BİR BİLENE SORDUK

TRANSİT TİCARET VE YENİDEN İHRACAT

Çetin TOK

Gümrük Müşaviri

 

TRANSİT TİCARET VE YENİDEN İHRACAT

 

            Transit ticaret, bir ülkenin girişimcisinin üçüncü bir ülkeden aldığı malı kendi ülkesinden transit geçirerek veya kendi ülkesine ithal edip yahut hiç kendi ülkesine sokmaksızın diğer bir ülkeye satması olarak tanımlanmaktadır.

            Yeniden ihracat (reexport) ise bir ülkeden ithal edilen herhangi bir ürünün yeniden aynı ülkeye veya farklı bir ülkeye ihraç edilmesidir. İthal edilen mallar, hiçbir değişiklik yapılmadan aynen ihraç edilebileceği gibi, tamir- bakım veya üretim girdisi olarak kullanıldıktan sonra üretilmiş ürün olarak veya küçük değişiklikler yapılarak ve yeniden ambalajlanarak da yeniden ihraç edilebilir. Dünyada geniş bir alan ağına sahip işletmeler başka ülkede yerleşik bir işletmenin ürettiği ürünü diğer bir ülkeye satmak konusunda çok mahir bir yapıya erişmiş durumdadır.


            Günlük söylem ve uygulamalarda “Transit Ticaret”, bir gümrük rejimi olarak düzenlenmiş bulunan “Transit Rejimi” ile karıştırılmaktadır. Oysa, transit ticaret ile transit rejimi farklı unsurlar içermektedir. Transit ticarette eşya hiç ülke sınırlarına sokulmadan da transit olarak başka ülkeye gönderilirken, bir eşyanın transit rejimi konusu olabilmesi için mutlaka ülke sınırları içinde bir noktadan başka bir noktaya taşınması gerekir. Her iki trafikte kullanılan belgeler ve işlemler de farklıdır.

 

            Ülkemizin transit ticaret kavramı ile tanışması çok eskilere gitmektedir.
6.1.1996 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan ve halen yürürlükte olan 95/763 sayılı kararname eki İhracat Rejimi Kararına gelinceye kadar karar metinlerinde “transit ticaret”e ayrı bir maddede yer veriliyordu. 1978’de yürürlüğe giren İhracat Rejimi Kararı’nın 20. maddesinde; “Kendi kaynaklarımızdan döviz tahsisi suretiyle hariçten satın alınan bir malın transit olarak veya doğrudan doğruya ihracına ilişkin esaslar Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınarak Ticaret Bakanlığınca saptanır” hükmü yer almaktaydı. 1978 yılı dışındaki geçmiş ihracat rejimlerinde de benzer hükümlere rastlanmaktadır. Bu düzenlemeler, Türk girişimcilerinin ülkemizde üretilmeyen ya da yüksek maliyetle üretilenler yerine başka ülkelerde üretilen mallar üzerinden de dış ticaret yapmalarına olanak sağlamaktadır. Diğer bir ifadeyle, Türk girişimcilerinin uluslararası ticaret arenasına daha fazla pay kapması amaçlanmaktadır.

 

1979 yılında yürürlüğe konulan Dışsatımı Düzenleme Kararının 25 inci maddesinde yukarıda değinilen 20 inci maddeye bir hüküm daha eklenmiştir. Buna göre “Kendi kaynaklarımızdan döviz ayrılmaksızın yapılan uluslararası dış satım işlemlerine ilişkin esaslar Ticaret Bakanlığınca yayımlanacak ayrı bir yönetmelikle belirlenir. Transit ticaret, Özendirme, Yönlendirme ve Geliştirme Kararı ile sağlanan kolaylık ve olanaklardan yararlandırılabilir.” denilmiştir. Böylece, transit ticaret kapısı daha da genişletilerek o günün koşullarında Merkez Bankası’ndan döviz tahsisi talep etmeksizin uluslararası ticaret yapacaklar da transit ticaret kapsamına alınmıştır.

 

Kambiyo Kontrolü döviz rejiminin yürürlükte olduğu ve döviz kıtlığı çekilen o yıllarda ülkeye getirilecek her döviz kazancının, bir şekilde karaborsanın varlığı da dikkate alınırsa, ancak bir mükâfat karşılığında resmi kayıtlara intikal edebileceği varsayımıyla transit ticaret yoluyla kazanılan dövizlerin ihracat dövizi gibi teşvik önlemlerinden yararlandırılabileceği hususu resmi metinlere yansıtılmıştır. Ancak, döviz sıkıntısı yaşanan bu dönemde pratikte bu hüküm bir temenniden öteye geçememiştir.

 

            Günümüzde gelişmiş ülkelerin uluslararası ticaret yapan ve buna göre örgütlenen firmalarının dünya hammadde ve ara malları ticaretine egemen olduğunu görmekteyiz.
Örneğin, bir gram kahve, kakao, pamuk, tütün, fındık üretimi olmayan Alman firmalarının bu alanda öne çıktıklarını ve Almanya ihracat rakamlarına önemli katkılar yaptıklarına tanık olmaktayız.
 

            Uzakdoğu’nun kendileri küçük, ancak ekonomik etkinlikleri büyük iki ülkesinden Hong Kong’un 524 milyar $ olan 2014 yılı ihracatının 508 milyar dolarlık kısmının keza Singapur’un 410 milyar $ olan 2014 yılı ihracatının 194 milyar dolarlık bölümün reeksport olduğu düşünülürse, uluslararası ticaretten pay almanın hangi boyutlara ulaşabileceği daha iyi anlaşılabilir.

            Türk Lirasının konvertibl hale gelmesi, ulaşım ve iletişim imkanlarının gelişmesi ve harhangi bir mevzuat engelinin bulunmaması nedeniyle girişimcilerimizin artık uluslararası ticaretten transit ticaret yoluyla daha çok pay almaları için koşullar elverişli hale gelmiştir.
1980’den bu yana firma çalışanlarının dış ticaret pratiklerinin ve tecrübelerinin artması, dünyayı tanımaları, yabancı dil bilen çalışan sayısının artması ve firmalarımızın yurtdışı bağlantılarının gelişmesi göz önünde bulundurulduğunda, girişimcilerimizin  transit ticaret konusunda daha donanımlı ve hazır duruma geldiğini söyleyebiliriz.

 

Yürürlükteki İhracat yönetmeliği’nde, yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmadan ya da antrepodan satın alınan malın, ülkemiz üzerinden transit olarak veya doğrudan doğruya yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmaya ya da antrepoya satılması “transit ticaret” olarak tanımlanmıştır.

 

            Aynı şekilde Türkiye'de yerleşik herhangi bir firma tarafından ithal edilmek amacıyla yurda getirilerek, gümrük antrepolarına alınan bir malın aynı firma ya da malları gümrük antreposunda devir alan başka bir firma tarafından başka bir ülkeye ya da malın getirildiği ülkedeki başka bir firmaya satılması da transit ticaret işlemidir.

          12.07.2008 tarih ve 26934 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “İhracat Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile Transit Ticarete İlişkin Tebliğin (2006/6) Yürürlükten Kaldırılmasına ilişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008/11)’ile  Transit Ticarete ilişkin Tebliğ’in yürürlükten kaldırılması nedeniyle, bu Tebliğ gereğince doldurulması gereken transit ticaret formu uygulamasının da kaldırıldığı, transit ticaret işlemlerinin gümrük mevzuatında yer alan transit rejimi çerçevesinde yürütülmesi gerektiği bildirilmiştir.

          “İhracat Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” 3. maddesi ile değişik ihracat Yönetmeliği’nin “Diğer İhracat Şekilleri ve Transit Ticaret” başlıklı 13. maddesinin 3. bendi; “Uluslararası anlaşmalarla ticareti yasaklanmış mallar ile Ticaret Bakanlığının madde politikası itibarıyla transit ticaretinin yapılmasını uygun görmediği mallar transit ticarete konu olamaz. İthalat ve ihracat yapılması yasaklanmış ülkelerle transit ticaret yapılamaz.” denilmiştir.

 

         Transit Ticaret ödeme şekli değil, bir ticaret şeklidir. Tüm ödeme şekillerine göre transit ticaret yapılabilir ve transit ticaret bedelleri üzerinde tacirin serbestçe tasarruf hakkı vardır. Transit ticaret işlemlerine vergi, resim, harç istisnası uygulanır. Transit ticarete konu olan mallardan ithalat veya ihracat vergileri alınmaz.

 

         Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girmeyen ürünlerin transit ticaretinde gümrük idaresine beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır. Anılan transit ticaret “döviz kazandırıcı hizmet” olarak değerlendirilmekte ve bu işlem kambiyo mevzuatının alanına girmektedir. Fiili olarak Türkiye Gümrük Bölgesine giren eşya için de iki türlü işlem gerçekleştirilmektedir. Eğer eşya geçici depolama yeri veya gümrük antreposunda muhafaza edilirken yurtdışına gönderilirse transit rejimi hükümlerine göre bir transit beyannamesi ya da beyanname hükmünde bir belge ile sevk edilmektedir. Eğer eşya serbest dolaşıma girdikten sonra başka bir ülkeye sevk ediliyorsa, dörtlü rejim kodu ile bir ihracat beyannamesi ile yurtdışındaki alıcısına gönderilmektedir.

 

 

Kaynakça:

 

  • MEVZUATNET
  • OAIB Resmi İnternet Sitesi,
  • 4458 sayılı Gümrük Kanunu,
  • Gümrük Genel Tebliği ( Geçici İthalat ) Seri No:4
  • Dış Ticaret Günlüğü,
  • İhracat Yönetmeliği
  • Gümrükler Genel Müd.16.07.2008/017672 sayılı Tasarruflu yazı

 

 

 

Soru 1. Yeniden ihracat & re - export nedir?

Cevap: Bir ülkeden ithal edilen herhangi bir ürünün yeniden aynı ülkeye veya farklı bir ülkeye ihraç edilmesine yeniden ihracat veya re-export denir.

 

Soru 2.  Türkiye Gümrük bölgesine giren ve girmeyen eşya konusundaki işlemler nasıl yürütülmektedir?

Cevap: Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine girmeyen ürünlerin transit ticaretinde gümrük idaresine beyanname verilmesine gerek bulunmamaktadır. Eğer eşya Türkiye’de geçici depolama yeri veya gümrük antreposunda muhafaza edilirken yurtdışına gönderilirse transit rejimi hükümlerine göre bir transit beyannamesi ya da beyanname hükmünde bir belge ile sevk edilmektedir. Eğer eşya serbest dolaşıma girdikten sonra başka bir ülkeye sevk ediliyorsa, dörtlü rejim kodu ile bir ihracat beyannamesi ile yurtdışındaki alıcısına gönderilmektedir.

 

Soru3. İhracat Yönetmeliğine göre Transit Ticaret nedir?

Cevap: Yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmadan ya da antrepodan satın alınan malın, ülkemiz üzerinden transit olarak veya doğrudan doğruya yurt dışında veya serbest bölgede yerleşik bir firmaya ya da antrepoya satılmasıdır.

 

Soru 4. Transit Ticaret kapsamında düzenlenecek bir beyanname için damga vergisi  tahsil edilir mi?

 

Cevap: 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2/1-ç maddesine,”Transit ticarete konu malın satın alınması ve satılmasına ilişkin olduğunun tevsiki kaydıyla transit ticaret ile ilgili işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar (gümrük idarelerine verilen beyannameler dâhil) damga vergisinden müstesnadır” denilmektedir.

 

Soru 5. Her eşya transit ticarete konu olabilir mi? Her ülkeyle transit ticaret yapılabilir mi?

Cevap: Uluslararası anlaşmalarla ticareti yasaklanmış mallar ile Müsteşarlığın madde politikası İtibariyle transit ticaretinin yapılmasını uygun görmediği mallar transit ticarete konu olamaz. İthalat ve İhracat yapılması yasaklanmış ülkelerle transit ticaret yapılamaz.