Amerika ve AB ile ticari ilişkileri geliştirelim derken, Avrupa’nın ortasındaki iş fırsatlarını ıskalıyoruz. İsviçre’den bahsediyorum. Bu da nereden çıktı demeyin. 1965 yılından beri İsviçre’de yaşayan TİM Swiss Danışmanlık Şirketi Başkanı İlknur Timur ile konuşurken, öğrendiğim değerli bilgileri sanayicilerimiz ile paylaşmak istedim. Türkiye ile İsviçre arasındaki iş birliklerinin ve yatırımların artırılmak için sayısız iş ortaklığına imza atan Timur ile İsviçre pazarındaki fırsatları konuştuk.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİRDE DÜNYA 4’ÜNCÜSÜ

Dünya Bankası tarafından yapılan araştırmaya göre İsviçre, 2020 yılında yatırım yapılabilecek en iyi ülkeler listesinde ilk sırada yer aldı. Yatırım dünyasının incisi sayılan İsviçre Konfederasyonu 20 tam, 6 yarım kantondan oluşuyor. 8,5 milyonluk nüfusunun yüzde 25’ini yabancı uyruklu vatandaşlar oluşuyor. Ülkede yaşayan göçmenlerin yüzde 65’i AB ülkelerinden geliyor.

Gayri Safi Milli Hasılası ile dünyanın yaşam kalitesi ve refahı sunan ilk ülkeleri arasında yer alan İsviçre, IMF’nin 2019 yılı verilerine göre İsviçre’de 2020 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 750 milyar dolar civarındayken, kişi başına düşen gelir 87 bin dolar ile dünyada 4’üncü sırada yer alıyor. Gelir dağılımları ile İsviçre dünyada 2’nci ülke olarak kayıtlara geçiyor.

İsviçre’de hizmet sektörü lider durumda. İstihdamın ve millî gelirin dörtte üçü finans, bankacılık, sigorta ve turizm sektöründe. Sanayinin ekonomideki payı ise %20’lerde.

İsviçre’nin önde gelen ticaret ortakları arasında Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Çin, Fransa ve İtalya var. Ülkenin başlıca ihracat kalemleri arasında; altın, otomobil, petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar, diğer kabuklu meyveler (taze/kurutulmuş) ve ilaçlar yer alırken; başlıca ithalat kalemleri arasında altın, kimya sanayi ürünleri (ilaç, aşı, serum), saat, lif ve iplik üretim makineleri, sanayide hammadde olarak kullanılan koku veren maddelerin karışımları, ortopedik cihazlar, kırıklara mahsus cihazlar, işitme cihazları bulunuyor.

İsviçre’nin ithalat kalemleri ve tedarikçilerinin incelediğimizde; değerli metaller ve taşların yüzde 25, 1’lik oran ile toplam ithalatın çeyreğine denk geldiğini görüyoruz. Yine ihracat kalemlerinde ilk sırada yer alan ilaç ve kimyasal ürünler için İsviçre’nin toplam ihracat payından yüzde 18,4’lük kısmını bu alana, yüzde 11,82’lik payı ise makine teçhizat ve elektronik ürünlere ayırdığını gözlemliyoruz. İsviçre’nin ithalat tedarikçilerine baktığımızda ise yüzde 20,7 ile Almanya’nın ilk sırada, yüzde 9,5 ile İngiltere’nin ikinci sırada, yüzde 7,6 ile İtalya’nın üçüncü sırada yer alıyor.

İsviçre’nin ihracat kalemleri ve bu alandaki pazar payına bakıldığında da ilaç ve kimyasal ürünlerin yüzde 34,3, değerli metaller ve taşların yüzde 22,4, saat, mücevherat ve hassas aletlerin yüzde 16,3’lük oranlarla ilk sıralarda bulunuyor. İsviçre’nin ihracat pazarında ise yüzde 15,3 ile Almanya ilk sırada, 13,2 ile ABD ikinci sırada, 9,7 ile Çin üçüncü sırada yer alıyor.

TÜRKİYE İLE İSVİÇRE İLİŞKİLERİNE BİR GÖZ ATALIM

Türkiye’nin İsviçre’ye 1 milyar 40 milyon dolarlık ihracat, bununla birlikte 3 milyar 375 milyon dolarlık da ithalat yaptığını görüyoruz.

İki ülke arasında gerçekleştirilen yabancı yatırımların toplam tutarı ise Türkiye’deki İsviçre merkezli yatırımların toplamının 2 milyar 923 milyon dolar. İsviçre’deki Türk yatırımlarının toplamının ise 1 milyar 30 milyon dolar olduğunu ortaya çıkıyor. Ayrıca İsviçre’nin ithalat yaptığı ülkeler arasında Türkiye 20’nci sırada yer alıyor.

Türkiye’nin İsviçre’den ithal ettiği ürünler arasında öncelikli olarak altın, tıbbi malzemeler, kol ve cep saatleri, dokumaya elverişli elyaf, ortopedik cihazlar yer alıyor. Türkiye’nin İsviçre’ye ihraç ettiği ürünler arasında ise ilk sıralarda altın, binek otomobiller, kabuklu meyveler, alüminyum saclar, tıbbi malzemeler bulunuyor.

İsviçre’nin başarısını özetleyen ve bu güveni içine sığdıran “Made in Swiss” etiketi, üstüne işlendiği her paketin içindeki ürünü; verdiği yüksek kalite imajı, prestij, güven, sürdürülebilirlik algısıyla yukarıya taşımakta, üreticisine karlılık ve marka bilinirliği olarak geri döndüğünü vurgulayan Timur, Made in Swiss etiketi de herkes için ‘kalite ve prestiji’ ifade ettiğini söylüyor.

AB üyesi ülkelerin dünya çapındaki markalarına ait merkez ofisler İsviçre’de yer aldığını hatırlatan Timur “Gelirlerinin büyüklüğü bakımından İsviçre’ne yer alan çok uluslu şirketlerden bazıları arasında Glencore, Gunvor, Nestlé, Novartis, Hoff mann-La Roche, ABB, Mercuria Enerji Grubu, Adecco, UBS AG, Zürih Sigorta Grubu, Credit Suisse, Barry Callebaut, Swiss Re, Tetra Pak, Swatch Grup bulunuyor” diyor.

Timur, Türk firmaların İsviçre’nin know-how birikimini ortaklık yolu ile öğrenip, kendisine ve ülkemize katma değeri yüksek ürün imalatı ve ihracatında katkıda bulunacağına işaret ediyor.

AB üyesi olmamasına rağmen AB ülkeleri ile sıkı pozitif ilişkiler içinde. Öyle ki Euro Bölgesi’nin ortasında yer alan İsviçre’de en fazla yatırımı AB üyesi ülkeler yapıyor.

İSVİÇRE’DE YATIRIM YAPMAK İSTEYEN İŞ İNSANLARINA TÜRKİYE’NİN SUNDUĞU AVANTAJLAR

Timur, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın iş insanlarına sunduğu kolay destek ile yurtdışına yapılacak seyahatlerden fuar katılımlarına, yatırımlardan ihracata uzanan 14 farklı alanda destek sağladığını belirterek “Danışmanlık, iş seyahatleri, fuar harcamaları, sektörel ticaret heyeti, yeşil pasaport, yurtdışında şirket satın alımı, yurtdışında şirket satın alımına yönelik danışmanlık, reklam, marka tescil, fizibilite çalışması, marka bilinirliği araştırması, tercümanlık, belgelendirme, acente komisyon, yurtdışı marka satın alımı ve daha birçok konuda destek alınabilir. 30 yıllık tecrübesi ile yatırımcıların yanında olan TİM Swiss’in olarak, ürün/mal veya hizmetleriniz için kolay kredi imkanlarından yararlanmanızı, geliştirmenizi, vergi külfetini asgari seviyeye indirmenizi ve kârlılığınızı arttırmanızı sağlayabiliriz. Sektörel rapor hazırlanmasından şirket kurulumuna, fuar organizasyon desteğinden ziyaretlerin planlanmasına, finansal desteklerin sağlanmasından marka tescili ve patent başvurusuna, İsviçre’de ofis imkânı; avukat, müşavir, muhasebe, sekretarya birimi desteğinden konaklama-lojistik-tercümanlık hizmetleri gibi birbirinden farklı alanlarda sizlere hizmet sunuyoruz” diyor.

İsviçre ve Türkiye’deki İsviçre makamlarınca onaylı, bağımsız bir kuruluş olarak hizmet veren Timur aracı firma olmadıklarını özenle vurguluyor.

CAZİP VERGİ RAKAMLARI VE ÇİFTE VERGİLENDİRME SİSTEMİ VAR

İsviçre girişimcilere mali açıdan büyük avantaj sağlıyor. TİM Swiss Danışmanlık Şirketi Başkanı İlknur Timur, “Çifte vergilendirme, vergiye tabi bir gelirin birden fazla ülkede vergi konusu olması, aynı gelirin hem elde edildiği ülkede hem de geliri elde edenin yerleşik olduğu yerde vergilendirilmesi demek. Ülkeler bu istenilmeyen durumu ortadan kaldırmak amacıyla çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları yapıyor. Bu bağlamda Türkiye ile İsviçre arasında imzalanan ‘Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’ yatırımcıların her iki ülkede yatırımlarını maddi külfetten arındırılmış olarak sürdürmelerine olanak sunuyor” diyor.