Kararın Konusu
AYM’ye taşınan hüküm şu ifadeyi içeriyordu:
“...ikincil düzenlemelerle getirilen hükümlere aykırı
hareket edenlere...” usulsüzlük cezası uygulanır.
Buradaki sorun:
Kanunda hangi fiillerin cezalandırılacağı açıkça yazılmadan, yönetmelik,
tebliğ, genelge gibi “ikincil düzenlemelere” bırakılmasıdır.
Mahkeme bunu Anayasa’nın:
- 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi,
- maddesindeki “suçta ve
cezada kanunilik” ilkesine
aykırı bulmuştur.
AYM’nin Temel Gerekçesi
Mahkeme özellikle şu noktaları vurguluyor:
1. Ceza doğuran fiil açık olmalı
Bir kişinin:
- hangi davranışının,
- hangi yaptırımı
doğuracağını
önceden öngörebilmesi gerekir.
Kanun bunu net yazmalıdır.
AYM’ye göre:
“ikincil düzenlemelere aykırılık” gibi genel bir ifade yeterli değildir.
2. İdareye sınırsız alan bırakılamaz
Kararda çok önemli bir tespit var:
Kanun;
- hangi alanın
düzenleneceğini,
- hangi fiillerin
yaptırıma bağlanacağını,
- sınırların ne olduğunu
belirlemelidir.
Burada ise yönetmelik/tebliğ ile yeni ceza alanı
oluşturulmasına imkan tanındığı değerlendirilmiştir.
3. Gümrük işlemleri teknik alan olsa bile sınırsız yetki
verilemez
AYM teknik ve dinamik alanlarda idareye belli ölçüde
düzenleme yetkisi verilebileceğini kabul ediyor.
Ancak burada:
- ceza doğuran fiilin
çerçevesi,
- hangi ihlalin usulsüzlük
sayılacağı
kanunda yeterince belirlenmediği için iptal kararı
verilmiştir.
AYM iki ifadeyi iptal etti:
- “ikincil düzenlemelerle
getirilen hükümlere”
- “ve bu Kanunda tanınan yetkilere dayanılarak çıkarılan”