Halil İbrahim ŞAHİN

İthalat Koordinatörü

İthal eşyasının gümrük kıymeti 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 23 ila 31 inci maddeleri ile Gümrük Yönetmeliği’nin 43 ila 57 inci maddelerinde düzenlenmiştir.

Günümüzde ithal işlemleri esnasında gümrük vergilerinin ödenmesi aşamasında eksik vergi ödenmemesi açısından ithal edilen eşyaya ait iki türlü vergi matrahı ile karşılaşmaktayız. Bunların biri Gümrük Vergisinin matrahını oluşturan CIF kıymet (FOB + Navlun + Sigorta + Yurt dışına yapılan giderler) olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir diğeri de Katma Değer Vergisi Kanunun 21 inci maddesine göre oluşan matrahtır. Buna göre, beyannamenin tescil tarihine kadar yapılan tüm giderler KDV matrahına dahil edildiğinden, beyannamenin tescil tarihine kadar yapılan vergilendirilmeyen antrepo, ardiye, tahmil, tahliye gibi masraflar da KDV matrahına eklenmek durumundadır.

Gümrük mevzuatına göre, eşyanın gümrük kıymeti, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla belirlenen kıymettir. İthal eşyasının gümrük kıymeti, eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta Gümrük Kanunun 27 inci maddesinde belirtilen kıymete ilave edilecek unsurlar ile 28 inci maddesinde bulunan kıymete dahil edilmeyecek unsurlara göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır.

Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının, satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır.  Bu fiyat, ithal eşyasının satış koşulu olarak, alıcının satıcıya veya satıcının bir yükümlülüğünü karşılamak üzere üçüncü bir kişiye yaptığı veya yapacağı tüm ödemeleri kapsar.  Ödemeler, para transferi şeklinde olabileceği gibi, akreditif veya ciro edilebilir bir kıymetli evrak kullanılarak ya da doğrudan veya dolaylı yapılabilir.

Kanunun 27 inci maddesine istinaden gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına ithal eşyası için Türkiye’deki giriş liman veya yerine kadar yapılan nakliye ve sigorta giderleri ile eşyanın giriş liman veya yerine kadar nakliyesi ile ilgili olarak yapılan yükleme ve elleçleme giderleri ilave edilmektedir.

Ancak, Kanunun 28 inci maddesinde eşyanın, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi ile Türkiye'nin anlaşmalarla dahil olduğu gümrük birliği gümrük bölgelerine giriş yerine varışından sonra yapılan nakliye ve sigorta giderlerinin ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatından ayırt edilebilmeleri koşuluyla gümrük kıymetine dahil edilmemesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 

Uygulamada, eşyanın Türkiye’nin anlaşmalarla dahil olduğu Gümrük Birliği Gümrük Bölgesi ile diğer ülkeler arasında yapılan nakliye ve sigorta giderlerinin ayırt edilmesinin pek mümkün olmaması nedeniyle, bu giderler bir bütün olarak değerlendirilerek, gümrük kıymetine dahil edilmektedir. Bunun sonucu olarak, eşyanın KDV matrahında da  artış meydana gelmektedir. Tüm bunların yanı sıra, ithal ülkesinde alınan ilave posta ücretleri hariç olmak üzere, eşyanın teslim yerine kadar alınan tüm posta ücretleri gümrük kıymetine dahil edilmektedir.

Konuya 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu açısından da yaklaşmakta yarar vardır. Anılan Kanunun 21 inci maddesinde matrah unsurları sayılmıştır.

Buna göre:

  1. a) İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,
  2. b) İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,
  3. c) Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler,

Vergi matrahına dahil edilmektedir.

Bu bakımdan, ithalatta alınan KDV için eşyanın CIF kıymeti matrahın ana unsurunu oluşturmaktadır. Buna ilaveten CIF kıymet üzerinden ithalat esnasında ödenen vergi, resim ve fonlar ile yurtiçinde veya yurtdışında ithal eşyası için yapılan ve sadece KDV matrahına giren (yükleme, tahliye, ardiye ücret, liman hizmetleri, demuraj ücreti, satın alma komisyonu, tahlil ve kontrol giderleri gibi) harcama kalemleri de matraha dahil edilmektedir.

Geçici depolama yerleri, gümrük antrepoları ve gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalara ödenen  ardiye ücretleri ile terminal hizmetleri için yapılan ödemeler de dahil olmak üzere gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan tüm harcamaların KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir.

Bu arada, gümrük vergi matrahını ve KDV matrahını etkileyen sürastarya (demuraj) ücretlerinin de unutulmaması gerekmektedir. Bu ücret denizyolu ile yapılan taşımalarda geminin yükleme/boşaltma limanında, taşıma sözleşmesi kapsamında yükleme/boşaltma için beklemek zorunda olduğu süreden fazla beklemesi nedeniyle ödenen ücreti ifade etmektedir. Geminin limana yanaşmasından sonra oluşan bu sürastarya (demuraj) ücretlerin de KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir.

Normal şartlar altında, KDV matrahına girmesi gereken bir unsurun gümrük kıymetine dahil edilmesi sonucunda vergi kaybının oluşmayacağı, hatta bazı durumlarda fazladan gümrük vergisi ödenmiş olacağı değerlendirilmektedir.Örneğin liman masraflarının, navlun gideri olarak beyan edildiğini kabul edersek, bazı nakliye şirketlerince navlun, tahmil, tahliye vs. hizmetler ayrı ayrı kalem şeklinde tek bir faturada gönderildiğinden dolayı, bu tutarların tamamının KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak fiili ithali gerçekleştirilen eşyanın KDV matrahının doğru beyan edilebilmesi için beyannamenin tescil tarihine kadar yapılan ve faturasında KDV’nin tahakkuk ettirilmediği işlemler de anılan harcamaların serbest dolaşıma giriş beyannamesinde “yurt içi gider” adı altında KDV matrahına dahil edilmesi gerekmektedir.

Bu giderlerin çok iyi araştırılması, hizmetin beyannamenin tescilinden  önce mi yoksa sonra mı oluştuğu irdelenmelidir. Aksi takdirde bu hizmet karşılığı ücretlerden kaynaklı olarak idari para cezaları ile karşılaşılması kaçınılmaz olmaktadır.

 

 

 

KAYNAKÇA:

  • 4458 Sayılı Gümrük Kanunu
  • Gümrük yönetmeliği
  • 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

 

SORU VE CEVAPLAR

 

Soru 1. Beyannamenin tescil tarihinden sonraki tarihi kapsayan örneğin İzmir limanından fabrikaya konteyner ile birlikte gönderilen eşyanın demuraj faturasındaki gider KDV matrahına girer mi ?

Cevap : Bu demuraj ödemesi KDV matrahına girmez.

Soru 2. Eşyaların tahliyesi esnasında beyanname tescili tarihinden önce ekstra bir vinç gideri ödenmiş ise KDV matrahına girer mi ?

Cevap : Beyanname tescil tarihinden önce olduğu için KDV Matrahına girer.

Soru 3. İthal edilen eşya ile ilgili olarak elleçleme yapılmış ise bu hizmet bedeli KDV matrahına eklenmeli midir?

Cevap : Elleçleme faturası tescil tarihinden önce ise KDV matrahına girer, tescil tarihinden sonra ise matraha dahil edilmez.

Soru 4. Gümrük kıymetine ilave edilmesi gereken taşıma bedelinin EURO cinsinden beyan edilmesi gerekirken sehven TL olarak beyan edilmesi halinde cezai işlem ile karşılaşılması mümkün müdür?

Cevap : Böyle bir yanlışlıkta cezai işlem ile karşılaşılması olasılığı yüksektir.

Soru 5. Gümrük antreposu ve geçici depolama yerlerinde verilen depolama hizmetlerinin faturasında Katma Değer Vergisi uygulanmadan tahakkuk ettirilmemesinin kanuni dayanağı nedir?

Cevap :  Bu hizmetler 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının (o) bendine istinaden KDV’den istisna tutulmuştur.