Rusya ve Ukrayna savaşı uluslararası ticarete ve taşımacılığa da büyük bir darbe vurdu. Ukrayna’ya gönderilen ihracat yüklerimiz yerine ulaşmadığı gibi, bu ülke üzerinden Belarus veya Rusya’ya transit taşınacak eşya da yerlerine ulaşamadı. Yurtdışına kaçmak için yola çıkanların oluşturduğu kilometrelerce uzayan otomobil kuyrukları, tıkanan sınır kapıları, çalışmayan limanlar Türk taşımacıların faaliyetlerine de büyük darbe vurdu. Ukrayna’dan yükledikleri ithal yükünü Türkiye’ye Odessa limanından RO-RO gemisiyle getirmek isteyen yüzlerce TIR kamyonu seferlerin savaş nedeniyle durması üzerinde limanda mahsur kaldı.

Üzerinde yeterli nakit para bulunmayan ya da aracında yeterli yiyecek içecek bulunmayan TIR şoförlerinin yakınmalarını çaresizce izlemek durumunda kaldık. Türkiye’deki operasyon merkezinden bu durumda kalan şoförlere herhangi bir yardım yapılamamasının yarattığı stres, taşımacılık sektöründe uzun süreden beri yaşanmamış çarpıcı gerçekleri bir kez daha ortaya çıkardı.

Yaşanan bu sorunu, uzun yıllar Gümrükler Genel Müdürü olarak görev yapan halen Ünsped Yönetim Kurulu Üyesi Cahit Soysal hatırlattı.

Özellikle yaş meyve sebze taşıyan kamyonlar zorda kaldığını belirten Soysal, “Türkiye’deki ihracatçının da onaylaması üzerine bazı TIR kamyonlarındaki yaş meyve ve sebzeler şoförler tarafından aç ve açıkta kalan Ukrayna vatandaşlarına dağıtıldı. Romanya ve Bulgaristan yüklerini boşaltamayan, dolayısıyla dolu olarak geri dönüş yapmak isteyen Türk plakalı TIR kamyonlarından yol geçiş belgesi aranmayacağını bildirdi. Tüm yardım ellerinin uzatılmasına karşın, yaklaşık 500 kamyonumuz hala Türkiye’ye geri dönebilmenin yollarını bulabilmiş değil” diyor.

Yaşanması muhtemel sorunların devam ettiğini hatırlatan Soysal, geri dönen TIR kamyonlarının rutin gümrük süreçleri dışında başka işlemlere tabi tutulması kaçınılmaz olduğunu, gümrük idarelerimizin ve nakliyecilerimizin şimdiden bu süreçler konusunda Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından bilgilendirilmesi uygun olacağını vurguluyor.

Bu savaş dünya dış ticaret dengelerini değiştirdi. Ülkeler yeni duruma ayak uydurmaya hazırlanıyor. Dış ticaretimizde sorun yaşamak istemiyorsak, yaşanacak sorunları öngörüp tedbir almak gerekiyor.

Dünyayı ısıtan Türk iş insanı

Sanayinin ve üretimin nabzını tutmaya devam ediyoruz. İzmir Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan ÜNMAK firmasını ziyaret ettik. 1994 yılında Isparta’da mekanik tesisat taahhüt işleri üzerine kurulmuş bir aile şirketi olan şirket, o dönemlerde konutlarda ısıtma taahhüt işleri ile ön plana çıkmış. Ancak sürekli üretim üzerine çalışmalar ve planlar üzerinde duruluyor. Çünkü üretmek ve Türkiye’ye kayma değer sağlamak hedefleniyor.

ÜNMAK Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Ünlüsoy da 1999 yılında piyasadan gelen taleplerin geldiğini belirterek, bunu karşılamak için ilk üretim aşamasına katı yakıtlı kazanlar üzerine başladıklarını söylüyor.

Üretimde büyümek ve marka olmak için çok çalıştıklarını vurgulayan Ünlüsoy, “Isparta’dan çıkıp 2011 yılında İzmir Kemalpaşa’daki ilk tesisini kurduk. Disiplin, gayret, kalite bilinciyle şu anki Pancar OSB’de bulunan son teknoloji ile üretimlerini yapıyoruz. Panel radyatör, katı, sıvı ve gaz yakıtlı kalorifer kazanları, emaye boyler, elektrikli kombi ve doğalgaz kombileri ile üretime devam ediyoruz. Bu anlamda sektördeki en geniş ürün yelpazesine sahibiz” diyor.

İzmir’in üretim yapmak için uygun koşulları içinde barındırdığını belirten Ünlüsoy, Anadolu şehirlerine kıyasla daha rahat personel bulunabildiğini söylüyor. Yetişmiş insan potansiyelinin daha iyi olduğunu hatırlatan Ünlüsoy, her kademede iş gücünün İzmir’de mevcut olduğunun altının çiziyor.

Ara eleman değil, aranan insan demeliyiz

Aynı zamanda İzmir Pancar OSB Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapan Mahmut Ünlüsoy, Türkiye’nin genelinde yaşanan vasıflı insan sorununun çözülmesi gerektiğini vurguluyor. Ünlüsoy “Önce sorunun adını doğru koymak lazım. Ara eleman kavramı doğru değil. Bu insanı değersizleştiren bir kavram. Bunun yerine aranan insan dense daha doğru olur. Kimse ara eleman olmak istemez. Herkes aranan insan olmak ister. Sonra mesleki eğitime önem vermeliyiz. Meslek liselerini değersizleştirmeden, ilk tercih yapabilmeliyiz. Üniversite mezunu gençlerimiz maalesef mesleki yetersizlikleri yüzünden iş bulmakta zorlanıyor. Yaz aylarında yapılacak stajlarla mesleği öğrenmek mümkün olmuyor. Üniversitelerin acil olarak sanayi ile iç içe bir yapılanma içinde olması şart. Meslek liselerinin de cazip hale getirilmesiyle aranan insan sorunumuz çözülebilir” diyor.

Çin’e de ihracat yapıyoruz

Mahmut Ünlüsoy, “Şu anda şirketimizin ürettiği ürünler global pazarda her türlü rekabet aşamasında başarı ile satılıyor. Şirketimiz ürettiği ürünleri global rekabet ile yaklaşık 40 ülkeye ihracatını da yaparak ülkemize 15 milyon dolarlık döviz girişi ile katma değer sağlıyor. Çin’e bile ürünlerimizi ihraç ediyoruz. Ayrıca sektöründeki firmalar içerisinde kendi yeşil enerjisini 5,5 megavatlık kurulu güce sahip çatı GES’leri ile ayrıca katkı sunuyor. ÜNMAK bu anlamda tek fabrikadır” diyor.

Neden İzmir ve Pancar OSB

Aynı zamanda Pancar OSB Başkanı da olan Mahmut Ünlüsoy, “İzmir ve Pancar Organize Sanayi Bölgesi’nin tercih edilmesinin en belirgin özellikleri, limana olan çok yakınız. Ayrıca havaalanına aynı şekilde yakınız. OSB’mizin önünden otobanımız geçiyor. Bitişiğimizde İZBAN’ımız var.  Ayrıca bölgemiz civarı tam bir yan sanayi açısından çok gelişmiş durumdadır” diyor.

Pancar OSB’nin tamamen dolu olduğunu hatırlatan Ünlüsoy, alt yapının da tamamlandığını vurguluyor. Ayrıca bitişiğinde bulunan otoyol çıkış işlemlerinin de onaylandığının müjdesini veren Ünlüsoy, imar planlarına işlendiğini, hızlıca tamamlamak için çalıştıklarını söylüyor.

Ülkemizde üretimi ve ihracatımızı arttırmak için üretici ve ihracatçı firmalarımızın üzerindeki vergi ve enerji maliyetlerinden kaynaklanan yükleri azaltmak gerektiğini belirten Mahmut Ünlüsoy, “İstihdamdan kaynaklanan maliyetleri azaltmak, ekonomik istikrarın da bir an önce sağlanması dünya barışının sağlanmasından başka bir talebi de yoktur. Son günlerde olan çevre ülkeler ile olan barışçıl çağrı ve görüşmeler ise pozitif olarak yansıyacaktır. Bizim sanayicimiz çok hızlı aksiyon alabilen ve hızlı hareket kabiliyetine sahip çok dinamik bir yapıya sahiptir” diyerek geleceğe umutla bakmak gerektiğini vurguluyor.