BİR BİLENE SORDUK

DİJİTAL GÜMRÜKLEMENİN BİLGİ KRİTİĞİ

Abdullah ÖZGÜR

UGM İç Denetçisi

DİJİTAL GÜMRÜKLEMENİN BİLGİ KRİTİĞİ

Dış ticarete konu edilen eşyanın gümrük beyanında “dijital yazılımlar üzerinden hibrit gümrükleme” modeli, Ticaret Bakanlığı projesi ile fiilen uygulayamaya alındı. Operasyonel verimlilik ilkesi altında “dijital teknolojilerin etkin kullanımı yapay zeka ve blockchain uygulamaları ile yeni iş modellemeleri üzerinden” dış ticaret hizmetleri, çağın gereklerine en hızlı uyumu sağlayan sektörlerdendir. Kadim Antik Yunan felsefesinin “değişmeyen tek şey değişimdir” söyleminin günümüzde bir yönüyle de “dijitalleşebilen her şey dijitalleşecektir” söylemine evrildiğini ifade edebiliriz.

Yapay zeka konusundaki en yaygın efsane “kurumsal yapay zekanın çalışması için insan gücü gerekmediği” yanlışlığıdır. Yapay zekanın değeri, “insanların olanaklarını artırmasında ve çalışanların daha stratejik görevler için müsait olmasını sağlamakta” yatar. Dahası, “yapay zekanın doğru bilgileri alabilmesi ve doğru şekilde çalışabilmesi için” insanlar gereklidir.

Bilgi birikiminin hızlı gelişimi beraberinde “gerekli bilginin değerini de” öne çıkarmaktadır. “İhtiyaç duyulan bilgiyi araştırmak, öğrenmek ve merak etmek” insanlığın öne çıkan özelliğidir. Gelişen teknolojiyle internette gezinen bilgilerin doğruluğu da sorgulanmaya başlanır olmuştur. Dijital dünyadaki bilgi havuzundan “ihtiyacımız olanın belirlenmesi ve bunun saklanması adına” kullanıcı dostu tekniklerin gelişimi devam etmektedir.

 

BİLGİNİN KAYIT SİSTEMİNE GEÇİŞ SÜRECİ…

Yazının bulunmasıyla biriken bilginin kayıt sistemine “kil tablet, papirüs, parşömenden başlayarak” yol aldığı süreç; matbaanın bulunmasıyla birlikte bilginin geniş kitlelere ulaşabildiği “basılı materyallerin artması ve ucuzlaması sonucu” genel eğitimin de yaygınlaşmasıyla “sanayi devrimi, bilgi toplumu olarak” devam etmektedir. 

 

BİRÇOK MEDENİYET KRİPTOLOJİYİ KULANDI

Herhangi bir mekanik parçası olmayan diskler piyasaya çıkarak bulut teknolojisi hayatımıza girmiştir. Bulut “bir veri saklama ve aktarma aracı olup” verinin hızlı bir şekilde aktarılmasını sağlamaktadır. Verinin herkes tarafından görülmesini engelleme ihtiyacı, kriptoloji bilimini de dijitalleştirmiştir. Kriptoloji “gizlilik bilimi olup” tarih boyunca birçok medeniyet tarafından kullanılmıştır. Günümüzde ise cep telefonunun açılışında, işyerimize girerken kimlik kartımızı okutmamızda ve arabamızın kapısının kilidini açmamızda kriptolojinin izlerini görmekteyiz. Güçlü şifreleme (kriptografi) teknikleri blockchainin temelidir.

 

BEYAN BİLGİLERİ YAZILIM ÇALIŞMALARI…

Teknolojinin bilgi bilişim sektöründeki gelişimi hemen her gün bizleri şaşırtmaya devam etmektedir. E-devlet uygulamalarının hayatımıza getirdiği kolaylıkları memnuniyetle kullanmaktayız. Ticari hayata ilişkin işlemlerde de bankacılık alanındaki işlem hızları kullanıcıların günlük yaşamına kolaylıklar getirmektedir. Bilişim sektöründeki gelişmeler bankadan devlet dairelerine kadar hizmet sektöründe de inanılmaz gelişmeler kaydetmektedir. Bu anlamda gerek bankacılık ve gerekse devlet birimleri ile yakın ilişki içinde olan ve hizmet sektörünün dinamik bir unsuru olan gümrükleme sektöründe de “beyan bilgilerinin yazılım çalışmaları” yapay zeka uygulamaları ile çeşitlenerek devam etmektedir.

 

YAPAY ZEKAYLA “GÜÇLENDİRİLMİŞ DÜŞÜNCE VE VERİ ANALİZİ”

Yapay zeka “yazılım aracılığı ile zeki canlılara benzer şekilde işler yerine getirme kabiliyeti olan makine” anlamına gelmektedir. “İnsan zekasını taklit eden ve topladıkları bilgilere göre yinelemeli olarak kendilerini iyileştirebilen” sistemlerdir. Bu akıllı makineler üzerinden “güçlendirilmiş düşünce ve veri analizi” yapılabilmektedir. Üst seviye işleve sahip insan benzeri robotların dünyayı ele geçirmesine ilişkin medyaya yansıyan görüntülerin aksine; “yapay zekanın amacının insanların yerini almak olmadığı” ifade edilmektedir. Hedeflenen  “yazılım yolu ile insan yeteneklerini belirgin şekilde geliştirmek” ve bunlara katkıda bulunmaktır. Bu nedenle “ekonomik yönden oldukça değerli” bir varlığa dönüşmüştür. 

 

ŞİRKETLERİN YAPAY ZEKAYI KULLANMA AMAÇLARI…

Harvard Business Review'a göre şirketler yapay zekayı temel olarak şu amaçlarla kullanıyor:

-Güvenlik ihlallerini tespit etmek ve engellemek (yüzde 44).

-Kullanıcıların teknolojiye ilişkin sorunlarını çözmek (yüzde 41).

-Üretim yönetimi çalışmalarını azaltmak (yüzde 34).

-Onaylanmış satıcıların kullanımında şirket içi uyumu ölçmek (yüzde 34).

 

Her başarılı oluşumla ortaya çıkan efsaneler yapay zeka için de gelişmedi mi? “Yapay zekanın halihazırda sahip olmadığı olağanüstü başarıların da” gündemde tutulmaya çalışıldığını ifade etmek isteriz. Yapay zeka konusundaki en yaygın efsane ise “kurumsal yapay zekanın çalışması için insan gücü gerekmediği” yanlışlığıdır. Yapay zekanın değeri, “insanların olanaklarını artırmasında ve çalışanların daha stratejik görevler için müsait olmasını sağlamakta” yatar. Dahası, “yapay zekanın doğru bilgileri alabilmesi ve doğru şekilde çalışabilmesi için” insanlar gereklidir. Sistemin çalışması akıllı verileri gerekli kılmaktadır. Yapay zekadan işle ilgili en etkili sonuçları elde etmek için verilerin “yüksek kaliteli, güncel, alakalı ve zenginleştirilmiş” olması gerekmektedir.

 

YAPAY ZEKADAN AZAMİ FAYDALANABİLMEK İÇİN…

Yapay zeka konusu açılmışken bundan en iyi şekilde faydalanılabilmesi için “öncelikle gelir ve maliyetler üzerinde en büyük ve en hızlı etkiye sahip faaliyetlere uygulanmasının”, “çalışan sayısını azaltmak ya da artırmak yerine aynı sayıda çalışanla üretkenliği artırmak üzere kullanımın” ve “yazılımın ön ofis yerine arka ofisten başlatılmasının” tavsiye edildiğini ifade etmek isteriz.

 

Muhakeme alanında da yapay zeka çalışmaları ilerlemektedir. Muhakeme “birbirine karşı savları olan iki tarafı dinleyerek” bir yargıya varmaktır. Muhakeme özelliği geliştirilmiş yazılımlarla  yapay zeka “mevcut verileri kullanıp çeşitli algoritmalar oluşturarak” karar verebilmektedir. Bir mahkeme hakiminin “delilleri inceledikten ve tarafları dinledikten sonra suçlu ve suçsuzu ayırt etmesi gibi” yapay zeka da “muhakeme özelliği sayesinde suçluyu ve suçsuzu ayırt edilebilmektedir”. Ancak verilen karar adil olabilecek midir?

 

GÜMRÜK İDARESİNİN MODERNİZASYONU PROJESİ…

Gümrük teşkilatında dijital gümrükleme 20 sene önce Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri (BİLGE) Sistemi başlığı adı altında hayata geçirilmiştir. Gümrük İdaresinin Modernizasyonu Projesi, “gümrük işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesini” gerçekleştirmektedir.  Söz konusu çağdaş uygulama Ticaret Bakanlığı’nın uygulama birimleri olan gümrük idarelerinde, “Gümrük Beyannamesi’nin (TCGB) yazılım vasıtasıyla bilgisayar ortamında düzenlenerek beyan edilmesini sağlayan bir program” olarak tanımlanabilir. Hukuki prosedürleri “Gümrük Beyannamesi Kullanma Talimatı’na” göre belirlenerek doldurulan beyanname, “BİLGE Sistemi’nde tescil edilerek çıktısı alınıp ıslak imza ile imzalandıktan sonra” gümrük idaresine sunulmaktadır. Bu yönü ile BİLGE Sistemi, kamu idaresinin dijital dönüşüm alanındaki ilk başarılı uygulamaları arasında yer almaktadır. Sistem ile bilgisayar ortamında eşyaya ilişkin bilgiler “her eşya kalemi itibarıyla sistematik bir şekilde girilerek tescil edilmekte” ve gümrük idaresi tarafından da “yükümlü beyanı kontrol edildikten sonra” süreç tamamlanabilmektedir. Yazılımdaki gelişmelere bağlı olarak BİLGE Sistemi üzerinden dış ticaretin paydaşlarının  beyannameleri hakkında “doğru ve hızlı bir şekilde bilgi edinmesi sağlanmış olup”; eşya sahibi “gümrük işleminin hangi aşamada olduğunu ve ortalama işlem sürelerini” anlık olarak takip edebilmektedir.

 

GÜMRÜK BEYANININ DEĞİŞMEYEN PARAMETRELERİ…

İdari hukuku açısından dış ticarete konu edilen eşyanın gümrük işlemlerinin yürütülebilmesi “bu eşya ve yaptığınız dış ticaret işlemi hakkında gümrük idaresine bir bildirimde bulunmanızı” gerektirmektedir. Bu bildirime “gümrük beyanı” denir. Gümrükleme hizmeti bir yönüyle “eşyaya ilişkin bilgilerin beyan ve denetleme mekanizmaları” olarak ifade edilebilir.  Süreç ana başlıklar itibarıyla “eşyanın taşınması, depolanması ve beyan aşaması bilgilerinden” yararlanmaktadır. Taşıma işine karşılık olarak “özet beyan işlemleri ve transit rejimi”; depolama hizmetlerini ise “geçici depolama ve antrepo rejimleri” adı altında özetlemek mümkündür. Eşyanın bir rejim altında beyanı ise “gümrükleme hizmetinin eşyaya ilişkin en çok bilginin kullanıldığı kısmını” oluşturmaktadır.

 

İSTENİLEN BİLGİ VE BELGELERİN SİSTEME AKTARILMASI

Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işleme tabi tutulması talebi de esas itibarıyla “istenilen bilgi ve belgelerin sisteme aktarılmasına” dayanmaktadır. Bu bilgiler çeşitli kodlar üzerinden veri girişi yapılarak gerçekleştirilmektedir. Örnek vermek gerekirse “gümrük idaresi kodu, alıcı-satıcı ilişkisi kodu, menşe ülke kodu, vergi kodu, rejim kodu, muafiyet kodları, döviz kodları, ödeme şekli kodu, taşıma şekli kodu” vb. “Döviz cinsi, ödeme şekli, fatura kıymeti, gümrük kodu” vb bilgiler, sisteme otomatik olarak aktarılabilmektedir. Bu kodlar belgesinde kayıtlı bilgilere göre “gümrük beyanının değişmeyen” parametreleridir. Bu işlemler günümüzde “blockchain üzerinden de yapılabilecek dijital altyapı aşamasına” gelmektedir.

 

SORULMASI VE CEVAPLANMASI GEREKEN SORULAR…

Eşyanın beyan sürecinde gerekli olan tüm bilgiler standart kodlar üzerinden sisteme aktarılabilmekte midir? Aktarılabiliyor ise bu bilgiler herhangi yorum sürecinden geçmeden doğrudan kullanılabiliyor mu? Teknik özellik bilgisine bağlı olarak değişebilen kod parametreleri var mıdır? Sürecin doğru yürütülebilmesi adına bu ve benzeri doğru soruların sorulması ve cevaplandırılması önemlidir. 

 

ÜÇLÜ SACAYAĞI: EŞYANIN TARİFESİ, KIYMETİ VE MENŞEİ

Literatürde gümrük yükümlülüklerinin ana hatlarıyla “eşyanın tarifesi, kıymeti ve menşei yönleri ile üçlü sacayağına dayandığı” ifade edilmektedir. Bu başlıklardan örneğin tarife için “gıda maddeleri, kimyasallar, tekstil ürünleri, elektrik-elektronik eşya” başlıkları altında “eşya grupları özelinde eşya bilgisinin ihtisaslaşma gerekliliği” kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Kıymet ve menşe konularında da benzeri uzmanlaşmalar gelişmektedir. 

 

VERGİLERİN HESAPLANMASINDA ESAS ALINACAK VERİLER

Her ticari beyannamenin olmazsa olmazını fatura oluşturmaktadır. Gümrük beyannamesinde eşyayı temsil eden fatura bedeli beyan edilmektedir. Fatura bedeli gümrük kıymeti midir? Eşyanın gümrük kıymeti, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla Gümrük Kanunu ile belirlenen kıymeti ifade etmektedir. Görüleceği üzere “Gümrük Kanunu ile belirlenen kıymet” şeklinde ifade edilen bir kavramla karşılaşmış bulunmaktayız. İthal eşyasının gümrük kıymeti esas olarak eşyanın satış bedeli esas alınmakla birlikte “eşyanın satışında yapılan ve gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olarak hesaplanması” gerekmektedir. Çoğu zaman fatura kıymetinin tek başına gümrük kıymeti olmadığı gerçeğinden hareketle; “vergilerin hesaplanmasında hangi veriler esas alınmalıdır” sorusunun cevaplandırılması, “gümrük beyanının can alıcı noktasını” oluşturmaktadır. Beyan sonrası Gümrük Kanunu ile belirlenen kıymet eksiklikleri nedeniyle idari takibatlar söz konusu olabilmektedir. Eşyanın gümrük kıymetinin “ithalat tarihinde kesin olarak bilinemediği ve ithalat sonrasında da ithal eşyanın fiyatında düzeltme yapılmasını gerektiren” durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bu anlamda vergilerin hesaplanması için kıymet matrahının belirlenmesi bir çok parametreyi bünyesinde barındıran ayrı bir süreç olarak işlemektedir.

 

TEKNİK ÖZELLİKLERİN SAPTANMASI GEREKLİLİĞİ…

Benzer şekilde eşyanın kod bilgilerinin beyan edilmesi aşamasında “teknik özelliklerin saptanması gerekliliği” gündeme gelebilmektedir. Konu eşyanın uluslararası kimliği olan GTİP (Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu) olunca daha da hassaslaşmaktadır. Beyannamenin 33 numaralı kutusu olan ve eşya kodu olarak da tanımlanan “eşyanın 12 rakamlı kod bilgisinin” belirlenmesi için ilk olarak Türk Gümrük Tarife Cetveli’nden yararlanılmaktadır. Faturalarda yazan GTİP bilgileri sadece yol gösterici olarak değerlendirilmektedir. Kaldı ki faturada tarife pozisyon bilgisi yazmasını zorunlu kılan herhangi bir hukuki düzenleme de bulunmamaktadır.

 

EŞYANIN SINIFLANDIRILMASINDAKİ TARİFE KODLARI

Türk Gümrük Tarife Cetveli’nin dayanağını “Armonize Sistem” olarak adlandırılan “Uyumu Sağlanmış (Armonize) Mal Tanımı ve Kodlama Sistemi Hakkındaki Uluslararası Sözleşme” oluşturmaktadır. Günümüzde Armonize Sisteme dayanan eşya kodlama sistemi, dünya ticaretinin tamamına yakın bir oranında kullanılmakta olup “eşya sınıflandırmasını en az altılı rakama dayanan bir prensibi” kendisine esas almaktadır. Sözleşmeye taraf ülkelerin; ulusal tarife cetvellerini bu altı rakamlı sınıflandırma sistemine sadık kalarak, “ulusal açılım ve istatistiki kodlarla zenginleştirmek” suretiyle daha ayrıntılı sınıflandırma yapmaları imkan dahilindedir. Bir diğer anlatımla eşyanın sınıflandırılmasında kullanılan tarife kodları, “uluslararası geçerliliği olan ve eşya gruplarını tanımlamakta kullanılan” sayısal ifadelerdir. Vergi tahakkukundan dış ticaret politikalarına kadar referans veri olarak kabul edilen GTİP belirlenmesinde “eşyanın aksam parça olup olmadığı”, “eşyanın genel tanımdan ziyade en özel şekilde tanımlayan tarife pozisyonun belirlenmesi” ve “eşyanın ana fonksiyonun saptanması” gibi yoruma bağlı süreçlerin zorluğu yaşanmaktadır.

 

YAZILIMDAKİ HIZLI DÖNÜŞÜM VE DIŞ TİCARET UYGULAMALARI…

Yazılım sektöründeki hızlı dönüşüm, hayatın her alanında olduğu gibi BİLGE Projesi üzerinden başta e-ticaret olmak üzere “dış ticaret uygulamalarında da kendine yer bulmaya” başlamış bulunmaktadır. Gümrük beyanının doğrudan kullanılabilen ve yoruma bağlı olarak değişebilen bilgi parametrelerinin belirlenmesi, dijital dönüşüm sürecinin önemli başlıklarıdır.  Bilişim sektöründe bir taraftan kamu sektörünün, diğer taraftan da özel sektörün el birliğiyle güzel çalışmalara imza attıklarını görmekteyiz. Birbirine rakip gibi görünen ancak aynı amaca hizmet eden “farklılıkları buluşturan hibrit çalışma uygulamaları” gümrükleme hizmetinin dönüşümünde rol almaya başlamıştır. Yakın gelecekte insan yorumuna dayalı bilgi birikiminin en az seviyede kullanacağını beyan etmek, “gelecekten haber veriyor” anlamına gelmemektedir. Hibrit çalışmaları giderek günlük ve ticari hayatımızda daha çok karşılığını bulmaktadır. Kelime anlamı "melez" olan bu kavram, “aynı sonuca odaklanmış farklı güç kaynaklarının farklılıklarını bir araya getirip güçlü bir sinerji yaratıyor olmasıyla da” dikkatleri üzerinde toplamaktadır.

 

“DİJİTALLEŞEBİLEN HER ŞEY DİJİTALLEŞECEKTİR”

Dış ticarete konu edilen eşyanın gümrük beyanında “dijital yazılımlar üzerinden hibrit gümrükleme” modeli, Ticaret Bakanlığı projesi ile fiilen uygulaya alınmış bulunmaktadır. Operasyonel verimlilik ilkesi altında “dijital teknolojilerin etkin kullanımı yapay zeka ve blockchain uygulamaları ile yeni iş modellemeleri üzerinden” dış ticaret hizmetleri, çağın gereklerine en hızlı uyumu sağlayan sektörlerdendir. Kadim Antik Yunan felsefesinin “değişmeyen tek şey değişimdir” söyleminin günümüzde bir yönüyle de “dijitalleşebilen her şey dijitalleşecektir” söylemine evrildiğini ifade edebiliriz.