Remzi AKÇİN

Yönetim Kurul Başkanı 

I- GİRİŞ

Devletlerin oluştuğu tarihten bu yana var olagelen gümrük kavramının konusunu, tüccarların ülkeye soktukları veya ülkenin hükümranlık alanları kullanılarak yaptıkları ticaretten, ülkelerin pay alması oluşturmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, gümrük işleminden bahsedebilmek için bir eşya ticaretinin olması, bu ticaret sırasında eşyanın ithal veya ihracının ya da ülke içerisinde taşınmasının gerçekleştirilmesi ve kamu otoritesinin bu ticareti kontrol ederek gerektiğinde bu ticaretten vergi alması gerekir.

Yine gümrük işlemlerinin temelinde, eşyanın ülkeye giriş-çıkışı, gümrük işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve eşyanın depolanması için korunaklı alanların oluşturulması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu arındırılmış korunaklı alanlara, eşya ticaretiyle taraf olanlar dışında kimsenin girmesine izin verilmez. Ülkemiz uygulamasında gümrük sahaları olarak tanımlanan bu alanlar, giriş ve çıkışları gümrük muhafaza tarafından kontrol altında tutulan, gümrük denetlemesinden geçmemiş eşya ve kişilerin bulunduğu, gümrük denetimi için yapılmış alanlardır.

Diğer taraftan, zaman içerisinde gümrük işlemlerinin niteliği artmış, gümrük sadece vergi tahsil etmekten ibaret iken, iç üretimin korunmasından çevre ve insan sağlığına aykırı eşya ithalinin engellenmesine, kaçakçılığın önlenmesinden ülke güvenliğinin sağlanmasına kadar bir çok fonksiyonu üstlenmiştir.

Zaman içinde, gerek gümrük işlemlerin çeşitlenmesi gerek bu işlemlerinin yürütülmesinin bir uzmanlık noktasına evrilmesi gerekse ticaretin hacminin büyümesi nedenleriyle, gümrük işlemlerinin eşya sahibi yerine temsilci aracılığıyla gerçekleştirilmesi zorunluluğu doğmuştur.

 

II- TEMSİL

Gümrük işlemlerinin (gümrük beyannamesinin tescili, eşyadan numune alma, eşyanın muayenesi vb.) yürütülmesi konusunda işlem yapmak üzere bazı kişilerin yetkilendirilmesi ve yetkilendirilen bu kişilerin sistem üzerinden tanımlanmış olması gerekir. Belirtilen bu yetkilendirme ve yetkilendirilen kişilerin sisteme tanıtılması ve gümrük işlemlerinin bu kişiler tarafından yürütülmesi, gümrüklerde iş takibi olarak adlandırılır.

Gerçek kişiler, gümrük işlemlerini kendileri tarafından yapabilecekleri gibi temsilci aracılığıyla da yürütebilir. Gümrük işlemlerinin uzmanlık gerektirmesi, yapılan bir hatanın sonuçlarının çok ağır olabilmesi gibi nedenlerle, çoğu zaman gümrüklerde iş takibi temsilci aracılığıyla yürütülür.

Temsilcinin, başkasının adına ve hesabına hareket etmesine doğrudan temsil denir. Doğrudan temsilde, kendisine yetki verilmiş olan temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemin hüküm ve sonuçları işlemin yapıldığı andan itibaren doğrudan doğruya temsil olunana ait olur. Dolayısıyla, tüzel kişiliğin bünyesinde ortak veya çalışan sıfatını taşıyan kişi aracılığıyla doğrudan temsil gerçekleştirilir. Doğrudan temsilde, vergi ve idari para cezalarından temsil edilen sorumlu olur.

Dolaylı temsil ise, temsilcinin kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket etmesidir. Dolayısıyla, temsilci temsil edilenin bünyesinde değil, vekaletnameyle, yetkilendirilen kişidir. Bu nedenle, gümrük müşavirleri vekâletnameleri olmadıkça mal sahipleri adına beyanda bulunamazlar.

Doğrudan temsil, kişinin kendisi veya tüzel kişiliğin yürütme organı veya yetkilendirdiği çalışanı tarafından sağlanır. Bu nedenle de yapılan işlemin sonuçlarından bütünüyle temsil edilen sorumludur.

Dolaylı temsilde ise, temsil eden ile temsil edilen arasında bir iş akdi bulunmamaktadır. Kanun koyucu, dolaylı temsil edecek kişileri sınırlandırmış, yapılan işlemin nitelikli olması için bir meslek grubunu akredite etmiştir. Gümrüklerde iş takibinin doğrudan temsil yoluyla yapılması durumunda, temsilin kimler bir sınırlama bulunmamaktadır. Herkes doğrudan temsilci olabilir ancak, sadece gümrük müşavirleri dolaylı temsilci olabilir.

Gümrük müşavirleri bir şirket bünyesinde çalışarak doğrudan temsilci sıfatıyla da iş takip edebilir. Bununla birlikte, doğrudan temsilci olan müşavirin aynı zamanda dolaylı temsilci olarak faaliyet gösteremez.

 

III- NEDEN GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİNE İHTİYAÇ VAR?

Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması gümrük mevzuatı olduğu kadar, dış ticaret, vergi, kaçakçılıkla mücadele gibi çok farklı alanla ilgili mevzuat bilgisinin yanı sıra teknik bilgiye sahip olmayı da gerektirir. Örneğin; ithal edilmek istenilen eşyaya ilişkin vergilerin belirlenmesi için öncelikle eşyanın gümrük tarife istatistik pozisyonunun (G.T.İ.P.) bilinmesi gerekmektedir. Bu tespitin yapılabilmesi ise eşya hakkında teknik bilgiye sahip olmayı gerektirir. Eşyanın gümrük vergisinin tespiti için bile eşyanın tarifesinin doğru tespitinin yanı sıra İthalat Rejim Kararı eki doğru listedeki doğru sütunun tespit edilmesini gerektirir.

Niteliğine göre sadece bir kalem eşyanın ithalinde bile gümrük vergisi, ilave gümrük vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, dampinge karşı vergi, ek mali yükümlülük, kaynak kullanımı destekleme fonu gibi vergilerin bilinmesi ve hesaplanması gerekir. Bu itibarla, gümrük idaresinde dolaylı temsilci sıfatıyla iş takip eden meslek mensuplarının belli bir mesleki bilgiye ve meslek etiğine sahip olması beklenilmektedir.

Mali disiplinin gerçekleştirilmesi hedefinde vergi uygulamalarının başarısında serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlerin üstlendikleri misyonun aynısını, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun olarak yürütülmesi ve dış ticaret kaynaklı vergilerin doğru olarak tahsili hususlarında gümrük müşavirleri üstlenmiş bulunmaktadır. Bir taraftan dış ticaret alanında faaliyette bulunan firmalara danışmanlık hizmeti vermek, diğer taraftan işlemlerin gümrüklerde mevzuata uygun olarak yürütülmesini sağlamak yoluyla firmalar ile gümrükler arasında köprü vazifesi gören gümrük müşavirlerinin genel yaklaşımları ve bilgi birikimleri gümrük ve dış ticaret politikalarının başarısını doğrudan doğruya etkilemektedir.

 

Müşavirler, münhasıran gümrük idarelerinde dolaylı temsilci sıfatıyla iş takip etmek üzere yetkilendirilirler. Gümrük Kanunu gereğince dolaylı temsilci sıfatıyla hizmet veren gümrük müşaviri, kendi adına ancak başkasının hesabına hareket etmektedir. Bu nedenle gümrük müşavirleri, gümrük beyannamelerini beyan sahibi sıfatıyla imzalar, bu sıfatla gümrük veri sistemine erişir ve veri girişi yapar.

Özel hükümler saklı kalmak kaydıyla gümrüklerde iş takibi esas itibarıyla gümrük müşavirleri tarafından profesyonel hizmet anlayışıyla yerine getirilir. Bu unvanı kazanan kişilerin, gümrüklerdeki işlerin aksamadan, süratli olarak yapılabilmesi ve iş sahiplerini zarara sokmadan işlem tesis etmeleri için gerekli mevzuat bilgisi yanında bir disiplin içerisinde hareket etmeleri esastır. Dolayısıyla mesleğe girişte ve yetişme döneminden sonra, gerekli mevzuat bilgisi aranmakta, gümrüklerde çalışanların bu unvanla çalışmak istemeleri halinde tecrübe aranmaktadır.

Uygulamayı belirleyenin mevzuat bilgisi olması gerektiği dikkate alındığında, gümrük müşavirlerinin işlemlerini mevzuata uygun yapmaları, temsil ettikleri kişileri bu konuda bilgilendirmeleri ve yönlendirmeleri halinde gümrük işleri süratli bir şekilde yapılabilecek, iş sahipleri de azami faydayı sağlayan işlemi seçmiş olacaktır. Aksi takdirde işler sürüncemede kalabilir, bu da ilave masraflar getirebilir.

 

IV- NASIL GÜMRÜK MÜŞAVİRİ OLUNUR?

Gümrük müşavirleri, Gümrük Kanunu’nda belirtilen eğitim, staj, belli suçlardan ceza almamış olmak ve yapılan mesleki yeterlilik sınavında başarılı olmak gibi şartları taşıyan, kanundan aldıkları yetkiler çerçevesinde gümrük işlemlerinin yerine getirilmesinde ehliyet sahibi, mesleki yetkinliğe sahip meslek mensuplarıdır.

Gümrük müşavirinin mesleklerini verimli şekilde icra edebilmeleri için gerekli mevzuat bilgisine, eğitim ve disiplin konularında da aranılan şartlara sahip olmaları gerekir. Bunu sağlamak için, öncelikle, kamu haklarından mahrum olmama veya ceza ya da disiplin soruşturması sonucu memuriyetten çıkarılmamış olmak veya belirlenen suçlardan hüküm giymemiş olma şartları aranır.

Ayrıca, gümrük müşaviri olabilmek için; Gümrük Kanunu’nda yer alan fakülte ve yüksek okullardan mezun olmak; staj amacıyla bir gümrük müşavirinin yanında en az bir yıl çalışıp sınav sonucunda gümrük müşavir yardımcısı olduktan sonra, bu meslekte de en az iki yıl çalışıp gümrük müşavirliği sınavında başarılı olmak gerekir.

Gümrük müşavirliği sınavı ön eleme ve mesleki yeterlilik üzere iki aşamalı yapılır. Ön eleme sınavı Yükseköğretim Kurulu Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi veya sınav yapan diğer resmi kuruluşlar tarafından yapılır. Testlerin hazırlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi işlemleri sınavı yapan kuruluşlar tarafından, Ticaret Bakanlığı ile yapılacak protokol çerçevesinde yürütülür. Gümrük müşavirliği ön eleme sınavını kazanan adaylar, mesleki yeterliliği ölçmek amacıyla sözlü sınava tabi tutulur.

Gümrük müşavirliği ve gümrük müşavir yardımcılığı sınavları her yıl bir kez yapılmaktadır. Koşulları sınavın açıldığı yılbaşı itibariyle sağlamış olanlar, o yıl açılan gümrük müşavirliği sınavına müracaat edebilir.

Adaylar sınavlara en fazla üç kez girebilir.

 

V- GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ MESLEĞİNİN NİTELİĞİ

Gümrük müşavirliği esas itibarıyla, avukatlarda olduğu gibi serbest meslek olarak faaliyet gösterilen bir meslek koludur.

Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.

Serbest meslek mensubu ise; serbest meslek faaliyetini kendi nam ve hesabına, mutat meslek halinde ifa eden; avukat, doktor, diş hekimi, veteriner hekim, mimar, mühendis, müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir, yeminli mali müşavir, danışman, ressam, yazar, bestekar, kimyager, noter, öğretmen, artist, menajer, senarist, yönetmen, ebe, sünnetçi, arzuhalci, rehber ve sağlık memuru vb. kişilerdir.

Ancak günümüzdeki karmaşık mevzuat yapısı, işlem çeşitliliği, gümrük işlemlerinde istenen bilgilerin ve belgelerin çokluğu ve çeşitliliği, işlemlerin hatasız yürütülmesi için teknik altyapı zorunluluğu, gümrük müşavirliğinin özel hukuk tüzel kişiliği şeklinde faaliyet göstermesini zorunlu kılmaktadır. Gümrük Kanunu’na göre; gümrük müşavirliğinin bir özel hukuk tüzel kişiliği oluşturularak yürütülmesi halinde, gümrük müşavirlerinin kuracağı tüzel kişiliklere gümrük müşavir yardımcıları da ortak olabilirler. Ancak, gümrük müşaviri ve gümrük müşavir yardımcısı, birden fazla tüzel kişiliğe ortak olamaz.

 

VI- GÜMRÜK MÜŞAVİRİNİN MALİ SORUMLULUĞU

Gümrük müşavirliği, sorumluluğu oldukça ağır olan meslek gruplarından birisidir. Gümrük müşavirlerinin, yaptıkları işten dolayı hem eksik vergi ödenmesi durumunda eksik vergiden hem de bu vergi kaybından kaynaklanan para cezasından dolayı sorumluluğu vardır. Öte yandan, Kabahatler Kanunu’nun “iştirak” hükümleri nedeniyle yükümlüye uygulanan para cezasının aynısının gümrük müşavirine de uygulanması söz konusu olabilmektedir. Daha da önemlisi, sadece düzenlemiş olduğu beyanname nedeniyle gümrük müşavirinin her zaman kaçakçılık suçundan yargılanması olasılığı da söz konusudur.

Gümrük müşavirinin sorumluluğu bununla da sınırlı değildir. Aynı zamanda, yaptığı işlemler nedeniyle disiplin cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Mesleğini yapma yetkisi geçici veya sürekli olarak elinden alınabilir.

1- EKSİK ÖDENEN VERGİLERDEN SORUMLULUK

Esas itibarıyla eksik ödenen gümrük vergilerinden, yükümlü yani eşya sahibi sorumludur. Eşyanın ithalatından fayda sağlayan kişinin gümrük müşaviri değil ithalatçı olması nedeniyle sorumluluğun bu şekilde olması doğaldır. Ancak, eksik ödenen verginin mevzuata aykırı bir durumun varlığından kaynaklanması (örneğin; eşyanın vergiye esas niteliğinin yanlış veya kıymetinin gerçek ödenenden düşük beyan edilmesi) halinde, bu durumu bilen ve normal olarak bilmesi gereken gümrük müşaviri de vergilerden sorumludur. Bu doğrultuda Gümrük Kanunu; dolaylı temsilci sıfatıyla gümrük müşavirinin yükümlülüğünü, beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlandırılmıştır.

Gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasından önce, gümrüğe sunulan eşyanın incelenmesi veya bundan numune alınması yönünden ilgili ve yetkili kişilere izin verilmesi mümkündür. Bu hüküm doğrultusunda gümrük müşaviri, her zaman gümrük işlemlerini gerçekleştireceği eşyanın tarifesinin tespit edilmesi ve hazırlanacak beyannamenin içeriğinin doğru bir şekilde hazırlanması amacıyla eşyayı inceleme ve eşyadan numune alma hakkına sahiptir. Bu nedenle, müşavirin sorumluğunun çerçevesinin çizilmesinde müşavirin sahip olduğu bu yetki göz önünde bulundurulmaktadır. Diğer bir ifade ile eşyanın tarifesinin doğru olarak tespit edilmesi, gümrük müşavirinin mesleği icabı mutat olarak bilmesi gerektiği bir husus olarak değerlendirilmektedir. Ancak bu durumun uygulamada, eşyanın tarifesinin belirlenmesinde tereddüt edilmesi nedeniyle kullanıldığını, her işlemde böyle bir yola başvurmanın gümrük işlemlerini kilitleyeceğini de belirtmek gerekir.

Gümrük beyanında eşyanın tarifesinin belirlenmesinde esas görev gümrük müşavirine düşmektedir. Çünkü, tarifeyi, gümrük mevzuatını ve tarifenin yanlış beyanının sonuçlarını gümrük müşaviri eşya sahibinden daha iyi bilir. Ancak, tarife tespitine esas eşya tanımının ve niteliğinin yanlış veya eksik bildirilmesi durumunda, gümrük müşavirinin hatalı olduğunun öne sürülmesi, meslek mensubuna haksızlık yapıldığı anlamına gelir.

Aynı gümrük vergilerinin ödenmesinden birden çok yükümlünün sorumlu olduğu hallerde, gümrük vergilerinin tahsilinin sürüncemede kalmaması ve aynı zamanda hazine alacağının garanti edilmesi amacıyla, bu kişiler vergileri ödemekten müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmuşlardır. Dolayısıyla, vergilerin tamamının bu kişilerin her birinden istenmesi imkan dahilindedir. Vergilerin herhangi birinden tahsil edilmesi halinde ise diğerlerinin yükümlülüğü ortadan kalkar.

Müşterek sorumluluk, verginin tamamen ödenene kadar tüm sorumluların sorumluluğunun devam ettiği durumdur. Sorumlulardan birinin veya birkaçının vergilerin bir kısmını ödemesi, o kişiler için vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmamaktadır. Ne zaman ki verginin tamamı ödenir, bu vergiyle ilgili yükümlülerin tümünün yükümlülüğü sona erer.

Müteselsil sorumluluk ise, tüm sorumluların vergi karşısında peşi sıra sorumlu olması anlamına gelir. Müteselsil sorumlulukta yükümlüler arasında bir sıralama vardır; asıl yükümlüye başvurulmadan ikincil nitelikteki sorumlu veya sorumlulara başvurulmaz. Vergi alacağının kalan kısmının tamamı, yükümlülerden herhangi birinden alınabilir. Bir yükümlüden alınamayan vergi alacağı sıralamadaki diğerinden alınabilir ta ki, kamu alacağının tamamı ödenene kadar.

Gümrük müşavirliğinin tüzel kişilik olarak yürütüldüğü durumlarda beyannameyi imzalayanın vergi kaybına neden olduğu durumu bildiği ve bilmesi gerektiği hallerde ortakların şirketle birlikte müteselsilen sorumlukları söz konusudur.

Asıl vergi yükümlüsü, eşya sahibi yani ithalatçıdır. Gümrük müşavirinin sorumluluğu, asıl borçludan verginin alınamaması durumunda başlar. Bu nedenle aynı vergi alacağının hem yükümlüye hem de gümrük müşavirine aynı tarihte tebliğ edilmesi doğru bir uygulama değildir.

2- PARA CEZALARINDAN SORUMLULUK

Gümrük para cezalarının yükümlüsü, yerine göre antrepo işleticisi, nakliyeci, gemi kaptanı, gemi veya uçak acentesi olabilmekle birlikte, genellikle rejim beyanında bulunan beyan sahibidir. Beyanname konusu eşya üzerinde tasarruf yetkisi bulunan kişi para cezasının da sorumlusudur.

Gümrük müşavirinin muhatap olacağı cezalar genellikle imzaladığı gümrük beyannamesi ile ilgilidir. Gümrük rejimlerinde ise; ceza beyan sahibine yönelik düzenlendiği için normal şartlarda gümrük müşaviri için ceza uygulanmaması gerekir. Bununla birlikte, cezayı gerektirir fiile gümrük müşavirinin iştirakinin olması durumunda, aynı cezanın gümrük müşavirine de kesilmesi gündeme gelecektir. Çünkü, Kabahatler Kanunu gereğince; “Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idarî para cezası…” verilmektedir.

Gümrük Kanunu’nda yer alan para cezalarının uygulanmasında kasıt unsuru aranmamaktadır. Örneğin; gümrük beyanında cezayı gerektirir bir eylemin olması halinde, beyan sahibi bu ceza gerektiren kabahati bilerek mi işledi yoksa farkında olmadan mı bu beyanda bulundu araştırması yapılmaz. Cezai durumun gerçekleşmiş olması, ceza kararının düzenlenmesi için yeterli sebeptir.

Bununla birlikte, iştirakle ilgili Kabahatler Kanunu düzenlemesi; “Kabahate iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Kabahatin işlenişine iştirak eden kişi hakkında, diğerlerinin sorumlu olup olmadığı göz önünde bulundurulmaksızın idarî para cezası verilir.” şeklindedir. İştirak nedeniyle ceza düzenlenebilmesi için, beyan sahibinden farklı olarak, iştirak edenin kasıt unsurunun ortaya konması gerekir. Bilindiği üzere kastın varlığının ölçüsü, failin ceza gerektiren eylemi kendi iradesi ile işlemesi yani bilmesi veya kişinin üstlendiği konum itibariyle bu durumu normal olarak bilmesi gerekmesi halidir.

Diğer taraftan, Kabahatler Kanunu gereğince, ceza kararının gerekçeli alınması zorunludur. Kabahate iştirak nedeniyle ceza kesilmesi halinde, iştirakin hangi nedenle oluştuğu ve failin bunu niçin bildiği veya bilmesi gerektiği konularının ceza kararında yer alması gerekir. Beyan sahibine düzenlenen ceza kararının aynısının iştirak nedeniyle gümrük müşavirine de düzenlenmesi Kabahatler Kanunu’na aykırı bir işlemdir.

Ayrıca, beyannamede imzası bulunan kişilerin cezai hükümlerin uygulanması açısından beyannamede belirtilen bilgiler ile beyannameye ekli belgelerin doğruluğu ve ilgili rejimin gerektirdiği bütün yükümlülüklere uyulmasından sorumlu olduğu, doğrudan temsil durumunda bu sorumluluk adına hareket edilenlere ait olduğu Gümrük Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeler ile gümrük müşavirlerinin genel cezai sorumluluğuna açıkça vurgu yapılmaktadır. Bu nedenle, dolaylı temsil durumunda beyandan kaynaklanan cezai sorumluluktan hesabına beyanda bulunulanlarla birlikte gümrük müşavirlerinin de sorumlu olacağı anlaşılmaktadır.

Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Kabahatler Kanunu gereğince, şartların oluşması halinde, Gümrük Kanunu’nda yer alan para cezaları, aynı zamanda gümrük müşavirine de uygulanabilir.

3- GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ ŞİRKETLERİNİN SORUMLULUĞU

Gümrük Kanunu gereğince, gümrük müşavirliğinin bir tüzel kişilik olması halinde, gümrük beyannamesi veya beyanname kabul edilen diğer belgeler üzerine imzasını atmış olanların vergi kaybına neden olan durumu bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde, bunlar gümrük idaresine karşı bağlı bulundukları tüzel kişilikle birlikte müteselsilen sorumlu olurlar. Bu hallerde, işlemi yapan kişi ile birlikte tüzel kişilik de gümrük idaresince alınan vergiler ve verilen para cezaları yönünden müteselsilen sorumludur.

Dolayısıyla, kamu alacaklarının tahsili açısından hem gümrük müşavirin hem de gümrük müşavirinin çalıştığı gümrük müşavirliği şirketinin mali sorumluluğu bulunmaktadır.

4- ADLİ VE İDARİ CEZA SORUMLULUĞU

Gümrük Kanunu’na göre, gümrük müşavirleri ve gümrük müşavir yardımcıları, görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı fiillerinin niteliğine göre Türk Ceza Kanunu’nun devlet memurlarına ait hükümleri uyarınca cezalandırılır.

Gümrük müşavirlerinin mesleğinin yürütülmesi sırasında meydana gelen kusurlu, hatalı davranış veya ihmallerine ilişkin olarak gümrük müşavirliği hizmetlerinin güvenilir ve nitelikli olarak yürütülmesi amacıyla Gümrük Kanunu uyarınca disiplin cezaları uygulanır.

Gümrük müşavirliği mesleğinin vakar ve onuruna aykırı fiil ve hareketlerde bulunanlarla, görevlerini yapmayan veya kusurlu olarak yapan ya da görevinin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunan meslek mensupları hakkında, durumun niteliği ve ağırlık derecesine göre uyarma, kınama, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma ve meslekten çıkarma cezaları düzenlenmiştir.

Uyarma ve kınama cezaları gümrük ve dış ticaret bölge müdürü, geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezası Ticaret Bakanlığı Merkez Disiplin Kurulu, meslekten çıkarma cezası ise Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilmektedir. Kurullar disiplin cezalarını, gümrük müşavirlerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile disiplin cezasının düzenlendiği Kanun hükümleri göz önünde bulundurmak suretiyle tespit etmektedirler.

Sonuç olarak, gümrük işlemlerinin yürütülmesine yönelik gümrük belgelerin hazırlanmasında, eşyanın ithalatının ve ihracatının gerçekleştirilmesinde vaz geçilemez bir zincir olan gümrük müşaviri, aynı zamanda hizmet verdiği sektör itibariyle bilgi birikimini kullanarak dış ticaretçilerin önünü açmaktadır.