BİR BİLENE SORDUK

Bitmeyen Çaba "Gümrük Birliğinin Güncellenmesi"

Remzi AKÇİN 

UGM Yönetim Kurul Başkanı 

BİTMEYEN ÇABA “GÜMRÜK BİRLİĞİNİN GÜNCELLENMESİ”

 

Avrupa Birliği ile Türkiye arasında 26 Mart 1995 tarihli, 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ile ihdas edilen gümrük birliğinin güncellenmesi için 2014 yılından bu yana çaba sarf edilmektedir. Ancak hala masaya bile oturabilmiş değil. 2015 yılında hız kazanan ve sonrasında gittikçe solan ümitler, son dönemde Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini güçlendirme stratejisi üzerine yeniden yeşermeye başladı. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştireceğine yönelik açıklamaları ve perinden 6 Nisan 2021 tarihinde Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da yaptıkları görüşme sonucunca yapılan açıklamada, gümrük birliğinin güncellenmesi konusunda ortak görüşün olduğu vurgulanması Gümrük Birliğinin güncellenmesi konusunu tekrar gündeme oturttu.

Gümrük birliği süreci bana Amerikalı Yazar John Steinbeck’in hüzün kokan ünlü bir romanını hatırlattı. Bazı okuyucularımız duymuş, bazıları da okumuştur “Bitmeyen Kavga” adlı romanı. Roman, sanayileşmenin yaygınlaştığı dönemde tarım işçilerinin (aslında işsizlerinin) sefaletini anlatır. Romanın başlangıcında roman kahramanının sefalet ve açlığı, romanın bittiğinde de hala devam etmektedir. Zaten romanın ismi de buradan gelir.

Her ne kadar içerik olarak aynı olmasa da gösterilen çabanın uzunluğu ve sonuçsuzluğu açısından gerek Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği gerekse üyelik sürecinin bir aşaması olan gümrük birliği John Steinbeck’in bu romanının ismini çağrıştırıyor.

Türkiye Avrupa Birliği üyeliği sürecinde uzun ve ince bir yol kat etti ama bazı ülkeler önümüze kaynak yapıp AB üyesi olurken, biz hala tünelin ucunda ışığı göremiyoruz. Işığa ulaşıp ulaşamayacağımız da bilemediğimiz için, bari tünel yürüyüşümüzü nasıl güvenli hale getiririz çabası içerisindeyiz.

Elbette okuyucularımızın çoğu bilir ama biz yine de AB üyelik sürecine kısaca değinerek gümrük birliğinin anlamını ve neden güncellenmesi gerektiğine ilişkin Türkiye’nin savlarını masaya yatırmak istiyoruz.

 

AB ÜYELİK SÜRECİ

Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) 1958 yılında kurulmasından kısa bir süre sonra 31 Temmuz 1959'da Topluluğa ortaklık başvurusunda bulunmuştur.

AET Bakanlar Konseyi, Türkiye'nin yapmış olduğu başvuruyu kabul ederek üyelik koşulları gerçekleşinceye kadar geçerli olacak bir ortaklık anlaşması imzalanmasını önermiştir. Bu öneri üzerine 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara Anlaşması imzalanmış ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ankara Anlaşması, Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin hukuki temelini oluşturmaktadır. Ankara Anlaşması uyarınca Türkiye-AET ortaklık ilişkisinin nihai hedefi Türkiye'nin Topluluğa tam üyeliğidir.

Ankara Anlaşması, Türkiye'nin AET'ye entegrasyonu için hazırlık dönemi, geçiş dönemi ve nihai dönem olmak üzere üç devre öngörmüştür. İlk dönem, Anlaşma'nın yürürlüğe girdiği 1 Aralık 1964 tarihi itibarıyla başlamıştır. Taraflar arasındaki ekonomik farklılıkları azaltmaya yönelik ‘Hazırlık Dönemi’ olarak belirlenen bu dönemde, Türkiye herhangi bir yükümlülük üstlenmemiştir. Tesis edilen ortaklık ilişkisinin işleyişine yönelik olarak iki taraf arasında bazı kurumlar oluşturulmuştur. Bunlar arasında en üst düzey karar alma organı ise Ortaklık Konseyi'dir.

13 Kasım 1970 tarihinde imzalanan ve 1973 yılında yürürlüğe giren Katma Protokol ile birlikte, Ankara Anlaşması'nda öngörülen hazırlık dönemi sona ermiş ve "Geçiş Dönemi"ne ilişkin koşullar belirlenmiştir. Bu dönemde taraflar arasında sanayi ürünleri, tarım ürünleri ve kişilerin serbest dolaşımının sağlanması ve Gümrük Birliği'nin tamamlanması öngörülmüştür.

1971 yılı itibarıyla, Katma Protokol çerçevesinde, Topluluk, bazı petrol ve tekstil ürünleri dışında Türkiye'den ithal ettiği tüm sanayi mallarına uyguladığı gümrük vergileri ve miktar kısıtlamalarını tek taraflı olarak sıfırlamıştır. Buna karşılık, Türkiye'nin AB kaynaklı sanayi ürünlerinde gümrük vergilerini tedricen sıfırlaması öngörülmüş ve böylece Gümrük Birliği'nin fiilen yürürlüğe girmesi için 22 yıllık bir süre tanınmıştır.

Türkiye-AB ilişkileri, 1970'li yılların başından 1980'lerin ikinci yarısına kadar, siyasi ve ekonomik nedenlerden dolayı istikrarsız bir seyir izlemiştir. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından ilişkiler resmen askıya alınmıştır.

1983 yılında Türkiye'de sivil idarenin yeniden kurulması ve 1984 yılından itibaren Türkiye'nin ithal ikameci politikaları hızla terk etmesi ile beraber, Türkiye'nin dışa açılma süreci başlamıştır. Böylece 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren dondurulmuş bulunan Türkiye-AET ilişkilerinin canlandırılması süreci başlamıştır.

Türkiye, 14 Nisan 1987 tarihinde, Ankara Anlaşması'nda öngörülen dönemlerin tamamlanmasını beklemeden, üyelik başvurusunda bulunmuştur. Komisyon, bu başvuru ile ilgili görüşünü 18 Aralık 1989'da açıklamış ve kendi iç bütünleşmesini tamamlamadan Topluluğun yeni bir üyeyi kabul edemeyeceğini belirtmiştir. Ayrıca, Türkiye'nin, Topluluğa katılmaya ehil olmakla birlikte, ekonomik, sosyal ve siyasal alanda gelişmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu nedenle, üyelik müzakerelerinin açılması için bir tarih belirlenmemesi ve Ortaklık Anlaşması çerçevesinde ilişkilerin geliştirilmesi önerilmiştir.

Bu öneri Türkiye tarafından da olumlu değerlendirilmiş ve Gümrük Birliği'nin Katma Protokol'de öngörüldüğü şekilde 1995 yılında tamamlanması için gerekli hazırlıklara başlanmıştır. İki yıl süren müzakereler sonunda 5 Mart 1995 tarihinde yapılan Ortaklık Konseyi toplantısında alınan karar uyarınca Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği 1 Ocak 1996 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece, Türkiye-AB Ortaklık İlişkisinin "Son Dönemi"ne geçilmiştir. Gümrük Birliği, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile bütünleşme hedefine yönelik ortaklık ilişkisinin en önemli aşamalarından biridir ve Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine ayrı bir boyut kazandırmıştır.

 

GÜMRÜK BİRLİĞİ

1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türkiye'ye, Ankara Anlaşması'nda tanımı yapılmış olan klasik gümrük birliğinin ötesinde yükümlülükler getirmiştir. Anlaşma'nın 10. maddesi gereği; üye ülkelerle Türkiye arasında, ithalatta olduğu gibi ihracatta da gümrük vergileri ve eş etkili resim ve harçlar, miktar kısıtlamaları ile milli üretime Anlaşmanın hedeflerine aykırı bir koruma sağlamayı gözeten eşit etkili başka her türlü tedbir yasaklanır ve buna ilave olarak Türkiye üçüncü ülkelerle ilişkilerinde Topluluğun Ortak Gümrük Tarifesi'ni kabul eder ve Toplulukça dış ticaret konusunda uygulanan sair mevzuata da yaklaşmayı taahhüt eder.

1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı'nda, Gümrük Birliği'nin sadece gümrük vergileri ve eş etkili vergilerin kaldırılması ve Topluluğun üçüncü ülkelere uyguladığı ortak gümrük tarifesine (OGT) uyum sağlanması değil, aynı zamanda bir tarafın diğer taraf üzerinde haksız rekabet avantajı sağlamasına neden olabilecek tüm bozucu mekanizmaların kaldırılması anlamına geldiği anlayışı mevcuttur.

Karar sadece gümrük vergisi veya menşe konularını değil daha geniş alanlarda hükümler içermektedir. 1/95 sayılı OKK başlıkları şunlardır:

- Malların serbest dolaşımı (taraflar arasında gümrük vergisi ve miktar kısıtlamalarının kaldırılması ve Ortak Gümrük Tarifesi uyumu),

- Teknik mevzuat uyumu,

- Ortak Ticaret Politikası'na uyum,

- AB'nin tercihli gümrük rejimlerinin üstlenilmesi,

- Türkiye'nin Topluluk Ortak Tarım Politikası'na uyumu ve tarım ürünleri ticaretinde uygulanacak tercihli rejim,

- Gümrük Kodu'na uyum ve karşılıklı idari işbirliği,

- Yasaların yakınlaştırılması (Fikri, sınai ve ticari mülkiyetin korunması; Gümrük Birliği'nin rekabet kuralları; ticari korunma araçları; kamu alımları; vergilendirme),

- Kurumsal hükümler (Gümrük Birliği Ortak Komitesi; danışma ve karar usulleri, uyuşmazlıkların çözümü; korunma tedbirleri).

- 1/95 sayılı OKK uyarınca, Türkiye-AB Gümrük Birliği sanayi ve işlenmiş tarım ürünleri.

Kısaca, Gümrük Birliği sadece malların serbest dolaşımını değil, aynı zamanda rekabet politikası, fikri ve sınai mülkiyet hakları gibi alanlarda da Topluluk mevzuatına uyum yükümlülüğünü getirmiştir.

Türkiye-AT Gümrük Birliği sanayi ürünleri ile işlenmiş tarım ürünlerini kapsamaktadır. Tarım ürünlerine ortaklık konseyi kararları, kömür ve çelik ürünlerine ise ayrı bir anlaşma kapsamında "menşe" esasına dayalı tercihli rejim uygulanmaktadır.

Serbest dolaşım prensibine göre, Türkiye'de ve Toplulukta elde edilen ürünler ile üçüncü ülke çıkışlı olup Türkiye veya Toplulukta ithal işlemleri tamamlanmış, gerekli gümrük vergi ve resimleri tahsil edilmiş, bu vergi ve resimleri tam veya kısmi bir iadeden yararlanmamış ürünler gümrük birliği gümrük bölgesi (Topluluk + Türkiye) içerisinde serbest dolaşımda sayılmaktadır. Böylece, "serbest dolaşım prensibi"ne dayalı Gümrük Birliğinin işleyebilmesi için Türkiye'nin yerine getirmesi gereken yükümlülükler şöyle sıralamak mümkündür:

- Türkiye 12 ve 22 yıllık listelerde bulunan eşyanın Topluluktan ithalatında uyguladığı gümrük vergisi ve eş etkili vergileri 31 Aralık 1995 tarihi itibarıyla kaldıracaktır.

- Üçüncü ülke kaynaklı eşyaya uygulanmakta olan gümrük vergisi ve eş etkili vergilerde 31 Aralık 1995 tarihinde Topluluğun Ortak Gümrük Tarifesi'ne (OGT) uyum sağlanacaktır.

- İşlenmiş tarım ürünleri ticaretinde, Toplulukta uygulanan sistem getirilerek, Karar'ın 1 No'lu ekinde sayılan bu ürünlerin sanayi ve tarım payları tespit edilerek, toplam korumanın sanayi payına tekabül eden kısmının Topluluğa karşı sıfırlanması öngörülmüştür.

- Taraflar, ithalat ve ihracatta uyguladıkları miktar kısıtlamalarını kaldırmışlardır.

Ankara Anlaşmasında da yer aldığı gibi gümrük birliği bir hedef değil, Avrupa Birliği üyesi olabilmek için gerçekleştirilmesi gereken bir aşamadır. Genellikle 5 yıl gibi bir süre olan gümrük birliği süreci, Türkiye ile AB arasında 25 yıl geçmiş olmasında rağmen, kaç yıl daha süreceği bilinmemektedir. AB üyesi olmanın meçhul olduğu bir ortamda, Türkiye açısından gümrük birliğinin güncellenmesi gereği, zaman içerisinde ortaya çıkan aksaklıklarının giderilmesi en akılcı seçenek olarak ortaya çıkmaktadır.

 

GÜMRÜK BİRLİĞİ NEDEN GÜNCELLENMELİ?

Gerek Türkiye’nin gerekse AB’nin; Gümrük Birliği’nin işleyişiyle ilgili sorunlar yaşaması, AB üyeliğinin gerçekleşmemesi, Gümrük Birliği’nin danışma ve uyuşmazlıkların çözümü gibi prosedürlerinin yetersiz kalması ve geçen süre içinde dünya ticaretinde ve AB ticaret politikasında önemli değişimler yaşanması Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ihtiyacını gündeme getirmiştir.

Diğer taraftan, üyelik konusunun bu kadar uzaması ve ufukta bir üyeliğin görülmemesi, üyelik yerine alternatif planların da tartışılmasına yol açmıştır. Ancak, genel kanaat olarak üyelik amacından vazgeçilmemesi ve bu sürecin hala uzun bir süreç alacağı öngörülerek Gümrük Birliğinin daha sorunsuz yürütülecek şekilde revize edilmesi konusunda iş dünyasında bir mutabakat oluşmuştur.

Hem Türkiye hem de AB tarafında Gümrük Birliğinin güncellenmesi konusunda görüş birliğinin olduğu ve AB’nin talebi üzerine 2014 yılında Dünya Bankası’nca düzenlenen raporda da bunun ortaya koyulduğu bir gerçek. Bu nedenle Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gerekip gerekmeyeceği değil, güncellemede Türkiye için hangi konuların masaya yatırılmasının incelenmesi gerekir. Bizde, Türkiye açısından hangi başlıkları masaya yatırılması gerektiğine ilişkin görüşlerimizi sıralamak istiyoruz:

1- SERBEST TİCARET ANLAŞMALARINDAN KAYNAKLANAN TRAFİK SAPMASININ ENGELLENMESİ

Gümrük birliği, taraflardan birinde serbest dolaşımda olan eşyanın diğer tarafta vergilendirilmemesi esasına dayanmaktadır. Eşyanın vergilendirilmemesi için ya tümüyle taraf menşeli olması ya da eşyanın bünyesinde bulunan tüm girdilerin vergilendirilmiş olması gerekmektedir. Aynı zamanda, taraflar üçüncü ülkelere karşı aynı vergi oranı uygulamakta ve bunun doğal sonucu olarak da vergi muafiyeti tanınan durumların aynı olması gerektirmektedir.

Diğer taraftan, taraflar, başka ülke ve ülke gruplarıyla serbest ticaret anlaşması (STA) imzalamaktadır. Taraflardan birinde STA kapsamında serbest dolaşıma sokulan eşyanım diğer tarafa ihraç edilmesi halinde eşyaya, bu eşyanın serbest dolaşıma sokulduğu için vergi uygulanmamaktadır. Bu nedenle, tıpkı vergi muafiyetinde olduğu gibi STA’ların da aynı olması gerekir. Aksi takdirde, STA imzalayan taraf, STA kapsamı eşyayı, vergi ödemeden ithal edip, STA imzalamayan tarafa yine vergisiz gönderme olasılığı bulunmaktadır. Bu durumda, STA imzalamayan taraf, imzalamadığı STA kapsamı eşyaya vergi uygulayamamakta, ancak diğer tarafın ihraç ettiği eşyaya sağlanan vergi avantajından da yararlanamamaktadır. Eşyanın STA imzalamayan tarafa, STA imzalayan taraf üzerinden sevk edilmesine “trafik sapması” denilmektedir.

Gerek trafik sapmasının önlenmesi gerek aynı anda ve aynı içerikte serbest ticaret anlaşmalarının şekillenmesi için, STA müzakerelerini tarafların birlikte yürütmeleri bir zorunluluktur. Bu nedenle gümrük birliğinin güncellenmesinin ilk başlığını bu konu oluşturmalıdır.

2- KARAR ALMA MEKANIZMALARINA KATILIM

Gümrük Birliği sadece eşyanın serbest dolaşımını değil, mevzuatın uyumlaştırılmasından fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunmasına kadar bir dizi hükmü içermektedir. Gümrük Birliği, Türkiye’nin mevzuatını AB mevzuatına uyumlaştırılması üzerine kurgulanmıştır. Elbette üye olunması hedeflenen bir birliğin yapı taşlarının uyumda esas alınması doğrudur. Ancak, gümrük vergileri oranlarının belirlenmesi başta olmak üzere, Gümrük Birliğinin kapsamına giren hemen hemen hiçbir konuda alınan kararlarda Türkiye’nin söz ve oy hakkı bulunmaması da bir haksızlıktır.

Avrupa Birliği’nin ekonomik ihtiyaçları, korunması veya desteklenmesi gereken sektörler gibi birçok parametre Türkiye’yle aynı değildir. Dolayısıyla karşılıklı anlaşmayla belirlenmiş olan Gümrük Birliği kapsamı olan konularda bile ortak alınan kararın değil, tek taraflı alınan kararın uygulamaya konulması, Türkiye’nin aleyhine işlemektedir. Bu nedenle, Gümrük Birliğinin güncellenmesi müzakerelerin karar alma mekanizmasına katılımın yer alması gerekmektedir.

3- EŞYANIN SERBEST DOLAŞIMINDA NAKLİYAT ENGELİ

Gümrük Birliği’nin merkezinde “eşyanın serbest dolaşımı” yer almaktadır. Yukarıda da belirtildiği üzere, tarafların birinde serbest dolaşımda bulunan eşya, diğer tarafta vergiye tabi tutulmadan serbest dolaşıma sokulacaktır.

Eşyanın serbest dolaşıma sokulması, o eşyanın fiziki olarak diğer tarafa teslim edilmesini gerektirmektedir. Eşyanın serbest dolaşımı ortaklık konseyi kararıyla düzenlenmiş iken, eşyayı taşıyan aracın serbest dolaşımı düzenlenmemiştir. Diğer bir deyişle, eşyanın serbest dolaşımı mümkün iken eşyayı taşıyan taşıtın serbest dolaşımı mümkün değildir.

Avrupa Birliği ülkeleri, eşyanın taşınmasına zorluklar çıkarmakta, ayrıca geçiş kotası, yüklü miktarda geçiş ücreti uygulamak suretiyle, eşyanın serbest dolaşımı önüne engeller çıkarmaktadır. Bu nedenle, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinde, özellikle karayolu taşımacılığı başta olmak üzere, taşımacılığın önünde engellerin kaldırılması başlığının yer alması gerekir.

4- VİZE ENGELİ

Hepimizin bildiği gibi ticari bağlantılar karşılıklı görüşmeyle, üretim sahasında incelemeyle birebir iletişimle gerçekleşmektedir. Doğal olarak ticaretin doğasında iş seyahatleri bulunmaktadır. 

Gümrük Birliğinde eşyanın serbest dolaşımı esas alınırken, eşyanın ticaretini yapan iş insanlarının ve yine eşyayı taşıyan taşıtın sürücülerin serbest dolaşımı mümkün olamamaktadır. Gerek iş insanları gerekse taşıt sürücüleri vize almak konusunda zorlanmakta, bu da eşya ticareti üzerine başka bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslına bakmak gerekirse, Türk iş çevrelerine uygulanan vize Gümrük Birliğinin ruhuna aykırıdır.

Bu sorunun çözümü için Türkiye Avrupa Birliği ile vizelerin kaldırılması konusunda mutabakata varmış, Türk insanlarının Schengen bölgesini vizesiz seyahatini sağlamak üzere anlaşmaya varılan 72 kriter 66'sını yerine getirmiş, son 6 kriteri ise tamamlayamamıştır. Bu nedenle de vize kaldırılamamıştır.

Diğer taraftan, ihracatçıya yeşil pasaport verilmesi uygulamasıyla bu sorunu aşmaya çalışmış, kısmi bir başarı elde edilmiştir. Asıl ve kalıcı çözümün Türk iş insanının Avrupa Birliği iş seyahatlerinin vizeye tabi tutulmamasıdır. Bu nedenle, gümrük birliğinin güncellenmesinde yer alması gereken diğer bir başlık vize başlığıdır.

5- ANLAŞMAZLIKLARI ÇÖZÜMÜ

Gümrük Birliğinin sağlıklı yürütülmesinin şartlarından birisinin de taraflar arasında çıkan anlaşmazlıkların nasıl çözümleneceğinin kararlaştırılmasıdır. Her ne kadar, bu konuda “Ortaklık Konseyi” kurumu mevcutsa da çoğu zaman siyasi gerekçelerle bir araya gelinmemekte, bir araya gelinse bile ekonomik konular ve Gümrük Birliğinin işlemesinden kaynaklanan sorunların çözümü, siyasi konuların gölgesinde kalmaktadır.   

Çözüme kavuşması gereken sorunların nasıl çözüleceğine ilişkin mevcut yapıdan daha etkin ve siyasi etkilerden arınmış bir mekanizmanın kurulması yine güncellenmesi gereken konulardan birisidir.

6- YENİ GELİŞMELERİN YANSITILMASI

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliğini oluşturan 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararının imzalanmasından bu yana çeyrek asır geçti. Elbette gümrük birliği her iki taraf için vazgeçilemez nitelikte. Ancak, 25 yıllık süre boyunca da dünya ticaretinde çok şey değişti. Bu nedenle, Gümrük Birliğinin kaleme alındığı dönemden bu yana önem kazanan ekonomik gelişmeler dikkate alınarak, bazı konuların Karar kapsamına alınması gerektiğini düşünmekteyiz. Bizce yukarıdaki başlıklara ek olarak öne çıkarılması gereken konuları şu şekilde sıralamak mümkündür:

- Günümüzde eşya ticareti kadar eşyanın sunumu da önemlidir. Örneğin: bir makinenin ithali kadar bu makinenin zarar görmeden kurulması, kullanımına ve bakımına ilişkin eğitimin verilmesi de eşyanın kendisi kadar önemlidir ve ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle Gümrük Birliğinin eşya ticaretinin yanında hizmet ticaretini de kapsaması gerekmektedir.

- Son dönemde “e-ticaret”, “mikro ticaret” gibi kavramlar ön plana çıkmıştır. E-ticaretin geliştirilmesi ve önündeki engellerin kaldırılmasının gündemde yer alması gerekir.

- Ticaretin geliştirilmesinin önünde vize ne kadar engelse, iş kurma serbestisinin olmaması da o kadar engel nitelik taşımaktadır. İhracatçı, ürettiği ürünün gerek pazarlanması gerekse satış sonrası hizmetleri yerine getirmesi için ithal ülkesinde serbestçe işyeri kurabilmelidir. Bu nedenle bu konunun da Gümrük Birliği kapsamında yer alması gerekir.

Bu konuların Gümrük Birliğinin güncellenmesi sürecini yürüten Ticaret Bakanlığının bilgi dahilinde olduğu, sivil toplum örgütleriyle sürekli iletişim halinde olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde Türkiye’nin 2020 yılında 57 üst düzey görüşmede "güncellemeyi" gündeme getirdiği de basında yer almış bulunmaktadır.

Gümrük Birliğinin güncellenmesinin bitmeyen çabasının bitmek üzere olduğu hissedilmekle birlikte, bu güncellemenin aynı zamanda üyeliğin zamanlamasının meçhul olduğunun kabulü anlamına geldiğini de unutmamak gerekir.

 

KAYNAKLAR

  1. Doç. Dr. Çiğdem Nas, TÜRKİYE-AB GÜMRÜK BİRLİĞİNİN GÜNCELLENMESİ, https://www.ikv.org.tr/images/files/ikv%20yayin_291.pdf
  2. Merve Özlem Çakır, Zeynep Çetinkaya Türkiye AB ile çeyrek asırlık Gümrük Birliği'nin güncellenmesi için çabalarını yoğunlaştırdı, https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-ab-ile-ceyrek-asirlik-gumruk-birliginin-guncellenmesi-icin-cabalarini-yogunlastirdi/2165603
  3. Gümrük Birliğinin Güncelleme Süreci, https://ticaret.gov.tr/dis-iliskiler/avrupa-birligi/gumruk-birliginin-guncelleme-sureci
  4. Gümrük Birliği 'güncelleme' bekliyor, https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/gumruk-birligi-guncelleme-bekliyor/1353385
  5. Cemalettin KALAYCI Cem KÜÇÜKALİ Türkiye Avrupa Birliği İlişkilerinin Geleceği: Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi, İşletme ve İktisat Çalışmaları Dergisi Cilt 6, Sayı 3, 2018
  6. Yaşar Aydın, Gümrük Birliği neden güncellenmelidir?, https://www.star.com.tr/acik-gorus/gumruk-birligi-neden-guncellenmelidir-haber-1567301/
  7. Çiğdem Nas, Gümrük Birliği Neden Güncellenmeli? https://www.perspektif.online/gumruk-birligi-neden-guncellenmeli/
  8. Gümrük Birliği neden güncellenmeli? İşte uzmanından... 17 SORUYA - 17 CEVAP, https://www.yesillojistikciler.com/roportaj/gumruk-birligi-neden-guncellenmeli-iste-uzmanindan-17-soruya-17-cevap/14255
  9. GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN GÜNCELLENMESİ YOLUNDA: TÜRKİYE-AB HİZMET TİCARETİNİN ÖNÜNDEKİ TEMEL ENGELLER, https://www.ikv.org.tr/images/files/ikv%20yayin_291.pdf
  10. Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi Sürecinde Konu Bazlı Toplantılar, https://ticaret.gov.tr/data/5b87239113b8761450e18ee6/kamu%20kurumlar%C4%B1yla%20konu%20bazl%C4%B1%20toplant%C4%B1lar.pdf
  11. Gümrük Birliği’nin Güncellenmesi Süreci Hakkında Sivil Toplum Kuruluşları ile Bilgilendirme ve İstişare Toplantıları, https://ticaret.gov.tr/data/5b87239113b8761450e18ee6/kamu%20kurumlar%C4%B1yla%20konu%20bazl%C4%B1%20toplant%C4%B1lar.pdf
  12. Murat YÜLEK, Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellemesi konusu, https://www.dunya.com/kose-yazisi/gumruk-birligi-anlasmasinin-guncellemesi-konusu/381044
  13. Türkiye-AB İlişkilerinin Tarihçesi, https://ab.gov.tr/turkiye-ab-iliskilerinin-tarihcesi_111.html
  14. https://www.aa.com.tr/tr/turkiye/avrupa-birligi-baskani-buyukelci-kaymakci-turk-is-cevrelerine-uygulanan-vize-gumruk-birliginin-ruhuna-aykiridir/1946787