BİR BİLENE SORDUK

Dibaceler Önemlidir

Hüseyin Cahit SOYSAL 

UGM Yönetim Kurulu Üyesi

DİBACELER ÖNEMLİDİR…

 

Bir uluslararası anlaşmayı okurken, “dibace” bölümünü pas geçerek sözleşmenin hüküm içeren maddelerine geçmemeli, anlaşmanın ruhunu ve temel hedeflerini yakalayabilmek adına, dibaceleri de dikkatle okumalıyız.

“Dibace”, Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğü’ne göre başlangıç, giriş ve ön söz anlamlarına gelmektedir. Hemen hemen tüm uluslararası anlaşmaların başında dibace bulunur. Ancak, günlük işlerimizin çabuk yürütülmesi bakımından, çoğumuz anlaşmaların dibace bölümlerini atlayarak madde hükümlerine yoğunlaşırız.

 

Oysa, “dibace” yapılan anlaşmanın özünü ve amaçlarını yansıtır. Bu bakımdan, anlaşmaların dibacelerini dikkatli okumamız, maddeleri daha doğru yorumlamamıza olanak tanır.

 

GATT ANLAŞMASI’NIN DİBACESİ…

Bugünlerde kimsenin bakmadığı GATT Anlaşması’nın dibacesi aşağıdaki şekilde kaleme alınmıştır. Anlaşmayı imzalayan ülkeler sıralandıktan sonra,

“ ……. hükümetleri,

 

Ticaret ve ekonomi alandaki ilişkilerinin, refah seviyelerinin yükseltilmesi, tam istihdamın tahakkuk ettirilmesi, hakiki gelir ve fiili talebin yüksek ve daima artan bir seviyeye ulaştırılması, dünya kaynaklarının tam şekilde kullanılması ve üretimin ve mal ticaretinin artırılması hedefine yöneltilmesi gerektiğini kabul ederek,

 

Mütekabiliyet ve karşılıklı menfaat esası üzerinden, gümrük resimlerinin ve ticareti daraltan diğer engellerin esaslı suretle azaltılması ve milletlerarası ticaret alanında fark gözetici muamelelerin bertaraf edilmesini amaçlayan anlaşmalar yaparak yukarıda zikredilen amaçların tahakkukuna yardım etmek arzusuyla,

 

Temsilcileri vasıtasıyla aşağıdaki hususlarda mutabık kalmışlardır:” denilmiştir.

 

Kısacası, yetmiş sene önce dünya ve insanlık için arzulanan “refah artışının gerçekleştirilmesi”, “tam istihdamın sağlanması”, milli gelir düzeyinin yükseltilmesi”, “dünya kaynaklarının etkin kullanılması”, “üretimin ve uluslararası ticaretin artırılması”, “gümrük tarifelerinin düşürülmesi”, “tarife dışı engellerin ortadan kaldırılması” “ülkeler arası ayrımcı ticaret anlaşmalarından vazgeçilerek, bölgesel entegrasyonlar sağlanması” hedefleri bugün de geçerliliğini korumaya devam etmektedir.

 

ANKARA ANLAŞMASI’NIN DİBACESİ…

12.09.1963 tarihinde imzalanan Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu Arasında Bir Ortaklık Yaratan Anlaşma’nın (Ankara Anlaşması’nın) dibacesinde şöyle denilmiştir:

 

“Bir yandan Türkiye Cumhurbaşkanı, öte yandan, Majeste Belçika Kralı, Federal Almanya Cumhurbaşkanı, Fransa Cumhurbaşkanı, İtalya Cumhurbaşkanı, Altes Ruayal Lüksemburg Büyük Düşesi, Majeste Hollanda Kraliçesi ve Avrupa Ekonomik Topluluğu Konseyi,

 

Türk halkı ile Avrupa Ekonomik Topluluğu içinde bir araya gelmiş halklar arasında gittikçe daha sıkı bağlar kurmaya AZİMLİ OLARAK;

 

Türkiye ve Avrupa Ekonomik Topluluğu’ndaki yaşama şartlarının, hızlandırılmış bir ekonomi ilerleyişi ve uyumlu bir alış veriş genişlemesi ile devamlı olarak iyileşmesini, böylece Türkiye ekonomisi ile Topluluk üyesi Devletlerin ekonomileri arasındaki arayı azaltmayı sağlamaya KARARLI OLARAK;

 

Türk ekonomisinin kalkınmasının ortaya koyduğu özel sorunları ve belli bir sürede Türkiye’ye bir ekonomik yardım yapılması gerekliliğini GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK;

 

Türk halkı ile Avrupa Ekonomik Topluluğu içinde bir araya gelmiş halklar arasında gittikçe daha sıkı bağlar kurmaya AZİMLİ OLARAK;

 

Türkiye ve Avrupa Ekonomik Topluluğu’ndaki yaşama şartlarının, hızlandırılmış bir ekonomi ilerleyişi ve uyumlu bir alış veriş genişlemesi ile devamlı olarak iyileşmesini, böylece Türkiye ekonomisi ile Topluluk üyesi Devletlerin ekonomileri arasındaki arayı azaltmayı sağlamaya KARARLI OLARAK;

 

Türk ekonomisinin kalkınmasının ortaya koyduğu özel sorunları ve belli bir sürede Türkiye’ye bir ekonomik yardım yapılması gerekliliğini GÖZÖNÜNDE BULUNDURARAK;

 

Türk halkının yaşama seviyesini iyileştirme çabasına, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun getireceği desteğin, ileride Türkiye’nin Topluluğa katılmasını kolaylaştıracağını KABUL EDEREK;

 

Avrupa Ekonomik Topluluğunu kuran Anlaşma’nın esinlendiği ülküyü birlikte izleyerek, barış ve hürriyet güvencesini pekiştirmeye AZMEDEREK;

 

Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran Anlaşmanın 238. maddesi uyarınca Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında ortaklık yaratan bir anlaşma akdini KARARLAŞTIRMIŞLAR ve bunun için (isimler sayılıyor) ………. ‘u tam yetki ile atamışlardır.”

 

TEMENNİLER SADECE DİBACEDE KALINCA…

Dikkatinizi çekti mi bilmem, ama Türkiye bu anlaşmayı altı ülke ile imzalamıştı. Bugün ise 27 Avrupa Birliği üyesi ülke var. Bunların önemli bir kısmı NATO’ya karşı kurulmuş olan Doğu Avrupa Ülkelerinin oluşturduğu VARŞOVA PAKTI üyesi idi ve tümü doğu blokunun ekonomik örgütlenmesi olan COMECON üyesi idi. Dolayısıyla, Türkiye soğuk savaş yıllarında COMECON ekonomik birliği yerine, AET bünyesindeki ekonomik birliği tercih ederek, bir anlamda Avrupa Birliği’ni desteklemiş idi. 1994 sonrasında VARŞOVA PAKTI ve COMECON’un dağılmasından sonra, bu birliklere üye, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Letonya, Litvanya, Macaristan, Polonya, Romanya ve Slovakya zaman içinde  AB (AET) üyesi oldu.  Ankara Anlaşması’nın dibacesinde, yer alan “Topluluğun getireceği desteğin Türkiye’nin topluluğa katılmasını kolaylaştıracağına” ilişkin temennilere karşın, Türkiye’nin tam üyelik başvurusunu yaptığı 1987 yılından beri “tam üyelik” gerçekleşmedi. Demek ki, madde hükmünün içinde değil de “dibace”de temenni belirtmek, fazla bir anlam ifade etmiyor.

 

Bu dibace 1963 Türkiye’si ile aynı yılın Avrupa ülkelerinin gelişmişlik düzeylerini de yansıtıyor. Metinde, Türkiye’nin ekonomik durumunun iyi olmadığı, AET’nin katkıları ile ekonomik kalkınmanın destekleneceği ve “devletlerin (gelişmişlik düzeyleri) arasındaki arayı azaltmanın” hedeflendiği belirtiliyor. Bugün itibarıyla, Türkiye 1963 AET ülkelerinin tahminlerinin üzerinde gelişme sağladı. Ancak, her şeyin emtia üretimi olmadığı, asıl piyasa belirleyicisinin uluslararası finans kuruluşları olduğu gerçeği Türkiye’de yeni yeni kavranıyor.

 

TİCARETİN KOLAYLAŞTIRILMASI ANLAŞMASI’NIN DİBACESİ…

05.03.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması”nın dibacesinde ise şu ifadelere yer verilmiştir:

 

“Üyeler,

……..

Transit halindeki eşya da dahil olmak üzere eşyanın dolaşımının, tesliminin ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasının hızlandırılması amacıyla GATT 1994’ün V, VIII ve X. Maddeleri’nin ilgili veçhelerine açıklık kazandırılması ve geliştirilmesini arzu ederek;

 

Gelişmekte olan ve özellikle  en az gelişmiş üye ülkelerin özel ihtiyaçlarını kabul ederek ve bu alanda kapasite geliştirilmesi için yardım ve desteğin artırılmasını arzu ederek;

 

Ticaretin kolaylaştırılması ve gümrük kurallarına uyum konularında Üyeler arasında etkin bir iş birliğine duyulan ihtiyacı kabul ederek;

 

Aşağıdaki şekilde mutabakata varmışlardır:”

 

Ticaretin Kolaylaştırması Anlaşması bu yönüyle incelendiğinde, GATT 1994’ün V’inci maddesinde ifadesini bulan “transit serbestisi”; VIII’inci maddesinde dile getirilen “ithalat ve ihracata ilişkin işlemler”in önceden belirlenmiş olması ve basitleştirilmesi; X’uncu maddesinde belirtilen “ticarete ilişkin düzenlemelerin yayımlanması ve uygulanması” ilkeleri, Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının dayanağını oluşturmuştur. Bu amaçla, “en az gelişmiş üye ülkeler”in dış ticaret örgütlenmelerinde kapasite geliştirilmesine destek olunması hedeflenmiştir. Bu tür kapasite artış destekleri, uzman kişilerin anılan ülkelerde verdikleri eğitim ve yaptıkları incelemeler sonucunda süreç yönetimi tekniklerine ilişkin tavsiyelerle sınırlı kalmamakta; anılan ülkelerin bu sistemleri kurulabilmesi için mali kaynakları da Dünya Bankası, Uluslararası Kalkınma Bankası gibi kaynaklardan temin etmelerine imkan sağlamaktadır.

 

Öte yandan, anlaşmada uluslararası ticaretin kolaylaştırılması için gümrük kurallarına uyum konusunda üye ülkeler arasında kurulacak işbirliğinin önemine de vurgu yapmaktadır.

 

Özcesi, bir uluslararası anlaşmayı okurken, “dibace” bölümünü pas geçerek sözleşmenin hüküm içeren maddelerine geçmemeli, anlaşmanın ruhunu ve temel hedeflerini yakalayabilmek adına, dibaceleri de dikkatle okumalıyız.