Medya

Şirket Danışmanımız Sami Altınkaya'nın " Teknoloji ile üreten, bilgiyi paylaşan sanayi devi " başlıklı yazısı, 08.03.2021 tarihinde Dünya Gazetesi'nde yayınlandı.

Tarih : 10-03-2021

Kocaeli bölgesindeyiz. Organize sanayi bölgelerinin en yoğun ve birbirine yakın olan bölge Türkiye ekonomisinin atardamarı. Marmara havzası Türkiye’nin üretim üssü haline geldi. Burada bulunan şehirlerin entegrasyonu sağlanabilirse, ülkemiz rekabette ciddi avantajlar sağlar.

Gebze Plastikçiler OSB’ de 1977 yılından beri üretim yapan PİMTAŞ, iki ortaklı olarak ikinci kuşak temsilcileri ile yoluna devam ediyor. Ana üretim konusu plastik inşaat malzemeleri imalatı olmakla birlikte, tarım, endüstri, turizm ve son olarak da otomotiv sanayine yönelik üretimiyle geniş bir ürün yelpazesine sahip.

Geçen yıl kapasitesini ve toplam cirosunu yüzde 40 artıran PİMTAŞ Plastik bu yıl da yatırımlara devam ediyor. Bugün 105 ülkeye ihracat yapan PİMTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Tahmaz “Tasarıma dayalı katma değerli üretim iç pazarı ve ihracatımızı artırdı. Yüksek teknolojiye ayak uydurmak, daha rekabetçi, kaliteli ve çevreci ürünler üretebilmek için Ar-Ge çalışmalarımızı üniversitelerle birlikte yürütüyoruz. Yeni ürün geliştiriyor, mevcut ürünleri iyileştiriyoruz” diyor.

Üretimin yüzde 35’i otomotiv sanayi için parça oluşturuyor. Ayrıca havuz ekipmanları, arıtma tesisleri, su parkları, akvaryumlar, içme suyu ve doğalgaz hatlarındaki boru ve ekipmanlarda üretim yelpazesi içinde yer alıyor.

Gebze Sanayi Üniversitesi’nin kurulması hedefleniyor

Sanayi Bakanlığı tarafından onaylanan Ar-Ge merkezinde 30 personel çalışıyor. Hedef mükemmeliyet merkezi kurmak. PİMTAŞ’ı Ar-Ge üssüne benzeten Tahmaz “İki üniversite ile yaptığımız anlaşma ile master programımız var. Bölgemizde pek çok firmada çalışan arkadaşlarımız da bu programdan faydalanabiliyor. Haftada üç gün iş çıkışında merkezimizde işletme master dersleri veriliyor. Bölgemizde çalışanların akademik yönden eksikliklerini tamamlıyoruz. Böylece üniversite sanayi iş birliğini de sağlamış oluyoruz. Bizi asıl heyecanlandıran ise kurmayı planladığımız Gebze Sanayi Üniversitesi. Sanayicilerimizin ve bölgenin ihtiyacı olan bölümleri bünyesinde barındıran, organize sanayi bölgesinde kurmayı istediğimiz bu üniversite ile “Aranan İnsan” sorununu da çözmeyi hedefliyoruz. Böylece bu üniversite ile öğrenciler iş kaygısı olmadan sektörün içinde yer alabilecek.

Farklı sektörlere yönelik üretim yapmak krizlerdeki en önemli çıkış yolu olmuş. Uluslararası bir organizasyona sahip olmak, bunun üzerine inşa edilen ihracat, mevsimsel üretimden uzaklaşmak ve doğru finans yönetimi PİMTAŞ’ın sektörel krizlerden de az etkilenmesini sağlamış. Alınan uluslararası sertifikalar şirketin pasaportu olmuş. Uluslararası standartlara sadece ihracatta değil, üretim ve iş güvenliğinde de uyuluyor. Bu konularda verilen sürekli eğitimler toplam kalitenin de yükselmesini sağlamış.

İhracatı yapılan ürünün adını sisteme çevirerek dünya markası olmak

Bugün ikinci kuşak sanayicilerin yönettiği PİMTAŞ, sistemli bir üretimi gerçekleştirip üçüncü kuşaklara şirketi öyle teslim etmeyi planlıyor. Sadece plastik imalatı değil sistem de üreten şirket bunu gerçekleştirebilirse, kişiye bağlı olmadan nesiller boyu sanayi kervanında yer alabilir. Bu açıdan da kurumsallaşma adına pek çok şirkete örnek verilebilir. Önümüzdeki dönemde aslında satılan ürün değil sistem olacak. Bu sistemli yapı kurulduğu zaman bir dünya markası olunabilir. Bu anlayışın şirket yönetiminde var olması sanayimiz için umut verici. Aynı zamanda da örnek bir anlayış. Bu yapı belki de yeni kurulacak üniversitede tez konusu da olabilir. Bir de dikkatimizi çeken nokta ekip anlayışının tedarikçi ve 500’ü aşan çalışanın yanında müşterilerin de takımın parçası gibi görülmesi oldu. Sürekli eğitimlerle takım ruhunun pekiştirildiği PİMTAŞ, böylece etik değerlerin de adını koyuyor.

Tahmaz “Tüm faaliyetlerimizde sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. İnsan haklarına saygı göstererek sürekli çalışma şartlarını iyileştirmeye özen gösteriyoruz. Bu amaçla ulusal ve uluslararası yasal mevzuatın gerekliliklerini çalışanları, yöneticileri, müşterileri, tedarikçileri ve diğer paydaşlarımız için takip ediyoruz. Çocuk işçi çalıştırmanın önlenmesi, zorla ve zorunlu çalışmanın önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliği, ücretler ve ödemeler, ayrımcılığın önlenmesi, disiplin uygulamaları, örgütlenme ve toplu sözleşme özgürlüğü, çalışma saatleri gibi ilkeleri, doğruluk, dürüstlük ve etik değerlere bağlı kalarak oluşturuyoruz” diyor.

Bölgemizde bir Sanayi TV kuruyoruz

Türkiye’nin en çok ihtiyacı olan şeyin moral ve motivasyon olduğunu vurgulayan Tahmaz, özel sektörde pek çok şirketin yüksek teknolojiyi üretimde kullandığını söylüyor. Tahmaz “Kurulacak Sanayi TV ile Türkiye’nin katma değerli ürünleri ve üreten şirketlerini kamuoyu ile paylaşacağız. Sanayimizin gücünü herkese göstereceğiz. Özellikle eğitim hayatına yeni başlayan yeni nesiller üreten büyüklerini örnek alacak ve onlarla moral bulacak. İstendiğinde her şeyin üretilebildiğine inanıyoruz. Üretimde teknolojiyi kullanan bir şirket olarak yayıncılık hayatımızda da dijital platform ile sanayimizin ve sanayicimizin sesi olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.