Tedarik zinciri krizinin etkilerinin azaltılması için yeni tedarik zinciri modellerinin geliştirilmesine ihtiyaç olduğu açık. Özellikle lojistik maliyetlerinin azaltılmasını teminen lojistik sektörünün finansman maliyetlerinin azaltılması önem arz ediyor. Öte yandan lojistik sektörünün de özellikle konteyner tedarikinde yaşanan sıkıntıdan ders çıkarması ve yeni iş modelleri geliştirmesi zorunluluk halini alıyor.

Küresel pandeminin etkisiyle dünya ekonomisi 2020 yılında yüzde 3,5 oranında küçüldü. Söz konusu küçülmenin kümülatif gelir kaybınınyaklaşık 10 trilyon USD olduğu tahmin ediliyor. Aynı dönemde ülkemiz ise yüzde 1,8 oranında büyümeyi başarabildi. Salgının etkilerinin de azalmasıyla birlikte hızlı bir toparlanma sürecine giren dünya ekonomisinin 2021 yılında yüzde 5,3, 2022 yılında ise yüzde 3,6 oranında büyümesi bekleniyor. Salgın sonrası dönemde ülkemizde de çok hızlı bir toparlanma süreci yaşanıyor. Salgın döneminde küresel mal ve hizmet ticareti yüzde 5,6 oranında daralırken ülkemizde de benzer bir daralma yaşandı. 2021 yılında hızlı bir toparlanma sürecine giren ihracatımızın önümüzdeki yılda artışına devam etmesi ve yaşanan kayıpların hızlı bir şekilde telafi edilmesi öngörülüyor. Salgının küresel ticaret üzerindeki olumsuz etkisi azalırken, bu dönemde tedarik zincirinde yaşanan kırılmanın aynı hızla telafi edildiğini söylemek oldukça zor. Lojistik maliyetlerinde salgın sonrasında beklenen düşüş yaşanmadığı gibi; maliyet artışlarının kalıcı bir hale dönüştüğünü bile söylemek artık mümkün gibi görünüyor. Özellikle salgın döneminde salgının etkisini azaltmak amacıyla hükümetlerin izlemiş olduğu genişletici para politikalarının bir sonucu olarak küresel bir enflasyondan bahsetmek mümkün... Ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkelerde daha belirgin olan bu enflasyonist trend, maliyetlerin aşağı yönlü seyretmesini baskılayan önemli unsurlardan birisi olarak görünüyor. Öte yandan pandemiyle birlikte yaşanan önemli kırılmalardan birinin konteyner arz ve talep dengesinde yaşanan sapma olduğunu biliyoruz. Dünya ticaretinin yüzde 80 gibi önemli bir oranının deniz yoluyla yapıldığı dikkate alındığında, konteyner tedarikinde yaşanan sorunun küresel ticaret üzerinde doğrudan etkili olduğu ifade edilebilir. Bu durum sadece navlun fiyatlarına olumsuz yansımamakta, özellikle justin time modeliyle üretim yapan bütün firmaların tedarik zincirinde önemli aksamaların meydana gelmesine de vesile oluyor. Konteyner tedarikinde
yaşanan sorunun postpandemi dönemde de bir süre etkisini devam ettireceğini öngörmek mümkün...

KONTEYNER SORUNUNA ÜRETİMDE ÇİP KRİZİ DE EKLENDİ

Konteyner fiyatlarında meydana gelen artışın şoklarına henüz uyum sağlanmaya çalışılırken, günlük hayatımızın parçası haline gelen birçok elektronik ürünün imalatında kullanılan çip arzında ortaya çıkan
daralmanın bir sonucu olarak, çok sayıda ürünün imalatına ara verilmek zorunda kalındı. Bu gelişmeler sonrasında üretim bantlarının durmasına sebep olan çip arz şokunun bir süre daha etkisini devam ettireceği anlaşılıyor. Diğer taraftan ülkemiz özelinde enflasyon oranlarına paralel bir şekilde artışa geçen faiz oranları dış ticaretin finansmanı maliyetlerini önemli ölçüde artmasına sebep oldu. Döviz kurlarındaki oynaklığının yaratmış olduğu belirsizlik ortamı, öngörülebilirliği azaltmak suretiyle finansal risk unsuru olarak maliyet baskısı oluşturuyor. Bu durum lojistik sektöründe işletme maliyetlerinin önemli ölçüde yükselmesine yol açıyor.

Pandemiyle beraber hiç olmadığı kadar küresel seviyede birçok tarife dışı önlemin yürürlüğe girdiği görülüyor. Birçok ülke pandemiyle mücadele kapsamında dış ticaret üzerinde ihracat kısıtlamaları vb. diğer diğer giriş engelleri gibi birçok tarife dışı önlem koymak suretiyle küresel ticaretin yavaşlamasına sebep oluyor. Pandemi süresince yaşanan genişletici para politikası uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan küresel enflasyonist baskı ve bunun bir sonucu olarak gelişmekte olan ülkelerde belirgin bir şekilde yükselen faiz oranlarının dış ticaretin finansmanında yarattığı olumsuz etki; konteyner ve çip tedarikinde yaşanan sorunlar ile her gün bir yenisi eklenen tarife dışı önlemler bir arada değerlendirildiğinde dünyanın önemli bir tedarik zinciri kriziyle karşı karşıya olduğunu söylemek mümkün... Bu tedarik zinciri krizinin ülkemizi teğet geçmesi söz konusu değildi. Bu krizin etkilerinin azaltılması için yeni tedarik zinciri modellerinin geliştirilmesine ihtiyaç olduğu açık. Özellikle lojistik maliyetlerinin azaltılmasını teminen lojistik sektörünün finansman maliyetlerinin azaltılması önem arz ediyor. Öte yandan lojistik sektörünün de özellikle konteyner tedarikinde yaşanan sıkıntıdan ders çıkarması ve yeni iş modelleri geliştirmesi zorunluluk halini alıyor.