BİR BİLENE SORDUK

BREXİT VE TÜRKİYE-BİRLEŞİK KRALLIK STA’SININ KAREKODLARI

 

 

Rıza Mehmet KORKMAZ

UGM Genel Müdürü

BREXİT VE TÜRKİYE-BİRLEŞİK KRALLIK STA’SININ KAREKODLARI

 

Türkiye-Birleşik Krallık (BK) Serbest Ticaret Anlaşması (STA), BK’nın AB ile yaptığı STA’yı temel alan bir yaklaşımla bir devamlılık anlaşması olarak düzenlenmiştir. Ancak BK, AB ile Gümrük Birliği’nden ayrılırken Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülasyon (PAMMK) ve Batı Balkan Menşe Kümülasyon Sistemi’nden (BBMKS) de ayrıldığından, bu aşamada çapraz kümülasyon söz konusu değildir. Bu itibarla menşe uygulamalarının ve menşe kazanım kurallarının, önümüzdeki yakın dönemde AB-BK arasında yürütülecek menşe protokolleriyle daha da netleşeceği görülmektedir. Bu sürecin dikkatle takip edilerek, zaman kaybedilmeden Türkiye-BK STA’sına da yansıtılması ticaretin sağlıklı akışı açısından son derece önemlidir.

 

Türkiye’nin 3’üncü büyük ticaret partneri BK’yla imzalanan STA, birçok açıdan AB’yle imzalanan GB anlaşmasından sonra en önemli ve kapsamlı ticari iş birliği anlaşması niteliğindedir. Türkiye’nin ihracatında 2’nci sırada olan, BK verilerine göre 18,9 milyar sterlinin (2019 yılı itibarıyla 10,6 milyar sterlin ihracat ve 8 milyar sterlin ithalat) üzerinde bir dış ticaret hacmine sahip olduğumuz ve ciddi bir dış ticaret fazlası verdiğimiz, BK’yla gecikmeksizin anlaşma yapılabilmiş olması önemli bir başarıdır.

 

 

 

BİRLEŞİK KRALLIK’IN AB’DEN AYRILMA (BREXIT) SÜRECİ

2020 yılının en önemli olaylarından birisi hiç kuşkusuz ki, Birleşik Krallık’ın (BK) Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasını ifade eden Brexit’in gerçekleşmesi oldu. 1973’te o zamanki adıyla AET’ye (Avrupa Ekonomik Topluluğu) üye olan BK esasen; ülkede yaşanan yoğun dış göç furyasıyla birlikte  % 75’lere ulaşan göçmen karşıtlığı, AB üyeliğinin mali açıdan ülkeye getirdiği dengesiz yük, AB’den ayrışan savunma doktrinleri, AB kararlarında (2009-2015 arasında nitelikli çoğunlukla alınan kararların % 12’sinde) çoğu zaman BK’nın kaybeden tarafta olması gibi siyasi ve ekonomik gerekçelerle, yaklaşık 10 yıldır AB’den ayrılmayı zaten yüksek sesle dillendirmeye başlamıştı.

Gelişen bu AB karşıtlığı, 23 Haziran 2016’daki referandum sonrasında, BK halkının % 51,9’unun kabul oyuyla, ülkenin AB’den çıkma kararıyla sonuçlandı. Diğer yandan referandumda BK’yı oluşturan devletlerden Kuzey İrlanda ve İskoçya’da AB’den ayrılmak istemeyenlerin çoğunlukta olması, Brexit sürecini daha da sancılı hale getirdi. 29 Mart 2017’de Başbakan Theresa May’in Lizbon Anlaşması’nın 50’nci Maddesi’nin işletilmesini isteyen mektubu Brüksel’e göndermesiyle resmi ayrılık süreci başladı. AB-BK Brexit müzakere süreci, 14 Kasım 2018’de neticelendi ve Geri Çekilme Anlaşması üzerinde mutabakata varıldı. Anlaşma, 9 Ocak 2020’den önce BK Parlamentosu’nda ve ardından 29 Ocak 2020’de de AB Parlamentosu’nda onaylandı. Sonuçta Brexit, 31 Ocak 2020 itibarıyla gerçekleşmiş ve 31 Aralık 2020’de sona ermesi öngörülen ‘Geçiş Dönemi’ başlamış oldu.  Bu süre boyunca BK, ticaret açısından AB üyesi bir ülke gibi muamele gördü; böylelikle aynı süre zarfında ülkemiz için de Gümrük Birliği (GB) ortağı konumunu korudu, ticari ilişkilerimizde bu dönemde herhangi bir kayıp yaşanmadı.

Geçiş dönemi devam ederken Brexit’in anlaşmalı mı, yoksa anlaşmasız mı olacağı tartışmaları yaşansa da, taraflar arasındaki müzakereler 24 Aralık 2020’de anlaşmanın imzalanmasıyla olumlu biçimde neticelendi. Böylelikle, 2020’de başlayan geçiş süreci 2021 başı itibarıyla sonuçlanmış oldu.

 

SÜREÇ BK AÇISINDAN OLUMLU İLERLEDİ

Süreç sonunda olumlu neticelenen Brexit ve ardından AB ile imzalanan STA, BK açısından çifte kazanç niteliğindedir. Çünkü hem Avrupa Adalet Divanı’ndan bağımsız bir aktör, hem AB kurallarından kendini sıyırmış bir oyuncuya dönüşen BK, puana dayalı göçmenlik sistemi ile de ülkesindeki serbest dolaşımı kontrol edebilecek ve sınırlayabilecek konuma gelmiştir. Ayrıca uzun müzakerelere konu olan balıkçılık hususunda da BK, beş yıl içinde kendi sularındaki balıkların üçte ikisini avlama hakkına sahip olmuştur. BK böylelikle hem topraklarında serbest dolaşımı sınırlamış, hem de AB’den bağımsız olarak imzalayacağı STA’larla ticaretten zarar görmeme imkanı elde etmiştir. Bu bağlamda sürecin BK açısından olumlu ilerlediğini söyleyebiliriz.

 

AB-BK SERBEST TİCARET ANLAŞMASI’NIN GENEL ÖZELLİKLERİ

BK ile AB arasında imzalanan STA, gerek büyüklüğü gerekse yaratacağı sonuçlar açısından son dönemlerin en önemli ticari iş birliği anlaşmalarındandır. Bu anlaşmayla BK, dünya tarihinin en önemli siyasi projelerinden olan AB’den ayrılırken sadece siyasi bir birlikten ayrılmamış, gümrük birliğinden de ayrılarak ticari olarak bağımsız bir politika izleyeceğini, iki taraf arasındaki ticari ilişkileri de sürdürülebilir ve adil bir ticaret zemininde yürüteceğini tüm dünyaya ilan etmiş; 60’ın üzerinde ülkeyle STA görüşmelerine yoğunlaşarak, ikili ticari ilişkilerini kendi çıkarlarına göre şekillendirmiştir.

 

Bu STA’yı değerlendirirken, BK’nın dış ticaret rakamlarını incelemekte fayda var. Trademap verilerine göre BK’nın; 2019’da dünya ithalatında 692 milyar dolar tutarındaki ithalatla %3,6 oranındaki payıyla 5’inci sırada, dünya ihracatında ise 468,8 milyar dolar tutarındaki ihracatla %2,5 payla 10 uncu sırada olduğunu görmekteyiz. BK, genel olarak mal ticaretinde de sürekli açık veren bir ülke konumunda.

 

Birleşik Krallık gıda, petrol ve petrol ürünleri, motorlu taşıtlar, petrol dışı hammaddeler, giyim, ayakkabı, elektrikli makineler, elektriksiz makineler, mobilya ve aydınlatma ürünlerinde net ithalatçı; eczacılık ürünleri, optik ve tıbbi cihazlar, kimyasal maddeler, başta viski olmak üzere içecekler, havacılık ve uzay taşıtları aksam ve parçaları, demir çelik, bakır, ham deri ve teknik tekstildeyse net ihracatçı durumunda.  

 

BK’nın mal ticaretindeki net ithalatçı konumu, bir anlamda ekonomisinin ithalata bağımlılığı, imzalanan STA’yı öncelikle mevcut ticareti kesintiye uğratmayacak bir yaklaşımı beraberinde getirmiş ve genel anlamda bir devamlılık anlaşması ortaya çıkmıştır.

 

Söz konusu STA’nın temel özelliklerini bazı ana başlıklar halinde şöylece özetleyebiliriz:

Tarife ve Kota: BK ve AB, birbirlerinin pazarlarına tarifesiz ve kotasız erişebilecektir. STA bu haliyle AB'nin ilk sıfır tarifeli, sıfır kotalı anlaşması niteliğindedir.

Ticaret: BK üreticileri, AB ve BK standartlarına uymak zorunda kalacaktır.

Menşe Uygulamaları: Modern ve uygun menşe kuralları doğrultusunda menşe kazanan ürünler vergisiz ithal edilecektir. Daha önce çok tartışılan BK menşeli elektrikli taşıtlar da vergi muafiyetinden yararlanabilecektir.

İkili kümülasyona imkan tanınacak, taraf girdileri menşe kazanımına engel olmayacaktır. Anlaşma, menşe beyanının fatura beyanı şeklinde basitleştirilerek yapılmasına olanak tanımaktadır(self-certification).

BK yetkililerinin açıklamalarına göre; hem AB hem de BK’la anlaşması bulunan Japonya ve Türkiye menşeli ürünlerin BK'da üretilen eşyada menşeli girdi olarak kullanılabileceği çapraz kümülasyon, AB tarafından kabul edilmemiştir.

Tip Onay İşlemleri: Taraflar, motorlu taşıt ve parçalarda BM regülasyonlarına dayanan tip onayları kabul edeceklerdir.

 

AEO-YYS Karşılıklı Tanıma: AEO-YYS firmalarına ilişkin olarak karşılıklı tanıma mekanizması önümüzdeki dönemde işletilecektir.

Ortak Transit: BK, Türkiye dahil Avrupa’daki 35 ülkenin uyguladığı ortak transit sözleşmesinde kalmaya ve NCTS Sistemini (yeni bilgisayarlı transit sistemi) kullanmaya devam edecektir.

 

TÜRKİYE-BK SERBEST TİCARET ANLAŞMASI

AB-BK Serbest Ticaret Anlaşması sürecine paralel ülkemizle BK arasında yürütülen STA müzakereleri de hızlıca tamamlanarak 29 Aralık 2020’de anlaşmayla sonuçlanmıştır. Anlaşma 1 Ocak 2021’de geçici olarak yürürlüğe girmiş; ardından 03.02.2021 tarihli ve 31384 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7266 Sayılı Kanun ile “Türkiye Cumhuriyeti ile Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Arasında Serbest Ticaret Anlaşması” uygun bulunarak ülkemizdeki onay süreci de tamamlanmıştır.

 

Anlaşma; GB şartları, BK ile tarım tavizlerini düzenleyen Ortaklık Konseyi Kararı ve Türkiye-AB AKÇT (Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu) STA’sının devamı niteliğindedir ve bu aşamada sadece mal ticaretini kapsamaktadır. Bu nedenle, BK-Türkiye STA’sını, öncelikle tarafların mevcut ticaretini sekteye uğratmamak amacıyla hazırlanmış bir devamlılık anlaşması diye nitelemek doğru olacaktır. GB sonrası sağlanan avantajların, önemli bir kayba uğramadan bu anlaşmayla devamlılığının sağlanması, anlaşmasız Brexit halinde vergi oranlarının en çok etkileyeceği ihracatçılarımızı da önemli ölçüde rahatlatmıştır. 

 

Anlaşmada, GB ile elde edilen tavizlere uygun biçimde sanayi ürünlerinde gümrük vergileri sıfırlanmış; tarım ve işlenmiş tarım ürünlerinde AB ile mevcut tarife kontenjanları %17 oranında ölçeklendirilerek BK ile karşılıklı tavize tabi tutulmuş, vergi indirimleri ve muafiyetleri bakımından AB’yle mevcut koşulların devamı BK’yla ikili düzeyde temin edilmiştir.

 

Türkiye’nin 3’üncü büyük ticaret partneri BK’yla imzalanan bu anlaşma birçok açıdan Türkiye’nin AB’yle imzaladığı GB anlaşmasından sonra en önemli ve kapsamlı ticari iş birliği anlaşması niteliğindedir.

 

Türkiye’nin ihracatında 2’nci sırada olan, ciddi bir dış ticaret fazlası verdiğimiz, BK verilerine göre 18,9 milyar sterlinin (2019 BK verilerine göre 10,6 milyar sterlin ihracat ve 8 milyar sterlin ithalat) üzerinde bir dış ticaret hacmine sahip olduğumuz BK’yla gecikmeksizin anlaşma yapılabilmiş olması önemli bir başarıdır.

 

Unutulmamalıdır ki, Brexit sonrası BK artık AB üyesi olmadığı gibi, GB üyesi de değildir. Bu yeni düzlemde iki ülke arasındaki ticarette, eşyanın serbest dolaşımı ilkeleri değil, STA çerçevesinde menşe kuralları devrede olacaktır. Menşe uygulamalarının son derece önem kazandığı bir dönem olacaktır. Çapraz kümülasyon bu aşamada söz konusu değildir. Yalnızca ikili kümülasyon, yani BK- Türkiye arasındaki ticarete konu malların vergisiz ticareti öne çıkacaktır.

 

Anlaşma, bu aşamada sadece mal ticaretine ilişkindir. Sanayii ürünlerinde karşılıklı vergilerin sıfırlanmasını, tarım ürünlerinde ise sıfırlanmasını ya da vergi indirimini öngörmektedir. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi sonrasında azami iki yıl içinde tarım ürünleri ticareti, hizmetler ticareti, yatırımlar, sübvansiyonlar, sürdürülebilir kalkınma, yolsuzlukla mücadele, dijital ekonomi, KOBİ’ler, çevre, iklim değişikliği gibi konularda genişletme, değişiklik ya da yenilikler yapma iradesi anlaşmaya derç edilmiştir. Ayrıca menşe kuralları ve teknik standartlara ilişkin düzenlemeler de AB-BK arasındaki düzenlemelere paralel biçimde önümüzdeki dönemde revize edilecektir. 

 

Yani bu haliyle, süreci henüz tamamlanmamış dinamik bir anlaşma söz konusudur.

 

TÜRKİYE’NİN DIŞ TİCARETİNE ETKİSİ

Şu halde bu genel durum karşısında yeni STA’nın dış ticaretimize etkisi nasıl olacaktır?

 

Ülkemiz 2020 verilerine göre BK’ya 11,2 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken, BK’dan 5,5 milyar dolar da mal ithal etmiştir.

 

2002-2019 döneminde BK’da Türkiye’nin yaklaşık 2,6 milyar dolar, BK’nın da Türkiye’de 11,1 milyar dolar yatırımı bulunmaktadır.

 

 Türkiye’nin BK’na yönelik başlıca ihraç ürünleri

 

İngiltere’ye ihracatın sektörel dağılımı incelendiğinde; yüzde 25’lik payı ile televizyon alıcı cihazları, kablolar, radyatörler, ocaklar, bulaşık yıkama makineleri gibi ürünleri içeren elektronik ve makine sektörünün önde geldiği görülmektedir. Elektronik ve makine sektörünü yüzde 21’lik payı ile hava, kara ve deniz ulaşım araçlarını ve parçalarını kapsayan “ulaşım ekipmanları” sektörü takip etmektedir. Ulaşım ekipmanlarını sırasıyla yüzde 17’lik payı ile mineraller ve metaller, yüzde 15’lik payı ile hazır giyim ve yüzde 5’lik payı ile tekstil sektörü takip etmektedir. Sıralanan ilk 5 sektörde İngiltere’ye gerçekleştirilen ihracat, Türkiye’nin İngiltere’ye gerçekleştirdiği toplam ihracatın yüzde 83’ünü oluşturmaktadır. Ayrıca elektronik ve makine sektöründe İngiltere’ye gerçekleştirilen ihracat, Türkiye’nin sektör genelinde dünya çapında gerçekleştirdiği toplam ihracatın yüzde 11’ini de oluşturmaktadır. Ulaşım ekipmanlarında, Türkiye’nin ihracat partnerleri arasında İngiltere’nin payı yüzde 8,1 iken, hazır giyimde ise yüzde 10,7 düzeyinde seyretmektedir. İngiltere’nin sektörlerdeki pazar payları göz önünde bulundurulduğunda; elektronik ve makine, ulaşım ekipmanları ve hazır giyim sektörlerinde İngiltere’nin Türkiye’nin ihracatındaki pazar payının ortalamanın üzerinde olduğu görülmektedir.

 

 

Anlaşmanın, Türkiye’nin BK’ya dönük ihracatının % 95’i için sıfır gümrük vergisi öngörmesi ve toplam 10,7 milyar dolar değerinde gümrük vergisi avantajı sağlaması öngörülmektedir.

 

Beklentimiz, iki ülke ticaretinin STA sonrası daha da artması, özellikle Türkiye’nin ihracatına daha da olumlu yönde yansımasıdır. Tarım ürünlerinin de ileride kapsama alınmasıyla iki ülke arasındaki ticareti daha da büyütecektir.

 

TÜRKİYE-BK STA’SININ GÜMRÜK VE DIŞ TİCARET UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

Anlaşma, iki taraf arasındaki ticaretin Gümrük Birliği yapısından bir STA yapısına olabildiğince sıkıntısız geçişini sağlamış, böylece geçmişten gelen kazanımlar korunmuş; var olan üretim ve tedarik zincirinin devamlılığı sağlanmıştır.

 

Tarım ürünleri ticaretinde gümrük birliği rejimindekine benzer bir sistem uygulanacak; işlenmiş tarım ürünlerinde sanayi payı ayrı tutularak hesaplanacak, tarife-kotaları ise AB’den ayrılan BK’ya spesifik olarak uyarlanacaktır. Söz konusu tarife kotaları belirlenirken, GB dönemindeki BK’ya tarım ihracatımız göz önüne alınmıştır. Yine de tarım alanında daha çok serbesti olduğunu söylemek güçtür.[1]

 

Temel unsurlar açısından STA’nın öngördüğü hükümler aşağıda genel hatlarıyla ele alınmıştır[2].

 

BK’ya Uygulanacak Gümrük Vergileri: Anlaşma, 25 ila 97’inci fasıllarda yer alan sanayi ürünlerini kapsamakta ve taraf menşeli bu ürünlerin taraflar arasındaki ticarette gümrük vergilerinin ortadan kaldırılmasını öngörmektedir(EK 2-A liste hariç).

 

20.04.2021 tarihli 3837 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile; 2021 yılı İthalat Rejim Kararı ve İlave Gümrük Vergisi Kararı'na eklenen maddeler çerçevesinde, Birleşik Krallık STA'sı hükümlerine uygun olarak menşe beyanı yapılmış eşya için, Avrupa Birliği'ne uygulanan gümrük vergisi oranları, toplu konut fonu ve ilave gümrük vergisi oranlarının uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

 

Tarım Ürünleri Ticaretinde Durum: Anlaşmada, 1 ila 24’üncü fasıllarda yer alan tarım ürünlerine uygulanan gümrük vergilerinin indirilmesi veya tamamen kaldırılmasına yönelik düzenlemeler (tarife kontenjanları gibi) mevcuttur. Doğrudan vergilerin ortadan kaldırılmadığı ya da tercihli tarifenin uygulanmadığı eşya için, Anlaşmanın “Tarife Listeleri” başlıklı ekinin incelenmesi gerekmektedir.

Genel anlamda tarım ürünlerimizin % 80’ini olumlu etkileyen, 606 milyon doların üzerindeki ihraç ürünümüz için vergisiz BK pazarına girme imkanı sağlayan bir STA söz konusudur. Ancak tarım ürünleri ticaretini daha da geliştirilmek üzere ilerleyen tarihlerde görüşmeler yapılacaktır.

 

  • Kota söz konusu ise, bunların %17 oranında ölçeklendirilerek Anlaşmaya yansıtıldığı görülmektedir.
  • BK gümrük tarife sisteminde bazı değişiklikler yaptığından bu durum ülkemiz tarım ürünleri için olumlu sonuç vermiştir. İşlenmiş tarım ürünlerinde bileşim tablosu (measuring) kaldırılmış olup giriş fiyatı uygulanmamaktadır. Bu nedenle bisküvi, çikolata, şekerleme gibi 85 üründe avantaj elde edilmiştir.
  • Kuru meyve ve sert kabuklu meyveler başta olmak üzere gıda ürünlerinde, AB’nin bize halihazırda tanıdığı muafiyetler, ülkemiz ile BK arasında akdedilen STA’ya yansıtılmış bulunmaktadır.
  • Türkiye için önemli bir ihraç ürünü olan zeytinyağında bu aşamada indirim bulunmamaktadır.
  • Sağlık Sertifikalarında uluslararası alanda kullanılan sertifikalar –koşullar sağlanırsa- geçerli olacaktır.
  • Tarım alanında AB’nin onayladığı kuruluşlar, BK tarafından da onaylanmaktadır.

                       

İlave Gümrük Vergileri: BK, zaten halen ticaretinde İGV uygulamamaktadır. STA uyarınca BK’dan doğrudan gelen ürünlerde İGV tahsil edilmeyecek; ama AB-Birleşik Krallık ve Türkiye arasında  bu aşamada çapraz kümülasyon olmadığı için, AB üzerinden ATR ile gelen BK menşeli ürünlerde İGV tahsil edilebilecektir.

 

Menşe Kuralları: Anlaşma kapsamından yararlanacak taraf ülke menşeli eşyaya ilişkin hükümler ve menşe kazanım kuralları, Anlaşma eki Menşe Kuralları ile Menşe Prosedürlerine İlişkin Protokol’de bulunmaktadır.

 

Söz konusu Protokol, Türkiye- Birleşik Krallık Ortak Komitesinin 2/2021 sayılı Kararı ile değiştirilmiş ve 14.04.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 3827 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe girmiştir. Buna göre temel menşe kurallarını şöylece özetlemek mümkündür:

 

Daha önceki Protokolde Türkiye ve Birleşik Krallık'ta kümülasyon şeklinde iki ayrı maddede (3 ve 4 üncü maddede) düzenlenen menşe kümülasyon hükümleri, tek maddede toplanmıştır.

Protokol hükümlerine göre, bir Taraf menşeli ürün, başka bir ürünün üretiminde kullanılmış ise diğer Taraf menşeli kabul edilecektir (ikili kümülasyon).  

Menşeli olmayan, üçüncü ülke menşeli eşyanın üzerinde, taraflardan birinde gerçekleştirilen işlem ve işçilik, koşulları sağlaması kaydıyla, eşyanın diğer taraf menşeli sayılmasında değerlendirmeye alınacaktır (Tam kümülasyon).

Bünyelerine Avrupa Birliği menşeli girdiler dahil edilmek suretiyle bir Tarafta elde edilen ürünler, o Tarafta Protokol'ün 6 ıncı maddesinde (Yetersiz üretim) belirtilen işlemlerin ötesinde bir işçilik veya işlemden geçmiş olmaları şartıyla, o Taraf menşeli olarak kabul edilecektir. Söz konusu girdilerin yeterli işçilik veya işlemden geçmiş olmaları şartı aranmayacaktır.

İhracatçıların, anlaşmaya taraf olmayan ülkeler menşeli girdiler kullanarak üretilen ürüne ilişkin menşe beyanı düzenleyebilmeleri için, eşyanın tedarikçisinden Protokolün Ek-3’ünde yer alan formata uygun bir tedarikçi beyanı temin etmeleri veya menşeli olmayan girdileri yeterince ayrıntılı bir şekilde tanımlayan ve aynı bilgileri içeren eşdeğer bir belge sunmaları gerekecektir.

Protokolün önceki halinde yer alan; AB, EFTA ülkeleri ve Ek-4’de listelenen ülkeler (Cezayir, Mısır, İsrail, Ürdün, Lübnan, Fas, Batı Şeria ve Gazze Şeridi, Suriye, Tunus, Arnavutluk, Bosna Hersek, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Kosova, Faroe Adaları, Moldova, Gürcistan ve Ukrayna) menşeli girdilerin Türkiye veya Birleşik Krallık’ta menşe kümülasyonuna tabi tutulmasına ilişkin hükümler ise kaldırılmıştır(çapraz kümülasyon).

Kararla yapılan değişikliklerin uygulamasına ilişkin hususların daha sonra yayımlanacak menşe yönetmeliği ile netlik kazanması beklenmektedir.

Menşe Beyanı :  BK-Türkiye arasındaki ticarette, ithal edilen eşyanın tercihli muameleden yararlanabilmesi için, ihracatçı tarafından ilgili fatura ya da başka bir ticari belge üzerine yazılı olarak yapılacak bir menşe beyanı, eşyanın menşe belgesi olarak kullanılacak, herhangi bir makamın onayını gerektirmeyecektir.

Süreç, «onaylanmış ihracatçı» statü gerektirmediğinden, birçok AB STA’sı süreçlerinden daha esnektir. Protokolde; menşe beyanının, menşeli ürünün tanımlanmasına olanak verecek kadar ayrıntılı olması ve fatura veya başka herhangi bir ticari belgede veya bu belgelere ekli olarak düzenlenmesi gerektiği düzenlenmiştir.  Menşe beyanı, Protokol’ün Ek-4’ünde yer alan metne uygun şekilde ıslak imzalı ya da elektronik olarak yapılabilecektir. Menşe beyanında e-imzanın nasıl kullanılacağı henüz tam olarak net değildir, bu durum netleşene değin ıslak imzalı beyan yapılması riskleri azaltacaktır.

 

Menşe beyanı, tek bir sevkiyat için ya da birden fazla sevkiyat için kullanılabilecektir. Menşe beyanları, 12 ay süreyle ya da ithalatçı Taraf’ta  tanınmış daha uzun bir süre için geçerli olacaktır. Bu geçerlilik süresi içinde tercihli muamele talebinde bulunulabilecektir.

 

İthal anında ibraz edilemeyen ve menşeli olarak nitelendirilen eşya için, ilgili ithalatçısının ithalat tarihinden itibaren en geç iki yıl içerisinde sonradan menşe beyanı yapması ve vergilerin iade edilmesini talep etmesi mümkündür.

14 Nisan 2021 itibarıyla sevk halinde olan ya da gümrük vergileri ödenmeksizin gümrük kontrolü altında olan eşyaya, bu tarihten itibaren 12 ay içinde gümrük idaresine başvurularak menşe beyanı ibraz edilmesi halinde, tercihli muamele uygulanacaktır.

Liste kuralları : Protokolün “Liste kuralları” başlıklı ekinde menşe kazanım kurallarına yer verilmiştir. Bazı GTİP’ler için menşe kazanım kuralları iki aşamalı bir takvime bağlanmıştır. 8507, 8702, 8703, 8704 tarife pozisyonlarında yer alan elektrikli akümülatörler ve elektrikli vasıtalar ile harici elektrik güç kaynağına takılarak şarj edilebilenler dışında, tahrik motoru olarak hem içten yanmalı hem de elektrik motoru olan hibrit vasıtalar için 14 Nisan 2021 tarihinden 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak geçici menşe kuralları belirlenmiştir.

Diğer Menşe Kuralları ise genel çerçevede şu şekildedir:

 

  • Tolerans Kuralı: Bir ürünün üretiminde menşeli olmayan girdiler kullanılması nedeniyle liste kurallarında yer alan şartları taşımayan ürünlerin anlaşmaya taraf menşeli addedilmesi için gereken tolerans oranı %10 (50-63 ncü fasıllar hariç tüm ürünler için, kullanılan menşeli olmayan girdi kıymeti, ürün fabrika çıkış fiyatının % 10’unu geçemez)  ve  %15 (4 ila 24 ncü fasıllar ile 2 nci fasıldaki ürünler için olmak üzere ve ağırlığın %15’i) olarak uygulanacaktır.
  • Doğrudan Nakliyat Kuralı yerine değiştirilmeme kuralı vardır. Buna göre tercihli muamele, yalnızca menşe protokolünün gerekliliklerini karşılayan ve BK’a veya Türkiye’ye ithal edileceği beyan edilen ve ihracatçı Taraf ülkeden ihraç edilenlerle aynı olan ürünlere uygulanacaktır. Ürünler veya sevkiyatlar, ihracatçı tarafından ya da onun sorumluluğunda üçüncü transit ülkesi veya ülkelerinde gümrük gözetimi altında olmaları koşuluyla depolanabilecek, sergilenebilecek,  bölünebilecektir.
  • Katma Değer Kuralı uygulandığı durumlarda temel oran %50 olarak belirlenmiştir (PAAMK'da bu oran %40).
  • Menşe kazanımında; etkisiz unsurlarülkesellikilkesi ile  muhasebesel ayrım konusu PAAMK'la paralel olacak şekilde düzenlenmiştir.

 

Kaldırılan Geri Ödeme Yasağı (TEV Ödemeleri): Bilindiği üzere, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında üçüncü ülkelerden vergisiz ithal edilerek Türkiye’de imalatta kullanılan ve nihai ürün olarak BK’ya gönderilen ürünlerde, 3’üncü ülkeler menşeili ürünler için ihracat sırasında daha önce ithalatta ödenmeyen vergilerin, telafi edici vergi (TEV) olarak ödenmesi söz konudur. STA’da daha önce sadece 50-63 ncü fasıllar (yani tekstil ve konfeksiyon ürünleri) içindeki ürünler için TEV uygulanacağı hükmü var iken, 14 Nisan 2021 tarihli son menşe protokolü değişikliği ile tüm fasıllar için gümrük vergilerinde geri ödeme yasağı ve muafiyet kaldırılmıştır. Böylelikle, BK’a yapılan ihracatta, eşyanın menşe kuralları çerçevesinde Türk menşei kazanmış olması şartıyla, üçüncü ülke menşeli ürünler için TEV ödenmeyecektir.

 

Anlaşmanın Taraflarca Onaylanmasına Kadar Olan Süreçteki Uygulama: STA imzalanması sonrasında,   1 Ocak 2021 tarihi ile Türkiye-BK arasındaki STA’nın onaylanıp yayımlanacağı tarih arasında geçen süre zarfında STA kapsamında yapılacak ithalatta, geçerli bir menşe beyanı ibraz edilir ise, Türkiye’de diğer ülkelere uygulanan kanuni vergi oranı üzerinden eşyanın vergilerinin teminata bağlanması uygulaması getirilmişti. STA onaylanması ve menşe yönetmeliğinin yayımlanmasının ardından yönetmeliğe uygun olanlarının teminatı iade edilecek, uymayanları ise teminatı irad kaydedilecekti.

 

Bu arada STA’nın onaylanası sonrasında, 20.04.2021 tarihli 3837 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile; BK-Türkiye arasındaki ticarette BK’ndan ithal edilen eşya için diğer ülkelere uygulanan vergi oranları ve fon miktarı kadar teminat alınması uygulamasına son verilmiş; 2021 yılı İthalat Rejim Kararı ve İlave Gümrük Vergisi Kararı'na Birleşik Krallık STA'sı hükümlerine uygun olarak  menşe beyanı yapılmış eşya için, Avrupa Birliği'ne uygulanan gümrük vergisi oranları, toplu konut fonu ve ilave gümrük vergisi oranlarının uygulanacağına ilişkin maddeler eklenmiştir.

İlgili Kararlara eklenen maddeler gereğince, 01/01/2021 ile 20/04/2021 arasındaki Birleşik Krallık çıkışlı ve menşeli eşyanın ithalinde verilmiş teminatların iadesi için başvuru yapılabilecektir.

BK’daki İthalat ve Gümrükleme Süreci: Büyük Britanya’ya ithal edilen mallar için uygulanacak gümrük prosedürleri, altı aylık bir dönem içinde, 3 aşamada hayata geçirilecektir. Türkiye’den gönderilen ve AB’de serbest dolaşıma girdikten sonra BK’ya gidecek eşya da bu kapsamda değerlendirilecektir.

 

Ocak 2021’den itibaren;

 

-Hazır giyim ve elektronik gibi “standart ürün” ithalatçılarının, ithal edilen ürünlerin kaydını tutmak ve azami altı ay içinde gümrük beyannamesi düzenlemek gibi temel gereklilikleri yerine getirmeleri beklenmektedir.

 

-İthalatın tamamı için gümrük vergilerinin ödenmesi gerekmekte olup gümrük beyannamesi doldurulana dek ödemenin ertelenmesi mümkün olacaktır.

 

-Alkol, tütün ve zehirli kimyasallar gibi ürünlerin Büyük Britanya’ya girişi esnasında gümrük beyannamelerinin doldurulması gerekecektir.

 

-Canlı hayvan ve yüksek riskli bitki ve bitki ürünleri ithalatında, ithalatçının ön bildirim ve sağlık belgelerinin tevsik edilmesi gibi yükümlülükleri yerine getirmesi beklenecektir. Yüksek riskli hayvansal ürünlerde de ön bildirim şartı bulunmaktadır. Belge kontrolleri hızla yapılacak olup, yüksek riski ürünlerin fiziki denetimleri ürünün varış noktasında veya başka bir yerleşkede gerçekleştirilecektir.

 

Nisan 2021’den itibaren, tüm hayvansal ürünler (et, kedi-köpek maması, bal, süt ve yumurta ürünleri gibi) ile bitki ve bitkisel ürünlere ilişkin ön bildirim yapılması ve sağlık belgelerinin tevsiki gerekecektir.

 

Temmuz 2021’den itibaren, tüm ürünlerin dolaşımında, gerekli tüm beyanların yapılması ve vergilerin ithalat noktasında ödenmesi esas olacaktır. Güvenlik ve emniyet beyannameleri uygulamaya konulacak, sağlık ve bitki sağlığı önlemleri çerçevesinde (daha fazla) fiziki denetim ve numune alımı yapılacaktır; hayvan, bitki ve bunlardan üretilen ürünlere ilişkin kontroller Büyük Britanya sınır kontrol noktalarında gerçekleştirilecektir.

Gümrük kontrolleri hakkında detaylı bilgiye, https://www.gov.uk/government/news/government-accelerates-border-planning-for-the-end-of-the-transition-period adresinden ulaşılabilmektedir.

 

Başlamış İşlem: 1 Ocak 2021’den önce BK’dan Türkiye'ye sevk halinde olan veya Türkiye'ye getirilmiş olup antrepoda, serbest bölgede veya geçici depolama yerinde bulunan eşyaya “başlamış işlem” uygulaması yapılacaktır. Bu eşya, 1 Ocak 2021’den önce geçerli olan başta Gümrük Birliği olmak üzere tercihli tarife düzenlemelerinden faydalanabilecektir.

 

ATR Dolaşım Belgeleri veya Menşe İspat Belgeleri Kullanımı: Yeni dönemde menşe esaslı ticarete geçilecek olup 31 Aralık 2020 itibariyle iki ülke arasındaki ticarette ATR dolaşım belgesi kullanılmayacaktır. Ancak, BK, yolda olan veya antrepoda olan ürünler için 1 Ocak 2021’den önce düzenlenmiş ATR belgelerini veya menşe ispat belgelerini, dört aylık ibraz süreleri esas alınmak kaydıyla, 1 yıl süreyle tanımaya devam edecektir.

 

BK’nın Türkiye ve Üçüncü Ülke Menşeli Ürünlerde Uygulayacağı Vergi Oranları: BK ile ticarette menşe kontrolü yapılacak, üçüncü ülke menşeli malların (MFN) vergisi tahsil edilecektir.

 

Hayvan ve Bitki Sağlığına (SPS) İlişkin Düzenlemeler: Meyve-sebze; canlı hayvan vb. ürünlerde BK, Gümrük Birliği dönemine benzer sertifikaları "ihracat sağlık sertifikası" adı altında istemeye, benzer prosedürler altında devam edecektir. Bundan sonra SPS konusunda BK’nın yapacağı değişiklikler ise Büyük Britanya'da uygulanacak; Kuzey İrlanda AB'nin SPS alanında kalacağı için K. İrlanda'ya yapılacak ihracatta AB'nin SPS kuralları geçerli olacaktır.

 

Hizmet İhracatı Açısından Durum: Türkiye ve BK arasındaki STA mal ticaretini kapsamakta ve hizmet ticaretine ilişkin kurallar içermemektedir. Bu bağlamda, taraflar arası ticaret, DTÖ kuralları üzerinden devam edecektir. Bu alandaki ilave düzenlemeler daha sonraki müzakerelere bırakılmıştır. Ancak geçiş dönemi sonrası hizmet tedarikine ilişkin mevcut şartlarda bir değişiklik olmayacak, örneğin karşı tarafta hizmet sunumu yapacak firmalar yetki ve lisans almak vb. durumlarda hizmetin sunulacağı ülkenin yasalarına uymaya devam edecektir.

 

Transit Rejimine Uyum: BK, ortak transit rejimine uyum sağlayacağını açıklamıştır.

 

Teknik Düzenlemeler, CE İşareti ve BK'nın Uygunluk Değerleme İşareti Olan UKCA ile İlgili Gelinen Nokta: 1 Ocak 2021’den itibaren BK, CE işaretini bir yıl süresince tanıyacaktır. Yani BK, CE işareti taşıyan ürünleri- Avrupa Birliğince tanınan bir Onaylanmış Kuruluş (Türkiye’de yerleşik olanları da içerecek şekilde) değerlendirmesine tabi olanlar da dâhil- 1 Ocak 2022’ye (Tıbbı Cihazlar için 30 Haziran 2023) kadar kabul edecektir. Öte yandan, CE yerine UKCA işaretinin kullanımı konusunda çalışmalar sürmekte ve başvurular alınmaktadır. STA onay süreci sonrasında, AB-BK arasındaki süreç de gözetilerek karşılıklı tanıma için çalışmalar devam edecektir.

 

Sektörel Teknik Düzenlemelerde (Örneğin Otomobil Sektörü için AB Tip Onay Belgesi) Durum: BK, BMAEK kapsamındaki tip onaylarını tanımaya devam edeceğini duyurduğundan ve UNR 96 da bu kapsamda yer alan bir düzenleme olduğundan farklı bir durum oluşmayacağı öngörülmektedir. BK, AB Tip Onaylarını geçici BK tip onayı vererek tanımaya devam ettiği sürece (iki yıl) bu durumun UNR 96 için de geçerli olacağı değerlendirilmektedir.  

 

TAREKS Denetimleri: AB ürünlerine sağlanan benzer bir TAREKS düzenlemesi için çalışmalar yürütülmektedir.

 

Kimyasallarla İlgili REACH Prosedürü Devam: BK’nın bağımsız kimyasal düzenleme çerçevesi olan BK REACH, 1 Ocak 2021’den itibaren uygulamaya geçecektir.  BK’da kimyasal üreten, satışa sunan veya dağıtan herkesin BK REACH kurallarına uyması gerekecektir. Konuyla ilgili detaylı bilgiler https://www.hse.gov.uk/brexit/reach-guidance.htm adresinde mevcuttur.

 

BK’da, 2020 Sonrasında Mevcut Sağlık Sertifikalarının Durumu: Geçiş dönemi sonrasında bitki ve hayvan ürünleri için düzenlenen sertifikalar tanınmaya devam edecektir. Detaylı bilgi https://www.gov.uk/guidance/get-an-export-health-certificate adresinde yer almaktadır.

 

AB’nin Çelik Ürünlerinde Uyguladığı Önlemlerin Durumu: BK’nın, AB’deki ticaret politikası önlemlerinin hangilerini uygulayıp uygulamayacağına ilişkin bilgiler https://www.gov.uk/guidance/trade-remedies-transition-policy#steel-safeguard-measures

adresinde mevcuttur. Bu çerçevede, BK, çelik ürünlerindeki korunma önlemi kapsamındaki 26 üründen sadece 19 ürüne önlemi devam ettireceğini, diğer 7 üründe üretimi olmadığı ve bu nedenle 31 Aralık’tan sonra önlem uygulamaya devam etmeyeceğini belirtmiştir.

 

Kuzey İrlanda ile Ticaret: K. İrlanda, AB’nin Tek Pazar’la ilgili mevzuatının bir kısmını uyumlaştırmaya devam edecektir. Bununla beraber, K. İrlanda BK gümrük alanında kalacak ve BK’nın STA’larına(Türkiye ile yapılan STA dahil) tabi olacaktır.  BK ile imzalanan STA, Kuzey İrlanda’yı da kapsamaktadır.

 

Bununla birlikte AB-BK arasındaki düzenlemeler uyarınca, Kuzey İrlanda’ya doğrudan ihraç edilen ürünler için AB’ye ihracat bakımından bir risk sınıflandırması yapılacaktır. AB’ye ihraç edilme “riski” taşıyan ürünlerde AB’nin uyguladığı vergiler ve AB mevzuatı, riskli olmayan ürünlerde ise BK’nın uyguladığı vergiler ve BK mevzuatı tatbik edilecektir. Dolayısıyla, “riskli” ürünlerde Gümrük Birliği şartları, riskli olmayan ürünlerde ise GB şartlarını sürdüren STA’mızın tercihli vergi oranları geçerli olacaktır. Pratikte uygulanan vergi oranları büyük ölçüde aynı olacaktır.

 

Şeffaflık: STA’da, ticarete ilişkin uygulamalardan önce kanun ve mevzuat düzenlemelerini yayımlama ve ilgili kesimleri haberdar etme keyfiyeti vardır.

 

Gümrük İşlemlerinin Hızlı Gerçekleştirilmesi: Tüm uygulanacak gereklilikler ve işlemlere uygunluğu sağlayacak süreden daha fazla olmayacak şekilde, belirli şartların (tüm gereklilikler ve işlemlere uygun olarak tüm bilgileri temin etmiş olması, eşyanın fiziki kontrole tabi tutulmayacak olması koşuluyla)  gerçekleşmesi durumunda, eşyanın gümrük idaresine sunulmasından itibaren 48 saat içinde, eşyanın hızlı bir şekilde tesliminin sağlanması (Madde: 13.7); bu amaçla eşyaya ilişkin gümrük beyannamesi ve diğer belgelerin varış öncesi bildirimi ve işleme alınması söz konusudur.

 

Mikro İhracat: Mikro ihracat açısından uygulamalarda bir değişiklik söz konusu değildir. Numune gönderilerinde uygulamada değişiklik yoktur.

 

Kolaylaştırmalar: STA’da ticaret erbabı için daha ileri basitleştirilmiş usuller uygulama taahhüdü vardır. Bazı eşyalar haricinde, eşyanın antrepo ya da benzeri bir tesise geçici olarak sevk edilmeden, gümrük idaresine sunulduğu yerde teslimini sağlanması, mümkün olduğu takdirde varış gümrüğünde gümrükleme imkanı, belirli eşyada en az belgeyle gümrükleme, vergiler ödenmeden de eşyanın teslimi öngörülmektedir.

 

Bağlayıcı Bilgi: Gümrük idarelerince ilgili eşyaya ilişkin uygulanacak muameleyi gösteren ve 3 yıl geçerli olacak bir bağlayıcı bilginin 90 gün içinde verilmesi söz konusudur.

 

Uygulamada Dikkat Edilecek Unsurlar ve Olası Bazı Riskler:

 

  • Uygulamalar henüz netleşmeye başladığı için dış ticaret erbabımız gümrük işlemlerinde ileride karşılaşabileceği denetim ve incelemelere karşı belge teminlerinde ihtiyatlı olmalıdır.
  • Fatura beyanı, sahtecilik riskini ve menşe sapması olasılığını artırmaktadır. Ürünün Türkiye menşeli olduğunu tevsik eden menşe belgeleri, bir taahhütname ile ticaret odalarından alınabilmektedir. Menşe belgelerinin BK resmi makamlarınca ileride sonradan kontrole tabi tutulabileceği, dolayısıyla menşe belgelerinin doğru bilgileri içermesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu bağlamda Yeminli Gümrük Müşavirleri’nin (YGM) yaptığı incelemeler daha da önem kazanmıştır.
  • İki ülke arasında ticaretin STA’nın ruhuna uygun biçimde sorunsuz işlemesi ve dış ticaretin daha da gelişmesi için, ticaret odaları ve iki ülkenin özellikle gümrük idareleri bazında karşılıklı iş birliği mekanizması, yine sorunların halli organları iyi kurulmalı ve işletilmelidir.
  • Gümrük idarelerimizde STA kapsamında kolaylaştırılmalar gerçek anlamda uygulanmalıdır. STA’da gümrük işlemlerini 4 saatte bitirme keyfiyeti vardır. Uygulamada nasıl işleyeceği merak konusudur.
  • Dış ticaret aktörlerinin, sektörlerin talepleri ve öngörüleri STA revizyonunda ve protokollerde göz önünde tutulmalıdır.
  • Döviz kullanım oranlarımızın yüksekliği ikili ticarette risk yaratmaktadır. Bu husus da göz ardı edilmemelidir.

 

SONUÇ

 

Türkiye-BK Serbest Ticaret Anlaşması, BK’nın AB ile yaptığı STA’yı temel alan bir yaklaşımla bir devamlılık anlaşması olarak düzenlenmiştir. Ancak BK, AB ile Gümrük Birliği’nden ayrılırken Pan Avrupa Akdeniz Menşe Kümülasyon (PAMMK) ve Batı Balkan Menşe Kümülasyon Sistemi’nden (BBMKS) de ayrıldığından, bu aşamada çapraz kümülasyon söz konusu değildir. Bu itibarla menşe uygulamalarının ve menşe kazanım kurallarının, önümüzdeki yakın dönemde AB-BK arasında yürütülecek menşe protokolleriyle daha da netleşeceği görülmektedir. Bu sürecin dikkatle takip edilerek, zaman kaybedilmeden Türkiye-BK STA’sına da yansıtılması ticaretin sağlıklı akışı açısından son derece önemlidir.

 

Günümüzde çok sayıda anlaşmayla kurulan menşe kümülasyon sistemleri menşe kurallarını ciddi uzmanlık isteyen grift, teknik ve anlaşılması zor kurallar haline getirmiştir. Dolayısıyla menşe uygulamalarıyla bir hak kaybına uğramamak için dış ticaret erbabımız iyi bilgilendirilmelidir.  

 

STA’nın hizmet ticareti ve yatırımları da ileride kapsama alacak olması, iki ülke arasındaki ticareti daha da ivmelendirecek, stratejik iş birliğini üst noktalara taşıyacaktır.  BK ekonomisinin %80’i hizmetler sektöründen oluşmaktadır. AB üyesi ülkelere mensup vatandaşlar daha önce BK’da rahatça çalışma izni alıp faaliyet yapabiliyor iken, artık AB ülkeleri ile Türkiye bu konuda eşitlenmiştir. Türkiye için bu durum hizmet ticaretinde de yeni fırsatlar yaratabilecektir.

 

STA’nın önümüzdeki iki yıl içerinde yeni dijital ekonomi, tarım ürünleri, KOBİ’ler gibi yeni alanlarda genişletilmesiyle, dijital imalatta ve tarımda da iki ülke arasında ticaretin daha da büyütülmesi mümkün olacaktır. BK’nın güçlü olduğu hava uzay, sıfır emisyonlu araçlar, ilaç sanayii gibi yüksek teknolojili imalat sanayiinde olası yatırımlar ile toplu ulaşım, enerji ve güvenlik ağları, akıllı şehirler gibi dijital teknoloji gerektiren faaliyetlerde iş birliği Türkiye’ye bu alanlarda sıçrama yapma imkanı da verebilecektir. 

 

STA’nın tarım ürünlerini de kapsayan bir anlaşma olması, Türkiye ile AB gümrük birliğinin yenilenmesi sürecinde de ülkemizi güçlendirecektir.

 

Türkiye ile BK arasında imzalanan STA, iki ülkenin birbirine verdiği stratejik değerin ve derinleşen tarihi, siyasi, ticari, stratejik iş birliğinin bir sonucudur. Böyle bir anlaşma yapılamaması halinde Türkiye’nin ekonomik açıdan en çok kayba uğrayacak ülkeler arasında yer alacağını hatırlatmakta ve Türkiye’nin Gümrük Birliği Anlaşması’ndan sonra gerçekleştirdiği en önemli anlaşma olduğunu vurgulamakta yarar vardır. 

 

Kanımızca BK-Türkiye STA, Türkiye için önümüzdeki dönemde referans bir anlaşma olabilecektir. Bu yönüyle de başarılı bir süreç yaşandığını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu itibarla, emeği geçenleri bir kez daha kutluyoruz.