareketi üzerine dayanır. Siz bu hareketi ne kadar hızlı, doğru ve az riskli yapar-sanız bu işinizin hacmini size artırma şansını doğurur.”
Gümrük tekniğini de bu gelişme etkileyecek. Bir yerde dizayn edilen cep telefon kabı, evinizdeki yazıcınızdan alındığı gün, uluslararası nakliye, antrepo hizmetleri, taşımacılık ve hatta gümrük müşavirliği belki de yıkıcı bir teknolojiyle karşı karşıya kalabilecek.
Akön “Üç boyutlu yazıcılar hayatımızın her sektörüne de girse; uluslararası lojistik anlamında eşya hareketi tamamen ortadan kalkmıyor. Fiziki olarak düşünürsek, bu yazıcılar, bu yazıcıları besleyen hammaddeler ve bunların yedek parçalarının hareketi olacak. Önümüzdeki on beş yıl için-de gümrük müşavirliği, eğer teknoloji benim düşündüğüm hızla devam ederse; çok daha az bir fiziksel hacim, çok daha az eşya cinsiyle ve çok daha limitli olarak icra edilmeye devam edebilir” diyor.
Düşünün Almanya’daki bir otomobil firması, üretim için gerekli olan yedek parçayı, Türkiye’deki bir firmadaki makine ile iletişime geçerek doğrudan verebilecek. Üç boyutlu yazıcılarla beraber aradaki pek çok tedarik zinciri de ortadan kalkabilir. O zaman bir gümrük müşavirlik şirketinde inovasyon ve iş geliştirme direktörlüğünün varlığı daha kolay anlaşılıyor. Teknolojiye bugünden yatırım yapan ve entegre olan şirketler için, korkulacak bir şey yok. Geleceği yakalayamayanların ise gelecekte yok olacaklarını söylemek içinse kâhin olmaya gerek yok.

Üç boyutlu yazıcılarla dış ticaret değişecek
Dijital dönemin aslında en çok konuşulan konusu üç boyutlu yazıcılar. Bu teknolojinin lojistik ve gümrük müşavirliği sektörüne negatif etkisi olabilir. Fiziken bir yerden diğer bir yere taşınması gereken eşya, üç boyutlu yazıcı teknolojilerini kullanarak, ürettiğiniz yerden bu ürünü başka bir yerde çıktı alarak kullanıma sunulacaktır. Bu durumda fiziki lojistik zinciri bir anlamda dijital lojistik zincirine dönüşecek.