Ülkemiz kıyılarından gelen kötü haberler Türkiye’nin içeride ve dışarıdaki itibarına zarar veriyor. Sizlere uyuşturucu trafiğinden bahsetmeyeceğim. Her yıl 4 milyar dolar kaybediyoruz. Neden mi? Özelleştirilmiş veya kamu iktisadi teşekkülü şeklinde çalışan bu yerlerde yasaları uygulamakla yükümlü olanlar görevlerini yapmıyor. Türkiye’de kamu idarelerine olan güveni artırmak için hukukun üstünlüğünü yerleştirmek gerekir.
Geçen gün TCDD Haydarpaşa Limanı’nın içindeki gümrüklü depo için bir Kamu İktisadi Kurumu olan TCDD’nin Gümrük Kanunu uygulaması ile alakalı olan gümrüğe yazdığı cevabı gördüm. Gümrükler Genel Müdürlüğü ve TCDD Haydarpaşa’ya gümrüklü depo açmasına izin veren gümrük müdürlüğü, Gümrük Kanunu ve Danıştay’ımızın kararlarına uygun hareket edin diye yazı gönderiyor.
Ulaştırma Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı Hukuk Genel Müdürlüğü yazılarına Gümrük Kanunu’na ve Danıştay’ımızın kararlarına uyması gereken işletme biz kanuna uymuyoruz diye cevap veriyor. Aslında kendilerini tebrik etmem lazım. Çünkü gerçeği söylüyorlar. Uyuyormuş gibi, yapıyormuş gibi göstermiyor. Kuruluşumuzca değerlendirdik ve uymuyoruz diyorlar.
AB Gümrük Birliği için bazı kanunlarımızda istenen değişiklikleri yaptık. Ama gelin görün ki kendimiz bu yasalara uymuyoruz.
Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemeleri’nin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre, idarenin gecikmeksizin işlem tesisi etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Anayasanın ilgili maddesine baktım. İdare, idari yargı yerlerince verilen iptal ve yürütmenin durdurulması karalarının, gecikmeksizin uygulamak zorundadır diyor. Aksi halde görevini kötüye kullanmış olur. Bu görevi yerine getirmemesi ve kişilere zarar vermesi halinde yine suç oluşuyor.
Limanlardaki hukuksuzluğu eğlenerek izlerken, aynı zamanda çok şey de öğreniyorum.