BİR BİLENE SORDUK

COTIF KONVANSİYONU

 Oktay ÇİÇEK

 Gümrük Müşaviri

Demiryolu ile taşımacılık dünyada ilk kez 1800'lü yılların başında, İngiltere'de kullanılmaya başlanmıştır. Richard Trevithick adında bir mühendis ile İngiltere'nin Pennydarran bölgesinde bir maden sahibinin iddialaşmaları yüzünden doğmuştur. Önceleri madenlerde yük taşıma aracı olarak sadece hayvanlar kullanılırdı. Richard Trevithick kendi yaptığı buharlı makine sayesinde 10 tonluk demiri raylı bir yol sayesinde 16 km'lik yolu 5 saatte aldı. Ilk deneme için oldukça başarılı bir sonuç olmasına rağmen Trevithick'in yaptığı lokomotifi gelişitirememesi ve dönemin yaygın taşıma aracı olan hayvan taşımacılığından üstün görülememesi ilk girişimin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur. 1829 yılında ''Demiryollarının Babası'' olarak nitelendirilen İngiliz mühendis George Stephans tarafından tasarlanan ve saatte 24 km hızla gidebilen ''Rocket'' adını taşıyan yeni bir lokomotif modeliyle büyük ticari önemi olan Liverpool-Manchester hattı açılmıştır.

 

Avrupa ülkeleri arasındaki demiryolu taşımacılığını “tek tip kurallara bağlama ve uyumlaştırma” fikrinin geçmişi 1890 da imzalan ilk uluslarararası anlaşmaya kadar gitmektedir. Bu anlaşma ile oluşturulan hükümetlerararsı düzende İsviçre temel idare ve gözetim rolünü üslenmiştir.  Bu yapı 1956'da değişikliğe uğramış ve İsviçre'nin işlevini birkaç Avrupa ülkesinin oluşturduğu komite üstlenmiştir. Ancak bu yeni yapı da çağın gereklerini karşılamadığı gerekçesiyle 09.05.1980 tarihinde İsviçrenin başkenti Bern’de “Uluslararası Demiryolu Taşımacılığına İlişkin Sözleşme” (COTIF) imzalanmıştır. COTIF ülkemizde 21.03.1985 tarihinde Bakanlar Kurulunca 3172 sayılı Kanun ile kabul edilmesinin ardından  27.03.1985 tarihli 18707 sayılı Resmi Gaztede yayımlanarak 01.05.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi ile 7 Şubat 1970 tarihli demiryolu ile eşya taşımasına ilişkin uluslararası sözleşme (CIM) ile demiryolları ile yolcu ve bağaj taşımasına ilişkin uluslararası sözleşme ve 26 Şubat 1966 tarihli yolcuların ölmeleri ve yaralanmaları halinde demiryollarının sorumluluklarına ilişkin CIV ek sözleşmesi yürürlükten kalmıştır.

 

Demiryolu taşımacılığında yolcuların trene binerken inerken ya da trende bulundukları sırada, kaza nedeni ile ölmesi, yaralanması, ya da bedeni ve fikri bütünlüğüne zarar gelmesi durumunda ve yolculara ait bagajların taşımasına ilişkin hükümler, demiryollarının sorumlulukları ve uygulama esasları “Uluslararası Demiryolları Taşımacılığı Sözleşmesi“ne (COTIF KONVANSİYONU’na)  göre düzenlenmiştir.

 

Sözleşmeye göre;

  • Demiryolları ile seyahat eden yolcuların trene binerken, inerken ve seyahatleri sırasında demiryolları işletmesin ihmal veya suistimalinden kaynaklı herhangi bir kazada yaralanması, bedeni ve fikri bütünlüğüne zarar gelmesi durumunda; tamamen,
  • Eğer kaza demiryolu işletmesinin gerekli gayreti gösterse dahi engel olamayacağı ya da sonuçlarına çözüm bulamayacağı işletme dışı nedenlerden olmuş ise ya da yolcunun kendi hatası veya hareketlerinden gelmiş ise kısmen veya tamamen;
  • Üçüncü şahıs tutumundan meydana gelmiş ise bu durumda sorumluluktan kurtulamazsa da üçüncü şahsa karşı rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla;

 

Demiryolları işletmesi sorumludur.

Sözleşmede ayrıca yaralanma, ölme ve eşya kaybolması ya da hasarlanması durumlarında  uygulanması gereken esaslar da belirlenmiştir. Yolcunun ölümünden sonra yapılan ve özellikle cesedin taşınması, gömülmesi, yakılması ile ilgili masraflar, eğer ölüm hemen olmamış ise gerekli hallerde tedavi masrafları, taşıma masrafları, kısmi veya tamamen çalışma yeteneğinini kaybolması ihtiyaçların artmasından doğan zararın karşılanması sorumluluğu demiryolu işletmesine aittir. Bedeni, ruhi ve estetik zararlar için demiryolu işletmesinin ödeme yapıp yapmayacağını, yapacak ise hangi ölçüde yapacağını ise ulusal hukuk tayin etmektedir.  Ulusal hukukun daha aşağı bir miktar ön görmesi halinde, her yolcu için nakit veya uygun tutarda senelik irat olarak azami 70.000 SDR  (IMF tarafından belirlenen “Özel Çekme Hakkı” olarak tanımlanan rezerv para birimi) tutarında bir sınır tespit edilmiştir. Ayrıca, demiryolu işletmesi kazaya uğrayan yolcunun gerek üzerindeki gerekse hayvanlar da dahil olmak üzere yanında bulunan el bagajı gibi eşyaların hasarından kısmen veya tamame kaybolmasından dolayı her yolcu için 700 SDR’lik  bir meblağa kadar zararı karşılamak zorundadır.

Bagaj bülteni verilerek taşınması kabul edilen bagajlar güvenli bir şekilde taşınması ve hak sahibine teslim edilmesi demiryolu işletmesinin sorumluluğundadır. Keza, teslimindeki gecikmeler, bagajın kısmen veya tamamen kaybolmasından ve hasarlanmasından yine demiryolu şirketi sorumludur.

 Ancak gecikme, kayıp veya hasar yolcunun bir hatasından veya demiryolunun önleyemeyeceği ve sonuçlarına çare bulamayacağı olaylardan meydana gelmişse yani hasar veya kayıp, ambalajının olmayışı, ya da hatalı oluşu, bagajın kendi cinsi ve taşıma dışı olan eşyanın bagaj olarak sevki gibi nedenlerden kaynaklanıyor olması durumunda demiryolu işletmesi sorumluluktan kurtulur.

 Zarar tutarı tespit edilirse brüt ağırlığı üzerinden her eksik kilogram başına 34 SDR  ya da koli başına 500 SDR’yi  aşmamak üzere bu tutara eşit bir tazminat ödenir. Zararın tutarı tespit edilememiş ise brüt ağırlığı üzerinden her eksik kilogram başına 10 SDR tutarında ya da koli başına 150 SDR tutarında bir götürü tazminat alınır. Tazminatın eksik olan kilograma göre mi yoksa koli başına mı olacağı uluslararası tarifelerle belirlenir. 

Demiryolu taşımacılığında geçilecek topraklardan birinde dahi taşıması yasaklanan eşya, taşıması posta idaresine ait olan eşya, tesis ve malzeme nedeniyle hacimleri, ağırlıkları veya yükleme boşaltma ve düzeltilmeleri talep edilen taşımaya uygun olmayan eşya ile iki veya birçok devlet arasındaki anlaşmalarla veya iki veya birçok demiryolu tarife hükümleri ile taşımaya kabul edilmeyen bazı eşya ve maddeler uyulması gereken özel koşullarla taşınabilirler.

Gönderici demiryolu işletmesi refakat ettiği eşyayı taşımaya kabul ettiği andan itibaren taşıma sözleşmesi yapılmış olur. Taşıma belgesinde zorunlu olarak varış garının adı, alıcının adı, adresi, bir gerçek kişi veya diğer hak sahibi alıcının, eşyanın cinsinin miktarının parça veya koli adedinin, ambalaj durumunun, vagon numarasının, vagonun darasının, ayrıca göndericiye ait bilgilerin de yazılması gerekir. Gönderici taşıma belgesi üzerinde kendisi tarafından yazılan bilgilerin doğruluğundan sorumludur. Eşyanın teslim işlemleri gönderici garda yürürlükte olan talimatlara göre düzenlenir.

Demiryolu işletmesinin varış garında alıcının yükümlüğüne bırakılan demiryolu alacaklarının alındığını gösterir makbuz ve taşıma belgesini alıcıya teslim etmesi gerekir. Taşıma belgesinin kabulü alıcıya bu bedelleri ödeme zorunluluğunu getirir.

Demiryolu işletmesi eşyanın taşımaya kabulden eşyanın teslimine geçen süre içinde, eşyanın kısmen veya tamamen kaybolmasından ve hasarlanmasından ve eşyanın teslim süresinin aşılmasından doğan zarardan sorumludur. Eğer kayıp, hasar ve teslim süresinin aşılmasına hak sahibinin bir hatası, demiryolu işletmesinin kusuru dışında hak sahibinin bir talimatı, eşyanın kendi bozukluğu (içten bozulma, fire verme gibi) veya demiryolu işletmesinin önleyemeyeceği durumlar veya çare bulamayacağı sonuçlar neden oldu ise demiryolu işletmesi kayıp ve hasardan sorumlu tutulamamaktadır.

Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerini de kapsayacak şekilde Avrupa ülkeleri arasındaki eşya  ve yolcu taşımacılığını standart  kuralları ve ilkeleri uygulamak suretiyle kolaylaştırmayı amaçlayan COTIF Convansiyonu; ülkemizde de demiryolu ağının gelişmesinin yanı sıra Türkiye'de yerleşik demiryolu taşımacılığı işletmelerinin Orta Asya Cumhuriyetlerine yönelik taşımalarının kolaylaştırılmasına önemli katkı sağlamaktadır. Ülkemizde karayolu ve havayolu taşımacılığının hiç olmadığı ya da sınırlı olduğu dönemlerde demiryolu taşımacılığı ülkemizin iç ve dış ticaretine yön vermiş ve ülkemizin dünya ile entegrasyonuna katkı sağlamıştı. Günümüzde de COVID-19 salgını döneminde tüm işletmeler içlerine kapanır iken, ülkelerin hiçbirinde tedarik zinciri aktörleri, bu bağlamda demiryolu işletmeleri hizmetlerini aksatmadan sürdürmekten geri kalmamıştır. Buradan da anlaşılmaktadır ki, demiryolu taşımacılığı daha yüzyıllarca önemini ve varlığını sürdürmeye devam edecektir.

  

Kaynakça :

  • 03.1985 tarihli 3172 sayılı “Uluslararası Demiryolu Taşımalarına İlişkin Sözleşmenin (COTIF) Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” (27.03.1985 Tarih 18707 sayılı Resmi Gazete)
  • C.D.D Web Portali

 

Soru 1. Demiryolu taşımacılığı tarihte ilk defa ne zaman ve nerede kullanılmaya başlamıştır?

Cevap: Demiryolu taşımacılığı ilk kez 1800'lü yılların başında, İngiltere'de kullanılmaya başlanmıştır. Demiryolu ile yük taşıma fikri Richard Trevithick adında bir mühendis ile İngiltere'nin Pennydarran bölgesinde bir maden sahibinin iddialaşmaları üzerine doğmuştur.

 

Soru 2.  Demiryolu taşımacılığını uluslararası düzeyde bir düzene oturtma fikri ne zaman olmuştur?

Cevap:  Demiryolu taşımacılığını tek tip kurallara bağlama ve uyumlaştırma fikrinin geçmişi 1890 da imzalan ilk uluslarararası anlaşma ile başlar.

Soru 3. Anlaşma ile oluşturulan hükümetlerararsı düzende temel idare ve gözetim rolünü hangi devlet üslenmiştir?

Cevap: İsviçre üstlenmiştir.

 

Soru 4. “Uluşlararası Demiryolu Taşımacılığına ilişkin sözleşme” (COTIF) ülkemizde ne zaman yürürlüğe girmiştir?

Cevap: 01.05.1985 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Soru 5. Demiryolu ile taşımacılıkta demiryolu işletmesinin sorumluluğu ne zaman başlar?

Cevap: Demiryolu işletmesinin sorumluluğu eşyanın taşımaya kabulü ile başlar.