Dünyada kırılgan ekonomiler arasında ilk sırada yer alan Türkiye, krizlere ve kriz yönetimlerine de alıştı. Yaşanan pahalı tecrübeler iş insanlarımızı çözüm üretme noktasında ön plana çıkarıyor. Dünya ticaretinde krizlerden çıkış yolunu en iyi Türk yöneticiler biliyor.

Pandemi krizinden en çok etkilenen sektörlerin başında turizm ve havacılık sektörü geliyor. Uçuşların uzun süre durduğu sektör büyük sıkıntılar yaşadı. Artan petrol maliyeti de sıkıntının boyutunu artırmaya devam ediyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) başına böyle bir dönemde Türk iş insanı Mehmet Nane geçiyor. IATA Gelecek Dönem Başkanlığı’na seçilen Pegasus Hava Yolları CEO’su Mehmet T. Nane ile çıkış yolunu konuştuk.

İçinde bulunduğumuz durumun turizme üç etkisi var. Direkt uçuşların kapanması, hava sahası kullanımının kapanması ve ülkemize gelmesi öngörülen turist sayısı.

IATA’nın en büyük görevinin dünya ekonomileri için itici bir güç olan havacılık sektörünün pandemi öncesine dönmesi ve sürdürülebilir gelişiminin devam etmesi olduğunu vurgulayan Mehmet Nane, bu zorlu günleri aşacağına inanıyor.

- Dünyada hava yolu taşımacılığında, IATA’nın önemi ve kapsamı nedir, ne kadarlık bir yolcu ve kargo taşımacılığını kapsıyor?

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği emniyetli, güvenli ve ekonomik hava ulaşımını sağlayabilmek amacıyla hava yolları arası bir kuruluş olarak 1945 yılında kuruldu. Kuruluşunda 31 ülkeden 57 üyesi olan IATA, şu anda dünya genelinde 120 ülkeden 290 üyeye sahip. 5 bölgesel ofisi ve dünya çapında 50'den fazla ülke ofisiyle 120 ülkedeki üye hava yollarını destekliyor. Toplam hava trafiğinin yüzde 83’ünü temsil ediyor.

IATA havacılığın birçok alanını destekliyor, kritik havacılık konularında sektör politikasının formüle edilmesine yardımcı oluyor.​ Hava yolu taşımacılığında hem yolcuların hem de hava yolu şirketlerinin verimli ve kaliteli bir şekilde hizmet almasını hedefliyor. Yüksek hız, güvenlik, uygunluk, verimlilik ve sürdürülebilirlik konularında uzmanlık sağlıyor ve sektöre destek vererek standartları belirliyor.

IATA, üyelik sistemi üzerinden çalışıyor. Belirli zamanlarda yapılan seminer ve kongreler üzerinden üye ülkelerin sorunları tartışılıyor ve çözümler oluşturuluyor. Hava yolu taşımacılığının standartlarını belirliyor. Hava yolu şirketleri arasında adil bir rekabet ortamı oluşmasını sağlıyor. Yük taşıma prosedürlerini belirliyor. Terminal tasarımı ve işletmesi konularında standartları belirliyor. Kullanılan ekipmanların standardizasyonunda görevalıyor.

- Hava taşımacılığının tüm dünyada pandemi döneminde en çok etkilenen sektörlerden biri oldu. IATA’nın yeni birtakım önlemleri prosedürleri düşünülüyor mu?

Bu zorlu dönemde üstün gayret gösterdik. Konuya misafir tarafından bakacak olursak, dijital dönüşüm pandemi sürecinde seyahati daha güvenli hale getirme konusunda yardımcı oldu. Bu dönemde önemi artan “minimum temasla seyahati” desteklemek amacıyla birçok uygulama geliştirildi. Self-servis hizmet alan misafir sayısı katlanarak arttı. Daha önce teknolojik uygulamalara çekinerek yaklaşan misafirler çok hızlı bir adaptasyonla yeni teknolojileri kullanmaya başladı. Bu dönüşümün artarak devam edeceği öngörülüyor.

Havacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketler tarafından bakacak olursak; nakit yönetimi, çok senaryolu planlama gibi stratejilerin ve belirsizlikle mücadele, kurumsal dirençlilik gibi becerilerin ön plana çıktığını görüyoruz. Doğası gereği krizlere açık olan havacılık sektörü, geçmiş yıllarda da farklı boyutlarda birçok kriz yaşadı. Ancak uçuşların 2 ay gibi bir süre tamamen durduğu başka bir dönem hiç olmadı. Sağlık endişelerinin seyahat eğilimini olumsuz etkilemesi ve pandeminin önlenmesi amacıyla uygulanan seyahat kısıtlamaları, talebin çok belirgin bir şekilde daralmasına sebep oldu. İş alışkanlıklarını ve stratejileri yenileyerek yeni ortama uyarlamak gerekti. Bu öğrenimler, havacılık sektörünü de dönüştürdü.

IATA kritik havacılık konularında sektör politikasının formüle edilmesine yardımcı olduğu için birçok yeni uygulamayı da hayata geçiriyor. Bunlara IATA Travel Pass örnek verilebilir. Sağlık bilgilerinin doğrulanmasını tek bir uygulamada birleştiren bu uygulama, misafirlerin COVID-19 pandemisine bağlı olarak değişkenlik gösteren ülke giriş koşullarını karşıladıklarını güvenli ve kolay bir şekilde doğrulamalarını sağlıyor. Pegasus Hava Yolları olarak, IATA Travel Pass uygulamasını Türkiye’de pilot olarak başlatan ilk hava yoluyduk. Kısa bir süre önce de pilot çalışmaları başarıyla tamamlayarak dünyada bu uygulamayı yurt dışı uçuşlarında misafirlerinin kullanımına sunan ilk hava yolları arasında yer aldık. Elbette IATA’nın sektörü desteklemek adına çalışmaları devam edecek.

- Rusya ya uygulanan ambargo dünya havayolu taşımacılığına etkisi ne olur? Ulusal havayolu şirketlerimiz ve hava limanlarımız için nasıl bir etkisi olur?

Dünyadaki politik ve ekonomik olaylardan en çok etkilenen sektörlerin başında turizm ve havacılık geliyor. Ukrayna-Rusya krizi gibi global çapta oluşabilecek bir etki elbette ciddi olumsuzluklara sebep oluyor. Lokal olarak bakacak olursak kurların ve yakıtın artışı, turistlerin azalması; global olarak bakacak olursak da emtia ve yakıt fiyatlarının artışı ve ülkelerdeki istikrarsızlık gibi durumlarla karşı karşıya kalınıyor. Dünyanın artık bütün bunları kaldıracak gücü yok.

Pegasus Hava Yolları olarak, 2016 yılındaki krizden itibaren bütçemizi baz senaryo alıp, bir üstünde iyimser ve bir altında kötümser senaryolar hazırlıyoruz.

Turistik açıdan değerlendirecek olursak, geçen sene ülkemize 30 milyon turist geldi. Turistlerin yaklaşık 3,6 milyonu Rusya’dan, 1,3 milyonu ise Ukrayna’dan geldi. Bu iki ülke bizim için çok kritik turizm pazarları. Ancak Rusya-Ukrayna savaşıyla artan jeopolitik gerginlik, şu anda beklentiler açısından bir belirsizlik yaratıyor.

- Ülkemizde Hava taşımacılığında Pegasus’la ilgili yenilikler var mı?

2022 yılında kısıtlamalar ve talebin seyrini takip ederken, yatırımlarımızı sürdüreceğiz. Filo dönüşümü stratejimiz çerçevesinde filomuzu yeni nesil çevreci uçaklarla genişletmeye ve gençleştirmeye devam edeceğiz. Sipariş planımız dahilinde filomuza 20 adet yeni nesil A321 NEO model uçak katacağız. Eski nesil uçaklarımızın filodan çıkışının da devam etmesiyle birlikte, 2022 yılının sonunda toplam koltuk kapasitemizin 3/4’ü yeni nesil NEO model uçaklarımızdan oluşacak.

Dijital dönüşüm, 2018 yılından bu yana olduğu gibi yine en öncelikli gündem maddelerimizden biri olacak. Türkiye’nin dijital hava yolu olarak, dijitalleşme alanında yatırımlarımızı artıracağız.

Bir diğer önemli konu başlığımız ise çevre ve sürdürülebilirlik. 2021’de IATA’nın “2050’ye kadar Net Sıfır Karbon Emisyonu” kararı doğrultusunda, dünyada bu taahhütte bulunan öncü hava yolu şirketleri arasında yer aldık. Bu taahhüdü pekiştirmek amacıyla 2030 yılı ara dönem hedefimizi de belirledik. Birim yolcu kilometre başına (RPK) düşen uçuş kaynaklı karbon (CO2) emisyonumuzu, 2030 yılına kadar 2019 yılına kıyasla azaltmayı hedefliyoruz. 1 Mart’ta karbon salınımı düşük, çevreci ve sürdürülebilir kaynaklardan üretilen Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ile ilk yurt içi uçuşumuzu gerçekleştirdik. Tüm operasyonlarımızı ve faaliyetlerimizi “sürdürülebilir çevre” anlayışıyla yönetmeye devam edeceğiz.

Toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki çalışmalarımız da devam edecek. BM Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) platformuna katılan dünyadaki ilk hava yoluyuz. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Toplumsal Cinsiyet Dengesi Geliştirme Komisyonu üyesiyiz. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) gönüllü girişimi “25by2025”’i imzalayan öncü hava yollarından biriyiz. Yanındayız Derneği, wtech Teknolojide Kadın Derneği, Women in Sales (WiS) platformu gibi oluşumların destekçisiyiz. Toplumsal cinsiyet dengesini savunmaya, daha eşit yarınlara ulaşmak hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz.