Medya

UGM Kurumsal İletişim Direktörümüz Sami Altınkaya'nın " Elti yatırımları" başlıklı yazısı, 28.09.2020 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayınlandı.

Tarih : 28-09-2020

Dünyanın başka memleketlerinde duyamazsınız. Öyle şeyler duydum ki “elti yatırımları” bunlardan sadece biri.

Geçen hafta sanayi yatırımlarında yanlış yer seçimini yazmıştım. Uzun yıllar devletin üst kademelerinde görev yapan Cahit Sosyal üstadımız “elti yatırımlarını” hatırlatınca, ben de sizlerle paylaşmak istedim.

1980’lerden sonra hükümet liberalleşmeyi sadece ekonomide yapmayı hedefleyince birkaç sene sonra tek ayaklı ördek gibi topallamaya başladık. Ekonomimiz büyüdükçe tek ayakla ayakta kalmak zorlaştı. Siyasal liberalizmi gerçekleştirmeden ekonomide liberalleşmeye kalkınca işte böyle garip kavramlar hayatımıza girdi. Sözün senet olduğu bir dönemden, senetlerin icralık olduğu bir yapıya geçmek. Rüşvet teklif etmenin bile suç olduğu bir dönemden “benim memurum işini bilir” diyerek rüşvetin meşru hale geldiği bir ekonomik yapı bugün yaşanan krizlerin temel sebebidir. Plansız ve programsız bir büyümenin faturasını yıllardır ödüyoruz.

Serbest piyasa özgür düşünce ile olur

Kafaları özgürleştirmeden ekonomiyi özgürleştirmeye kalkarsanız, krizlerde çok şiddetli sallanırsınız. Yıkılmamanızın kerametini de Allah’ta değil, 1923’te atılan temellerinizin sağlamlığında aramalısınız.

Cumhuriyetin temellerini attığı ekonomik yatırımlar ve fabrikalar, liberalleşme adına birer birer yabancı sermayeye satılırken, Merkel’in başbakanlığını yaptığı Alman Hükümeti’nin Çinlilere sanayi tesisini yasaklamasının anlamı nedir? Almanya mı saf yoksa biz mi akıllıyız. Ya da Almanya’da liberal bir ekonomi, serbest pazar ekonomisi yok mu? Almanya’da komünist bir sistem mi var? Kafalar nasıl karışıyor değil mi?

O yüzden “elti yatırımları” gibi ilk defa duyduğunuzda anlamakta zorlanacağınız kavramlar Türkiye’de artmaya devam ediyor.

Yıl 2001. Dönemin Gümrükler Genel Müdürü Cahit Soysal, Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler ile Karaman Organize Bölgesi’nde incelemelerde bulunuyor. Karaman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı bir ayçiçeği fabrikasını gezdiriyor. Ardından ikinci bir ayçiçeği fabrikasına gidiliyor. Başkan “burası elti yatırımı” diyor. Heyettekiler bir şey anlamıyor. Daha sonra bir makarna fabrikasına gidiliyor. Heyet yatırımı çok beğeniyor. Oradan çıkıp ikinci bir makarna fabrikasını gezerken başkan yine “burası da elti yatırımı” deyince Mehmet Keçeciler dayanamıyor ve “ne demek elti yatırımı” diye soruyor. Oda Başkanı “Sayın bakanım iki kardeş el ele verip bir fabrika kuruyor. Büyük kardeş geleneklere uyularak yönetim kurulu başkanı oluyor. İşler iyi gidip para kazanmaya başladıklarında, kocam fabrikatör diyen büyük eltinin havasından geçilmiyor. Buna içerleyen küçük elti de kocasının başının etini yiyor. Kör olasıca herif abin fabrikatör diye hava atıyor. Sözde ortaksın ama esamen bile okunmuyor. Derhal bir makarna fabrikası da sen kuracaksın diyor. Bir süre sonra eşinin dolduruşuna gelen küçük kardeş de yeni bir makarna fabrikası kuruyor. Bununla da kalınmıyor. Doğal olarak Rusya’dan, Gürcistan’dan tanıdığı eski müşterilerinden bir kısmını abisinden çalıyor” diyor.