BİR BİLENE SORDUK

CITES KONVANSİYONU

Metin OĞUZHAN

GÜMRÜK MÜŞAVİRİ

CITES, (The Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and  Flora - Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) türleri yok olma tehdidi altındaki hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretini düzenleyen veya yasaklayan bir uluslararası anlaşma olarak yürürlüğe girmiştir. Sözleşmenin amacı; yabani hayvan ve bitki örneklerinin hayatta kalması ve türlerinin tehdit edilmemesi sağlanacak şekilde, bunların uluslararası ticaretinin düzenlenmesi ve anılan türlerle ilgili biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımlarının sağlanması yönünde sözleşmeye taraf ülkelere yardımcı olmaktır.

Günümüzde birçok önde gelen türün nesli tükenmekte olduğundan anılan türlerin korunarak uluslararası ticarete konu olan bu türler için uluslararası işbirliği yapılması kaçınılmaz olmuştur.

Sözleşme taslağı, tarihsel gelişim olarak ilk başta 1963 yılında Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) üyelerinin bir toplantısında kabul edilerek hazırlanmış ve son olarak 3 Mart 1973’te Washington’da üye ülke temsilcilerinin katıldığı toplantıda sözleşme metni kabul edilmiş ve 1 Temmuz 1975’te CITES yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz CITES Sözleşmesine, 22 Aralık 1996 tarihinde taraf olmuş ve uygulama esaslarını belirleyen “Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan Ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesinin Uygulamasına Dair Yönetmelik” (CITES Yönetmeliği) 27.12.2001 tarihli 24623 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

CİTES Sözleşmesi, yabani hayvan ve bitki türlerinin canlı ve ölü örnekleri ile bunların kolayca tanınabilen parçaları ile türevlerinin sözleşmeye taraf ülkeler arasındaki ithalatı, ihracatı, transiti, yeniden ihracatı ve denizden girişini kısaca uluslararası ticaretini; temeli izin ve belgelere dayanan ve ancak sözleşmede belirtilen bazı şartların yerine getirilmesi halinde belgenin verilmesini öngören uluslararası bir düzenlemedir.

“CİTES Belgesi” ise yönetmeliğin I, II, III sayılı listelerinde yer alan bir türe ait örneğin ihracat, ithalat, yeniden ihracatı ve denizden girişinde, yönetim mercileri tarafından düzenlenerek sözleşme hükümlerine uygun formatta hazırlan belge olarak tanımlanmaktadır.

CITES kapsamındaki türler, ihtiyaç duydukları koruma derecesine göre üç liste halinde hazırlanmış ve sözleşmeye eklenmiştir. Bu kapsamda yapılan işlemler sırasında taraf devletlerin yönetim mercileri ve gümrük idarelerince “CITES Belgesi” aranmaktadır.

Yabani hayvan ve bitki türlerine ilişkin bu üç listeyi incelemekte yarar var.

Ek I, ticaretten etkilenen veya etkilenebilen ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bütün türleri kapsamaktadır. Nesillerinin devamını sağlamak ve bu türleri fazla tehlikeye maruz bırakmamak için liste kapsamı türlerin örneklerinin ticareti zorlaştırılmakta ve buların uluslararası  ticaretine sadece istisnai durumlarda izin verilmektedir.

Ek II, nesli tükenme tehdidi altında olmayan, ancak hayatta kalmalarıyla uyumlu olmayan kullanımları önlemek için, bunların ticaretinin mevzuat kısıtlamaları ile zorlaştırılmaması halinde  soyu tükenebilecek olan türlerin gelecekte Ek-I statüsüne gelmesini önlemek amacıyla kontrollü ticaretine izin verilen, risk altında ve korunmaya ihtiyaç duyan türleri kapsamaktadır.

Ek III, Ek I ve Ek II kapsamında olmamakla birlikte, CITES Sözleşmesine taraf ülkelerin, uluslararası ticareti kontrol etme konusunda yardım istemiş olduğu, en az bir ülkede kendi yetki alanı içinde düzenlemeye tabi tuttuğu ve ticaretinin denetime alınmasında diğer taraflarla işbirliğine ihtiyaç duyduğunu belirttiği bütün türleri kapsamaktadır.

CITES Yönetmeliği’ne konu olan türlerin listeleri ile dış ticarete ilişkin uygulamaya yönelik düzenlemeler, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan tebliğler ile belirlenmektedir.

 2018 yılında yayımlanan “Orman Ürünleri Ticaretin de CİTES Uygulamaları” başlıklı 7246 sayılı Tamim’de her çeşit ağaç, ağaççık ve çalılardan elde edilen oduna müteallik ürünlerden tomruk, direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırık, çubuk, çıra, kök, yakacak odun ve bunların nihai ürünlerini ve türevlerinin “orman ürünü” olarak tanımlanacağı belirtilmektedir. Orman Genel Müdürlüğü’nün  08.10.2018 tarih ve 1997746 sayılı yazılarında da “Orman Ürünleri” ifadesinden her çeşit ağaç, ağaççık ve çalılardan elde edilen oduna müteallik tomruk, direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırık, çubuk, çıra, kök, yakacak odun ve benzerlerinin anlaşılması gerektiği; sayılanlardan elde edilen  "bunların nihai ürünlerini ve türevlerini " ibaresinin çıkarıldığı bildirilmiştir. Böylelikle, günümüz itibarıyla 7246 sayılı orman ürünleri ticaretinde sadece "Tomruk, direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırık, çubuk, çıra, kök, yakacak odun ve benzerleri" için CITES belgesi aranılmaktadır.

Tarım Ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün Gümrükler Genel Müdürlüğü’ne muhatap, “CITES Türlerinin Gümrük Noktalarındaki Kontrolü” konulu 26137614-724.01.02-E-362912  sayılı yazısında özetle: ülkemizin Sözleşme hükümleri gereği; taraf olduğu yıldan itibaren CITES Ulusal Uygulama Yönetmeliği'ni hazırladığı, sözleşmenin ulusal Yönetim ve Bilimsel Otoritesi’nin bakanlıkları olduğu; CITES eklerinde listelenen türler ve bunların parça ve türevleri için, CITES İzin Belgesi düzenleyerek ticaretin kontrolünün yapıldığı, Bakanlıklarının ülke adına yıllık ve iki yıllık raporları düzenli olarak sekretaryaya ilettiği ve Sözleşme şartlarına uygun olarak uygulamalarını yürüttüğü için, bu başarılı ve düzenli çalışmalarından dolayı, Türkiye’nin A Kategorisinde yer aldığı belirtilmektedir. Yazının devamında ülkemizin başarılı çalışmaları nedeniyle yer aldığı kategorisindeki yerinin değiştirilmemesi, uluslararası arenadaki itibar ve prestijinin zarar görmemesi ve ilerde ticaretinin askıya alınması gibi bir durumla karşılaşılmaması için yurda giriş-çıkış ve transit geçişlerde, tüm yabani tür ve bunlardan elde edilen parça ve türevlerin ve bunlar için düzenlenen belgelerin çok dikkatli bir şekilde kontrol edilmesi, belgesiz kaçak örneklere el konularak mevzuat kapsamında gerekli işlemlerin yapılması gerektiği hususu bildirilmektedir.

CITES Sözleşmesi  ve Uygulama Yönetmeliği kapsamındaki türlerin ticaretinin izlenmesi için sözleşmeye taraf her ülkenin, anlaşmayı yürütmek için bir yönetim otoritesi ve bilimsel otorite belirleme yükümlülüğü vardır. Yönetim mercii, listelerde yer alan türlerin ticaretinde CITES belgesini düzenleyerek izinlerin verilmesini sağlamaktadır. Bilimsel Merciinin görevi ise sözleşme kapsamında yer alan ya da alacak türlerle ilgili bilimsel çalışmalar yapmak ve yönetim mercilerine bu çalışmalar doğrultusunda tavsiyelerde bulunarak belirli hayvan ve bitki türlerinin hayatta kalması hususunda tavsiyelerde bulunmaktır.

CITES Uygunluk belgesi kapsamındaki tüm işlemler dünya çapında karşılıklı yürütülmekte, önce “gönderen” tarafından  CITES Belgesi  düzenlenmesinden sonra varış ülkesinde, “alıcı” tarafın ona uygun CITES belgesi düzenlemektedir. Anılan belge bilgileri   yıl sonunda Sekretarya’ya bildirilmekte, böylece Sekreterya aracılığıyla kaçak veya  suiistimaller önlenmekte, ayrıca  istatistik ve takip mekanizması işletilmiş olmaktadır.

CITES Uygulama Yönetmeliği’ne göre CITES belgelerinde yer alan türler için izin ve belgelerin düzenlenmesi konusunda yönetim mercileri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir;

a) Karasal omurgasızlar, yumuşakçalar, iki yaşamlılar, denizlerde ve iç sularda bulunan bitkilerde dâhilsu ürünleri ile bunların yumurtaları, deniz memelileri için “Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü”,

b) Tüm canlı bitkiler için “Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü”,

c) Orman Ürünleri için “Orman Genel Müdürlüğü”,

d) Kuşlar, deniz memelileri hariç memeliler, sürüngenler, eklem bacaklılar ile (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen yönetim mercileriningörevleri dışında kalan türler için “Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü”

 

Yetkili kılınmıştır.

Yönetim mercilerine izin ve belgelerin düzenlenmesi ve sözleşmede belirtilen tavsiyeleri yapacak bilimsel mercii ise TÜBİTAK olarak tespit edilmiştir.

Gümrük idarelerinin konuya ilişkin statüsü çok önem arz etmektedir. Gümrük idaresi Sözleşme kapsamının uygun bir şekilde devamlılığını sağlayarak, etkin bir koruma yöntemi oluşturup ticaretin kontrolünde önemli bir rol üstlenmektedir.

İhracatın veya yeniden ihracının, sözleşmeye taraf olmayan devlete yapıldığı veya ithalatın böyle bir devletten yapıldığı durumlarda, sözleşmeye taraf olmayan devletin yetkili idaresi tarafından verilmiş benzer bir belge ya da resmi yazı, CITES Belgesi yerine kabul edilmektedir. Bu belge, yetkili idarenin ismini, damgasını, imzasını ve ticarete konu olan örneğe ilişkin yeterli bilgiyi ihtiva etmek durumundadır.

 

CITES Belgesi olmaksızın veya sahte ve geçersiz CITES Belgesi ile bir türe ait örneğin ihracı, ithali, yeniden ihracı ya da denizden girişinin yapılması, alınmasında yalan beyanda bulunulması, belgede tahrifat yapılması gibi durumlarda suçun niteliğine göre Türk Ceza Kanunu, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun ilgili maddelerindeki cezalar uygulanmaktadır.

 

İthalata ilişkin düzenlenen CITES Belgesinin geçerlilik süresi 12 ay, ihracata ve yeniden ihracata ilişkin düzenlenen CITES Belgesinin geçerlilik süresi 6 aydır. Bu süreler uzatılamamaktadır. Düzenlendiği tarihten itibaren bu süreler içerisinde kullanılmayan CITES Belgesi, belge sahibince ilgili yönetim merciine teslim edilmekte; belge   yönetim mercii tarafından iptal edilerek, arşive kaldırılmaktadır. 

 

Sonuç olarak; Yabani hayvan ve bitkilerin çok çeşitli ve güzel biçimleriyle yeryüzünün doğal sistemlerinin yeri doldurulamaz bir parçası olduğunu ve gerek mevcut gerekse gelecek kuşaklar için korunmasının zorunlu olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir. Yasadışı yaban hayatı ticaretine farkında olmadan bizlerde katkı sağlayabilmekteyiz. Bu yüzden, sevdiklerimize ve ailemize hediye veya hatıra eşya alırken, yasadışı ticarete katkıda bulunmadığımızdan emin olmalı ekosistemin bozulmaması için gerekli hassasiyeti göstermeliyiz.

 

 

Kaynakça:

  • Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan Ve Bitki Türlerinin Uluslar arası Ticaretine İlişkin Sözleşmesinin Uygulamasına Dair Yönetmelik 27.12.2001/24623 R.G
  • “cites.org” web portali
  • 2018/7246 sayılı “Orman Ürünleri Ticaretinde CİTES Uygulamaları Tamimi
  • Tarım Ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün 26137614-724.01.02-E-362912 sayılı yazısı.

 

SORU VE CEVAPLAR

Soru 1. CITES nedir?

Cevap: Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme’nin “The Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and  Flora” şeklindeki İngilizce adından üretilmiş bir kısaltmadır.

Soru 2. Türkiye CITES Sözleşmesine ne zaman taraf olmuştur?

Cevap: Türkiye CITES Sözleşmesine, 22 Aralık 1996 tarihinde taraf olmuştur.

 

Soru 3. CITES Sözleşmesinin Ek I’inde neler yer almaktadır?

Cevap: Sözleşmenin Ek I’inde ticaretten etkilenen veya etkilenebilen ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan bütün türler yer almaktadır. 

 

Soru 4. CITES Uygulama Yönetmeliğine göre, “Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü” hangi konuda CITES belgelerinde yer alan türler için izin ve belgelerin düzenlenmesi konusunda yönetim merciidir?

Cevap: Genel Müdürlük, Karasal omurgasızlar, yumuşakçalar, iki yaşamlılar, denizlerde ve iç sularda bulunan bitkilerde dâhil su ürünleri ile bunların yumurtaları, deniz memelileri için “yönetim mercii” görevi yapmaktadır.

 

Soru 5. CITES Belgelerinin geçerlilik süresi ne kadardır?

Cevap: İthalata ilişkin düzenlenen CITES Belgesinin geçerlilik süresi 12 ay, ihracata ve yeniden ihracata ilişkin düzenlenen CITES Belgesinin geçerlilik süresi 6 aydır.