Ticaretin zorlaştığı, rekabetin arttığı, salgın ile başlayan ekonomik krizin derinleştiği bugün, ülkeler ve şirketler ayakta kalmaya çalışıyor. Çarkların dönmesi, üretimin ve istihdamın azalmaması için teşvik paketleri açıklanıyor. Üretmeden büyümenin ve kalkınmanın bilincinde olan ülkeler özellikle teşvik verirken nokta atışı yapıyor. Üretici ve tüketici dengesini koruyor.

Türkiye’nin en iyi olduğu sektörlerden biri olan ev tekstili sektörü de pazarlardaki üstünlüğünü kaybetmemek için teknolojiye ve Ar-Ge ye sürekli yatırım yapıyor. Bunun meyveleri de görüyoruz.

Türkiye’den 200’e yakın ülkeye ev tekstili ihracatı yapılıyor. 2020 yılında 2,5 milyar dolarlık ev tekstili ihracatı yapıldı. İhracatın yüzde 36,3’ü Almanya, Birleşik Krallık ve ABD’ye gerçekleşti.

2020 yılı dünya geneli ev tekstili ihracatına baktığımızda geçen seneye göre yüzde14’lük bir azalışla 61 milyar 496 milyon dolar olarak gerçekleşti. İlgili sektördeki ihracatın yaklaşık yarısı Çin tarafından gerçekleştirilmekte olup 2020 yılında Çin’in ev tekstili sektöründe toplam ihracatı 30 milyar 401 milyon dolar gerçekleşti. Çin’i sırasıyla Hindistan, Pakistan, Türkiye ve Almanya takip ediyor.

Ev tekstili, Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sanayinin en temel alt gruplarından birisi. Özellikle ev tekstili denildiğinde dünya pazarlarında akla ilk gelen ülkelerden biri Türkiye. Sanayicimiz artık üretimden tanıtıma, kaliteden pazarlamaya kadar tüm alanlarda yüksek kaliteyi sunabiliyor. Türkiye rakiplerine göre daha kaliteli ve daha farklı, inovasyona dayalı ürünlerle rekabet gücünü arttırıyor.

Kilogram başına ihracat katma değeri 7,60 dolar

TİM verilerine göre, 2020 yılında Türkiye’nin ev tekstili sektörü ihracatı geçen seneye göre yüzde 4 azalış ile 2 milyar 490 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye’nin ev tekstili sektöründe en fazla ihracat gerçekleştirilen ülke 481 milyon dolar ile Almanya’dır. Almanya, Türkiye’nin ev tekstili ihracatında yüzde 19’luk paya sahiptir. Almanya’yı sırasıyla ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Hollanda takip ediyor.

2019 yılında 2 milyar 593 milyon dolar olan ev tekstili ihracatımız 2020 yılında tüm sıkıntılara rağmen 2 milyar 490 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Ev tekstili sektörü ve tekstil-hazır giyim sektörü birleştiğinde 2020 yılında toplam ihracatları 25 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye ev tekstili sektörü, toplam pazar büyüklüğü yaklaşık 65 milyar dolar olan dünya pazarından yüzde 4 pay alıyor. Sektörün 2020 yılı kilogram başına ortalama ihracat değeri de 7,60 dolar. İşte bu katma değerli üretimin en büyük göstergesi.

Çarklar dönmek zorunda

Üretim ve istihdamın merkezlerinden İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’ndeyiz. Bölgede 40’a yakın sektörde 35 bin iş yerinde üretim yapılıyor. 400 binin üstünde de kişi istihdam ediliyor.

AKHOME Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akkaya ile üretimi konuştuk. Aynı zamanda İkitelli Organize Sanayi İş İnsanları Derneği kurucu başkanı da olan Akkaya, sohbetimizin başında güzel bir haber veriyor. Kırklareli’nin Vize ilçesine bağlı olan Çakıllı beldesinde yeni bir üretim üssünün müjdesini veriyor. Yeşil mutabakata uygun olarak, tamamen çevreye saygılı, 600 bin metrekare alan üzerinde kurulacak yeni üretim bölgesinin kararı onaylanmış. 150’nin üzerinde iş insanı bölgede yerlerini almış. Bölgede bir yandan üretim yapılırken, bir yandan da mesleki eğitimlerin verileceği meslek okulu ve meslek hastanesinin de yapılması planlanıyor.

1985 yılında ev tekstili sektörüne adım atan Akkaya, üretim, ihracat ve pazarlama alanında yaptığı yatırımla sektöre damga vuruyor.

Akkaya “Dokuma ile baskıyı Denizli, Bursa ve Uşak’ta fason yapıyoruz. Sonra İstanbul’daki fabrikamızda üretiyoruz. Yorgan, yastık, nevresin, yatak örtüsü ihracatını yapıyoruz. Çakıllı ’da 50 bin metrekarelik bir fabrika projemiz var. Sonra daha büyüyüp entegre üretime yöneleceğiz. Üreteceğimiz ürünlerin Ar-Ge çalışmalarını da kendimiz yapıyoruz. Üretim iplikte başlıyor ve paketlenmeye kadar elimizden geçiyor. Kendi kumaşlarımızla kendi ürünlerimizi üretiyoruz. Şu anda en fazla kuzey Afrika’ya ihracat yapıyoruz. Afrika pazarı geleceği olan bir pazar. Rusya, Avrupa, ABD ve Türk Cumhuriyetleri’ne ihracatımız var. Doğru fiyatla, doğru pazara, kaliteli ürün yaparsanız iş oluyor. Ne üretirsem satılır devri bitti. Müşterinin talebine göre üretim yapmak gerekir. Pandemiden dolayı 3 yıldır fuar yapılamıyor. Sektör olarak 2022 de HOMETEKS adı altında fuarımızı yapacağız” diyor.

AKHOME Tekstil yatak odası kategorisinde battaniye, yatak örtüsü, nevresim takımları ve yastık modellerini sadece Türkiye’ye değil 40’ın üzerinde ülkeye ihracat yapıyor.

Güven, kalite ve istikrar

AKHOME Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akkaya, “Ev tekstil sektöründe rüştünü ispatlayan ve dünya pazarından pay almak isteyen ihracata yönelik üretime ve istihdama yatırıma yönelik çalışmalar yapıyoruz. Üç ana ilkemiz var. Kalite, güven ve istikrar. 40’ın üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz. Dünya markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. Yeni nesille ve yeniliklere ayak uydurarak dünya pazarından pay almak için çalışıyoruz. 1985’te ben bu firmayı kurduğumda manifaturacılık vardı. Ev tekstili diye bir sektör yoktu. O zaman hazır giyim de yoktu. Elbiseleri terziler dikerdi. Metreyle tül satılır, çarşaflar elde dikilirdi. 1990’lı yıllarda ev tekstili Türkiye’de bir büyüme kaydetti. Sonra Dünyanın dördüncü üreticisi olan bir sektör haline geldi. Türkiye dünyanın en büyük fuarını da yapmayı başardı. Çin, Hindistan ve Pakistan’dan sonra 4. büyük üreticiyiz” diyor.

Teknolojiyi yakından takip ettiklerini belirten Akkaya e ticaret ve e ihracat ile de dünyaya ürünlerini sattıklarını söylüyor. Akkaya, “Tasarım ön plana çıktı. Yüzlerce desen çalışıyoruz. Sürekli yenilenmeniz lazım. Müşteri öyle istiyor. Son yıllarda Türkiye’de artan üretimle ithalat azaldı. Üretim için ülkemize bir yöneliş var. Navlun fiyatları artında Türkiye’de üretim yapmak cazip hale geldi. Çinli sanayiciler bu konuda girişimlerde bulunuyor. Avrupa’ya yakınız. En büyük sıkıntıyı hammadde tedarikinde yaşıyoruz. Özellikle iplik konusunda, silikon, kâğıt, karton, ambalaj talebi arttı. Ürün sıkıntısı yaşıyoruz. Hiç vade yok, opsiyon yok, navlun yüksek. Türkiye üretim üssü olacak. Üretim durmadı ve sanayide çarklar döndü. Aranan eleman ve hammadde problemi var. Kapasite düşmedi ve eleman sıkıntısı var. Fiyatlarda da istikrar yok. Türkiye’de de istikrar varsa ve sanayici önünü görebiliyorsa ve yarının hesabını yapabiliyorsa önümüz açıktır. Yetişmiş personel sıkıntısı yaşıyoruz” diyor.